ahmet türk'ün son hezeyanı. ileriye dönük türk siyasetinin ne gibi tehlikeleri içinde barındırdığı açıktır. bunu söyleyen bir tbmm milletvekilidir.
“şu anda pkk terör örgütüdür demek sizin için çok mu zor?” sorusunu şöyle yanıtladı: “elbette ki zor yani. benim insanlarım diyecek ki devlet hangi adımı attı da bunu söylüyorsunuz? işte ateşkes yapılıyor, devlet operasyonlara devam ediyor. barışçıl demokratik bir sürecin başlaması konusunda talepler oluyor, biz silahları bırakmaya hazırız diyor. ama devletten bir çıt çıkmıyor. ortada devletin halkı kucaklayacak bir politikası olmayınca tabii ki beklentisi olan insanlar sizin bu realiteyi görerek siyaset yapmanızı ister. bir organik bağ olduğu anlamında söylemiyorum. böyle bir organik bağımız yok. ama önemli olan benim insanlarımın duygusu.”
soyadıyla ters düşen bir söylemde bulunmuştur.çıkaracan takrir-i sükunu bak bakalım ne oluyo.demokrasiler,uzlaşmacı yaklaşımlar,çoğulcu demokrasiler,halkların kardeşliği,yumuşak geçişler,etnisite başlıkları,reformlar,görüşmeler,paneller,söylevler,demeçler,brifingler,kardeşlik türküleri ondan sonra bir uyanmışsın askerlerin şehid olmuş.bir insan bunu söyleyebiliyorsa önce vicdanını sorgulamalı,yarın vereceği hesabı düşünmeli,bu vatanın ekmeğini yediğini unutmamalı,ve türkiyenin demokrasi anlayışına dil uzatmamalıdır.çünkü bu kadar aleni konuşabiliyor ve sadece savcının açtığı üç beş kamu davasıyla uğraşıyorlarsa öpüp alınlarına koymalıdırlar.
meclise girme amacı belli olan bir insanın söylemesine bu saatten sonra pek şaşılmaması gereken söz öbeği. bu insanların belirli örgütlenmeler sonucu meclise girebildiğini görüyoruz. girdikten hemen sonra da gruplarını kuracaklarını söylediklerini de bliiyoruz. yazık olan şu ki bazı illerde bu insanların nerdeyse %50 oy oranıyla meclise girmesi, doğunun çoğunlukla bu insanların peşinden gitmesini gösteriyor, ne yazık ki elden gidiyorlar.
daha dün mardin ve hakkari'de askerler şehit olmuş ve yaralanmışken, teslim ol çağrısına ateşle karşılık verilmişken hangi barıştan söz ediliyor ve tanıma kelimesi kelimesine uyarken terör örgütü değil de ne diyebiliriz sorarım kendisine. ancak ölenler 'kendi' insanlarından olmadığı için 'sayın' vekilimiz bu olayları terör olarak görmüyor herhalde.
çok kısa bir süre sonra türkiye büyük millet meclisi'nde yer alacak ve grup kurmaya yetecek kadar sandalyesi olan bir partinin genel başkanı koltuğuna oturacak, bir kürsü sahibi olacak olan ahmet türk, bakalım kelimesi kelimesine ne demiş..
soru : şu anda pkk terör örgütüdür demek sizin için çok mu zor?
cevap : elbette ki zor yani.
meali : ben böyle birşeyi söyleyemem, yandaşlarıma bunu yapamam, onlar benim oy sağlayıcımdır.
cevap : benim insanlarım diyecek ki, devlet hangi adımı attı da bunu söylüyorsunuz?
meali : devletin pkk ile uzlaşması, onlarla ortak paydada buluşması gerekmektedir. devlet pkk'ya doğru adıma atmalıdır. bu arada benim insanların siz değilsiniz, özellikle "benim insanlarım" dedim bunun altını net bir şekilde çizeyim, ben türklerin değil kürtlerin hakkını savunurum sadece, milletvekili olmam bu gerçeği değiştirmez.
cevap : işte, ateşkes yapılıyor, devlet operasyonlara devam ediyor.
meali : devlet de biraz hoşgörülü olmak zorundadır canım, ateşkes sırasında birkaç asker de ölsün artık, devlet birkaç askerine kıyamadığı için dağa çıkıp bizimkileri öldürmeye gidiyor. bizimkilerin de eli armut toplamıyor yani onlar da ateş ediyorlar, mayın döşüyorlar, ama ateşkes hala devam ediyor. http://www.milliyet.com/... (tümünü okuyunuz, sadece başlığı değil)
cevap : barışçıl demokratik bir sürecin başlaması konusunda talepler oluyor, biz silahları bırakmaya hazırız diyor.
