|
|
- üzerinde araştırmaların halen sürmekte olduğu,fakat bilhassa amerika'da psikiyatrist ve doktorların varlığından neredeyse emin oldukları bir vakadır.kronik baş ağrısı* gibi bir takım çok da ağır olmayan rahatsızlıkları bulunan ve yapılan tetkikler sonucu hiçbir rahatsızlık bulgusuna rastlanamayan hastalara plecebo denilen,ilaç görünümlü fakat hiçbir ilaç etkisi olmayan haplar verildiğinde,ilaç kullandığını sanan bu hastaların şiayetlerinde azalmalara ve hatta iyileşmelere rastlanmıştır.hastaların,ilaç sandıkları bonibonları yiyerek iyileşmeleri ise plecebo etkisini doğrulamaktadır.
- (bkz: schumacher listesi)*
- ilaçların etkinliği bu yolla ölçülür bir gruba ilaç görünümlü ama içeriğinde ilaç olmayan tabletler verilir.diğer gruba ise test edilecek olan ilaç verilir.mesele placebo verilen grubtakilerin iyileşme oranı %30 diğer gruptakilerin %50 ise gerçek iyileşme oranı %20 lerdedir.
- bu etkinin görülebileceği hasta gruplarından biri de böbrek yetmezliği nedeniyle hemodiyaliz tedavisi gören hastalardır...
biraz açalım:
bu grup hastalardan bazılarının hemen her hemodiyaliz seansı yakındıkları müzmin ağrıları, şikayetleri vardır; baş vb. ağrılar, pompa hızı*, sıvı çekiminden** kaynaklanan sıkıntılar gibi...
bu tür hastaların da bazılarının ağrı ve şikayetleri doğruyken bazılarının ki ise hipokondriyak nedenlidir... bunun anlaşılması içinse hastanın yine aynı yakınması olduğunda sahte müdahaleler yapılır... misal; "enjektörde ağrı kesici var" denilerek hastaya serum fizyolojik verilir (hemodiyalizde intravenöz enjeksiyonlar vücuttan değil hemodiyaliz makinesinden yapılır) veya makinenin pompa hızı düşülürmüş gibi yapılır ama düşürülmez veya veya "hastaya sıvı çekimini biraz durduralım" denir ama durdurulmaz... tabii bu örneklerin gerçekleştirilebilmesi için hastanın ilaçlardan ve hemodiyaliz makinesinden anlamaması gerekir... eğer hastanın bu olmayan müdahalelerden sonra şikayetleri geçiyorsa yakınmaları hipokondriyak nedenlidir... yok eğer şikayetleri geçmiyorsa gerçek müdahale de bulunulur...
konuyla ilgisi olmayan bilgilendirici açıklamalar:
*: hemodiyaliz makineleri kanı pompalayarak vücuttan çeker, temizler ve vücuda geri verir... bu pompa hızı ise hemodiyaliz makinesi üzerinden ayarlanabilir... örnek: dakikada 300 devir... bazen vücuttan bu hızla kan çekildiği için kalp çarpıntıları ve sıkıntı oluşur... bunun için makinenin devri geçici olarak veya seans sonuna kadar düşürülür...
**: böbrek yetmezliği hastalarında böbrekler işlevlerini kısmen veya tamamen kaybettiği için idrar çıkışı az olur veya hiç olmaz... bu nedenle idrarla dışarı atılması gereken artık maddeler (üre, potasyum, fosfor gibi) ve fazla sıvı kana karışır... hemodiyaliz makineleri hastadan kanı çeker, kandaki artık maddeleri temizler ve vücuttaki fazla sıvıyı çekerek temiz kanı hastaya geri verir... sıradışı bir durum olmadıkça bir hemodiyaliz seansı 4 saat sürer ve hemen her seans hastadan ortalama 2 ile 3 kg. arası sıvı çekilir... 4 saatte bu kadar fazla miktarda sıvı çekilmesi bazı hastalarda kramp, hipotansiyon, göğüs sıkışması gibi sorunlara neden olabilir... bunu önlemek amacıyla hemodiyaliz makinesi üzerinden sıvı çekimi geçici bir süreliğine veya seans sonuna kadar durdurulur, ancak kanın artık maddelerden temizlenmesi devam eder...
- hastalığın kendisini olmasa bile hissedilen etkilerini azaltmakta işe yarayan ilaç veya ilaç görünümlü şey.
- bir şişe suyun; al bu sana enerji verecek, sahaya çıkıp rakiplerini darmadağın edeceksin, iç aslanım, ohh yarasın nidalarıyla içirilmesi ve topçunun çıkıp sahada harikalar yaratması.
(bkz: gündüz kılıç)
- össden önce sakinleştirici niyetine yutulan bonibonların gerçekten bütün stresi alıp gitmesi hadisesi...
- (bkz: placebo effect)
- (bkz: bilimin açıklayamadığı olaylar)
|