• görseller

    • platon
    • platon
    • platon
  1. spkrates'in ağzından çıkan her kelimeyi "devlet" adlı kitaba yazan kişi. ayrıca araplar o'na "eflatun demişler. platon'a neden eflatun denmiş halen anlamış değilim
  2. devlet adlı kitabında insanlarla tartışırken nasıl onları kıçı üzerine oturttuğunu bol bol anlatan şahsiyet.ayrıca geniş omuzlara sahip,yakışıklı birisiymiş.
  3. platon'a göre güzellik anlayışı

    1- bedensel güzellik (bedensel güzelliğe duyulur formların sevgisiyle ulaşılır.)
    2- moral güzellik ( ruhların sevgisiyle ulaşılır.)
    3- entellektüel güzellik (bilmek aşkıyla ulaşılır.)
    4- saltık güzellik (saf güzellik, idealar evrenine ulaşabilen.)

    platon der ki ''güzel'e ancak doğru yargıyla ulaşabiliriz.''
  4. hocası sokrattır. sokrat ın idam edilişinden sonra siyasetten uzaklaşmıştır. kendini eğitime adayıp yeni nesiller derdine düşmüştür.bu amaçla akademia (akademi) adlı felsefi bir okul kurmuştur. eserlerini diyalog biçiminde yazmıştır.en önemlileri şölen ve devlet olup toplam 28 diyalogu vardır.

    platon un yada şarkın bildiği isimle eflatun un eserleri ve görüşleri çeşitli felsefe tarihçileri tarafından çok çeşitli sınıflandırılmıştır. fakat en yaygın değerlendirme platon u genç-olgun-son dönem olmak üzere 3 e ayırmaktır.(ilk-genç-olgunluk-yaşlılık olmak üzre 4 dönemde inceleyen felsefe tarihçilerinin sayısı da azımsanmayacak kadar çoktur)

    genç dönem:sokrat ı savunduğu zamanları kapsar.
    olgun dönem:kendi düşünceleri ile birlikte; sokrat tezlerini birleştirir;felsefe tarihindeki ilk diyalektik yöntemden yaralanılan eserleri verir.
    son dönem:karma gerçeklik felsefesini şekillendirir.

    eflatun un felsefeye kattığı 2 büyük akım vardır
    1-akılcılık ; yani kabaca akılla açıklayamadığın şey yoktur.
    2-ruhun ölümsüzlüğü; ki bu açılım yunan felsefesinde placebo etkisi yaratmıştır. ruhun ölümden sonra nereye gittiği sorunları aşılmış felsefe daha çözülebilir sorunlara yönlenmiştir
  5. arapça da p harfi olmadığından, bu harfin yerine ef getirilerek okunan; dolayısıyla da eflatun olarak da bilinen zat-ı muhterem.
  6. bilime büyük zararı dokunmuş bir düşünürdür kendisi. akılcılık adına deney ve gözleme dayanan bilimi reddetmiş, herşeyin düşünerek çözülebileceğini savunmuştur. hayalindeki mükemmel evreni, gerçek dünyadaki mükemmel olmayan evrene tercih etmiştir. zamanının bilimsel yöntemlerini zanaatkarların ve denizcilerin elinden alıp, onları reddedip, elir bir filozof sınıfı oluşturmuştur. yıldızları ve gezegenleri gözlemleyen astronomlara "zamanınızı onları gözlemleyerek boşa harcamayın, onun yerine onlar hakkında düşünün" demiştir. bilimsel bilginin günlük yaşamda kullanılmasından nefret etmiş, bu bilginin belli bir zümrenin malı olması için çalışmıştır. maddeden çok mistiği önplana çıkarmıştır.

    öğrencilerine dünyanın kirli ve bozulmuş, gökyüzünün ise saf ve mükemmel olduğunu benimsetmiştir. dünya'nın sadece trilyonlarca gezegenden birisi olduğu fikrinin kabul görmesi sırf bu düşünce tarzı yüzünden yüzyıllarca gecikmiştir. palton'un öğrencileri de onun yolundan giderek democritus ile zirveye ulaşan "deney ve gözlem" metodunu öldürmüştür. kopernik'ten 1800 yıl önce yaşamış olan aristarchus, dünyan'nın güneşin etrafında ve kendi ekseni etrafında döndüğünü gözlemlerle farketmiş, satürn'e kadar gezegenleri güneşten uzaklıklarına göre doğru biçimde sıralamış, güneşin sadece dünyaya yakın bir yıldız olduğunu öne sürmüştür. fakat aristarchus platon'un öğrencileri tarafından kafirlikle suçlanıp fikirleri alaya alınmıştır. bu düşünce tarzı 20 yüzyıl boyunca batı felsefesine ve bilimine hakim olmuştur. güneş merkezli güneş sistemi modelinin kurucusu kabul edilen kopernik bile sırf platoncu görüşle uyuşmadığı için en büyük ilham kaynağı olan aristarchus'a eserlerinde yer vermemiş, gözlemlerini platoncu düşünceye uydurmaya çalışmıştır. ne zaman ki avrupa bilimi bu düşünce tarzından kurtulmuş, o vakit islam dünyasına yetişmeye başlamıştır. ilginç bir şekilde avrupa platoncu düşünceden kurtulunca bu sefer islam dünyası mistisizmi ön plana çıkaran bir akımın içine girmiş, bilimdeki üstüunlüğünü yitirmiştir.
  7. "karanlıktan korkan bir çocuğu kolaylıkla hoşgörebiliriz, yaşamdaki asıl trajedi yetişkinlerin aydınlıktan korkmalasıdır." lafının sahibi.

    bu lafta mustafa kemal atatürk'e "karanlıktan korkardı" sözünü söyleyenlere kapak olsun.
  8. faşizmin temellerini atan filozoftur. devlet adlı eserinde ideal devlette yasaklanacak şiirlerden, şarkılardan, toplumdaki katı sınıflardan, kimlerin kimlerle "çiftleş"ebileceğinden bahseder. hatta ufak da olsa milliyetçiliğe de girer.