meali : barıştan ve demokratik süreçten biz anlarız, devlet anlamıyor. anlasa zaten biz silahları bırakırız, yeter ki devlet bizimle demokrasi adı altında, barış adı altında aynı masaya otursun bakalım hele.
cevap : ama devletten bir çıt çıkmıyor.
meali : ben bu devleti anlamıyorum ki, daha neyi bekliyor bizimle aynı masaya oturmak için. derdimizi anlamıyorlar galiba, ateşkes diyoruz çıt yok, anlamadılar galiba deyip mayın döşüyoruz, yine çıt yok.
cevap : ortada devletin halkı kucaklayacak bir politikası olmayınca tabii ki beklentisi olan insanlar sizin bu realiteyi görerek siyaset yapmanızı ister.
meali : işte tam bu noktada biz devreye giriyoruz, çünkü biz halkı kucaklayabilen ve gerçekleri görebilen bir partiyiz. bu yüzden dağdaki arkadaşlarımızın siyasi olarak bizden beklentileri vardır.
cevap : bir organik bağ olduğu anlamında söylemiyorum.
meali : artık milletvekiliyim, ne olur ne olmaz, sonu kötü olabilir. zaten zarzor girmişiz meclise, bana durup dururken partiyi kapattıracak şeyler söyletmeyin.
cevap : böyle bir organik bağımız yok.
meali : iyice üstüne basayım bunun şöyle, malum, milletvekiliyiz artık biz.
cevap : ama önemli olan benim insanlarımın duygusu.
meali : sadece benim halkımın duygularını bilirim ben, gerisi yalan. bana ne yahu türk halkından, türk halkı bana oy mu verdi ki ben onların duygularını, şehitleri için dökdükleri göz yaşlarını, bağrına taş basan anaları umursayayım. ben kendi insanlarıma bakarım, başkasını tanımam.
işte size türkiye büyük millet meclisi'nin bir üyesi, bir vekilinin lafları. dizini dövme anam babam, bu belayı başımıza açanlar utansın.
ahmet türk’ün pkk’ya terör örgütü diyememesi, pkk’nın dört başı mamur bir terör örgütü olduğu gerçeğini değiştirmediği gibi, biz duyarlı sözlük yazarlarının pkk’ya doyasıya terör örgütü deme hakkına da halel getirmez. (bkz: terör örgütü)
peki, ahmet türk’ün pkk’ya terör örgütü diyebilmesi bize ne kazandırır? mesela pkk’nın lider kadrosu arasında,
- abi duydun mu biz terör örgütüymüşüz
- hassiktir ordan
- ahmet türk söylemiş sen ne diyon
- bin kunduz, şu an nedamet deryasındayım
gibisinden muhabbetler mi döner? sanki biraz zor gibi.
öte yandan, kürt vatandaşlarımızın arasında ve dolayısıyla dtp’nin tabanında, pkk’yı bizden daha farklı bir gözle gören ciddi bir kesim olduğunu göz ardı ediyoruz. pekaka yerine pekeke, terör örgütü yerine gerilla diyen, ailesinden en az bir kişi dağda askerlerle çatışan ya da çatışırken ölmüş olan, pkk’ya tüm iddialarımızın aksine zorla değil ama kendi isteğiyle erzak vs. yardımı yapan, gerçek terörün devletin uyguladığı olduğunu düşünen kesim bu.
eğer bu insanların hepsini dev bir zepline doldurup güney kutbu’nda kuracağımız igloo köylerinde iskan etmeyi düşünüyorsak başka mesele. ama bu insanlarla, bu ülkede birlikte yaşamak gibi bir niyetimiz varsa, dtp’lileri meclise girer girmez “kahrolsun pkk”, “bebek katili apo” diye slogan atmaya zorlamak yapılacak en doğru hareket değil gibi geliyor bana.
sorunları diyalog yoluyla çözmek, diyalogu oluşturacak iki tarafın varlığını gerektirir. bu diyalogda devletimizin yeterince temsil edilmekte olduğunu kabul edersek, bölge halkının da meşru bir temsilciye ihtiyaç duyduğu aşikardır. söz konusu temsilci de –ne chp, ne akp, ne mhp, ne de tepkili itü sözlük yazarları olamayacağına göre- şu an dtp olmak durumundadır.
