türkiye cumhuriyeti'nde polis devleti kurulduğunun açıkça gösterildiği söylemdir.
tsk'yı halkın gözünde küçülttülmesi, ordunun güvenilirliğinin sarsılması, sadece darbe yapmaktan ibaret bir kurummuş gibi gösterip tsk'nın yetkilerinin sınırlandırılması, asker-polis kıyasında polise orantısız(!) yetki verilmesi sonucunda askeriyenin içine giremeyen dış güçlerin polis teşkilatında ve ilgili makamlarda yerlerini aldığının göstergesidir.
polis teşkilatı iç işlerine bağlı bir kurum olarak kime göre neye göre sigortadır? istediği zaman, istediği şiddette güç kullanabilen, toplum iç huzurunu sağlamaktan uzakta, bana karşı geleni coplarım ifadesine sahip bir kurum neyin sigortası olabilir? ortada bir rejim varsa dahi bunun sigortası polis mi olmalı yoksa yargı mı olmalıdır?
eğer ki burda anlatılmak istenen rejim, saçının tek teli gözüktüğünde 10 cop, erkekle yanyana görüldüğünde 20 cop, özgürce düşünce ve fikir beyanında bulunmak 50 cop, iktidara muhalif olup onun açıklarını, yolsuzluklarını anlatmak iktidara boyun eğmemek 150 cop vs..
karanlık,
antidemokratik, halkı sindirmeye yönelik bir rejim ise bu rejimin sigortası pekala polis olabilir, olmuştur da!