1. insanın kendi yaşamına ve harcadığı zamana değer vermesi ile gelişen hafif sosyetik bir olgu.

    hafif sosyetik diyorum çünkü hayatını planlamaya başlayan insan kendi yaşamında yaşamın mimimum gerekliliklerini yerine getirebildiği için yaşamın değerini yaşamı planlayarak elde etmeye çalışır. halbuki yaşam planlanabilecek bir olgu değildir. yaşamın her alanında insanı ayakta tutacak olan olguları planlayamazsınız çünkü.

    karnınızın ne zaman acıkacağına siz karar veremezsiniz, ya da ne zaman sıçacağınıza. eğer bunları planlamaya çalışırsanız hüsrana uğrarsınız.
  2. yaşantımızı kolaylaştırmamıza yarar.
    uyku saatimiz dahil tüm güdülerimizi biyolojik saatimizle kontrol edebilmemiz mümkündür. sadece birkaç gün ısrarla, planlama tamamdır. her sabah bağırsaklarınızı boşaltabilir, günün belli saatlerinde açlık güdünüzü doyurabilir, hatta çocuk sahibi olacağınız ayı bile belirleyebilirsiniz.
    ancak monotonluktan sıkılmamanız için sürprizleri unutmamak, değişiklik ihtiyacınızı da gidermeniz gerekir.
    denge efendim denge. iyi yaşamanın sırrı bu! öncelikle "sevgili" olacak yanınızda, paylaşmak için. sonra herşeyi tadacaksınız abartmadan.
    bizim dışımızdaki etkenleri de gözardı etmeyelim ama. ekonomik kriz, işsizlik, deniz feneri, ergenekon, emperyalistler, irtica...

    yok ben vazgeçtim ,bu ülkede planlı yaşam çok zor...tezimi bireysel anlamda desteklemiştim ama toplumsal anlama sıra gelince şiştim ...
  3. planlanabilecek şeyler olduğu gibi planlanan hiç bir şey plandaki gibi olmuyormuş. zaten mükemmel bir plan olmadığından plana uymamak en doğrusuymuş. işte bunu bilip yaşadığında ise planlı olarak plansızlık yaşamını seçmek planlı yaşam oluyormuş.
  4. abartıldığında oldukça sıkıcı olan durum. her şey planlanarak yaşanmıyor.

    - aşkım yarın taksim'e gidelim mi?
    + tamam aşkım kaçta?
    - işte 14:30- 15:00 gibi..
    + 14:30 mu 15:00 mı aşkım??
    - o civarlar dedim ya işte tamam neyse 15.00 aşkım.
    + tamam, ne yapıcaz?
    - nargile içeriz, yemek falan yeriz, belki bir filme gideriz?
    + nargileye nereye gidicez?
    - aşkım napcaksın yaaa! koskoca taksim buluruz gidecek bir yer şimdiden ona mı karar verelim..
    + ya öyle çok plansız davranmayalım. nargileye kallavi'ye gidelim. yemek yemeğe de burger'a gideriz. filmi beyoğlunda izleriz??
    - bende geliyim mi sevgilim?
    + nasıl yani?
    - yani o kadar plan yaptın ama ayıp olmazsa bende gelebilir miyim?
    + ....

    yaşanmıştır.
  5. namümkün. çalan bir telefon, gelen bir mail ya da ayaküstü bir karşılaşma tüm planlarınızı altüst eder. iyi olan, hayatın genelde iyiye doğru akmasıdır. içiniz rahattır hiç değilse. evet kontrol freak bir insansanız bu sizi delirtebilir ama adaptasyon yeteneği azizim piagetin de dediği gibi insana bahşedilen en önemli özelliktir.
  6. yaşam planı sevmez. başına buyruktur. o yüzden hiçbir zaman evdeki hesap çarşıya uymaz. rahat ol, akışına bırak, kasma kendini...
  7. planlı yaşayacaksın... her şeyin bir saati olacak... çalışmanın,gülmenin,yemenin,ağlamanın... temel ihtiyaç bunlar... evet çalışma da dahil bu temel olan ihtiyaçlara... ama zamanları karıştırmayacaksın plan önemli. çalışırken yemeyeceksin mesela yada ağlamayacaksın yerken ve eve iş getirmeyeceksin işe yemek de ve gündüzleri çalışıp geceleri ağlayacaksın...her şeyin bir saati var hayatımda artık... ama geceler gündüzlerden uzun, pastada en büyük dilimi ağlamaya verdim...hiç birinin hakkını diğerine yedirmeden yaşıyorum...planlı yaşayacaksın...