mütemadiyen dtp’yi “dedirtmeye” çalışmak, tabanıyla arasına mesafe koymaya zorlamak, nihayetinde dtp’yi bitirmekten, ve dolayısıyla pkk’ya mahkum olmaktan başka işe yaramayacaktır.
neticede, ahmet türk’ün “ibne pkk, amlarına koyayım ben onların” şeklinde demeç vermesi, bize küçükken mahalle maçlarında karşılaştığımız “adamın dedi” olgusunun benzeri bir tatmin sağlamaktan öteye gitmeyeceği gibi, sözlük sütunlarından, ezberlenmiş söylemlerle kolay hedeflere serbest atış yapmanın da zihinsel mastürbasyonun ötesinde getirisi yoktur.
pkknin uzunca bir süredir, hadi diyelim öcalanın yakalanmasından beri(aslında sovyetlerin dağılışından sonra), herhangi bir siyasi akıl belirtmiyor oluşu sabittir. reel politikten anladıkları, herhalde kendi çaplarında, "emperyalistler arası çıkar çatışmaları" olmuştur. her neyse, diyeceğim bu değil.
diyeceğim şu: "pkkyle uzlaş mı diyon lan godoş" şeklinde beyanda bulunanlar, son 30 yılda olanları heralde sadece "bebek katili" üzerinden açıklamaya çalışanlardır. ahmet türkün bahsettiği ateşkes ilan etme ne bu yıla özgüydü, ne de bundan öncekine...ateşkes çağrısını "sözde ateşkes, adam toplamak için numara yapıyor şerefsizler" şeklinde değerlendirenler, maalesef, suçludur.
ahmet türke "kürt milliyetçisi" diyenler, bu topraklarda hemen hemen yüz yıldır bir türk milliyetçiliği, 80 yıldır da resmi ideoloji olduğunu unutuyorlar heralde. "kürt milliyetçiliği" bölücüyse, türk milliyetçiliği de kafadan bölücüdür. doğrusu da budur: milliyetçilik, bölücüdür.
yine söyleyeceğim: meclise ahmet türkün girmesi "bölücülerin meclise girmesi" oluyor; ancak azgın kalabalığa yağlı urgan atan devlet bahçeli "başbuğun halefi", "diyalog ve uzlaşma insanı" oluyor.
ahmet türk'ün demeye çalıştığı şudur; pkk terör örgütü değil, bir özgürlük mücadelesinin savunucusudur. yani biz terör örgütünün meclis'teki temsilcileriyiz diyor. dtp'nin pkk ile arasına mesafe koyamayacağını ortaya koyuyor. ancak akp'nin güneydoğu oylarının yüzde 53'ünü alması dtp'nin ise yüzde 25'ler seviyesinde kalması etnik siyasetin/terörün tutmadığını/tutmayacağını gösteriyor. dtp'nin böylece halktan kopuk bir oluşum/terör örgütünün siyasal uzantısı olduğu ortaya çıkıyor. siyaseten ise vatandaşın pkk ile akp arasında tercih yaptığı yani terörü aslında desteklemediği anlaşılıyor.
peki ne dersin ahmet'ciğim?
barışı savunan bebek katili örgüt desek olur mu?
ya da lideri uçakla getirilirken senin soyadını aldığın türk milletine yapmadığı yalakalık kalmamıştı desek nasıl olur?
ve siz hala bu adamın peşinden gidiyorsunuz.
ben sana mebus olamazsın demedim ahmet'ciğim. adam olamazsın dedim.
-şu anda dünyaya geoid bir şekildir demek sizin için çok mu zor?
+elbette ki zor yani dünya tepsi şeklindedir aslında
-------
o zihniyet maşa zihniyettir, bilmem kimlerden talimat alıp milletvekilliği yaparlar, devletin parasını yerler devleti kabul etmezler.
birde yabancı dillerine türkçe derler.
o da ayrı başlık konusu.
terörist: yasadışı silahlı ve bombalı eylemler sonucunda halkın canına malına ve huzuruna kast edenler, devletin asayişi sağlamakla yükümlü memurlarına saldıranlar.
sivil ve masum insanları katletmekten bile zerre kadar çekinmeyen bir örgüte ne denilebilir merak ediyorum açıkçası.hee tabi şöyle birşey var birde bu tarz konuşan kürtlerin ağzından düşürmedikleri demokrasi,barış,kardeşlik kelimelerini bu örgütü tanımlamak içinde kullanırlar.artık sıkıldık, tamamen gerçeklikten uzak ve tahrik edici bu sözlerden...