ilk kez bildiğim kadarıyla jandarma genel eski komutanı eşref bitlis tarafından yapılmak istenen operasyon. ancak bu operasyon için yola çıktığında uçağı düşürülmüş ve bu düşüncesini gerçekleştirememiştir.
son zamanlarda artan olaylar üzerine planlanmış bu operasyonun başarı ile yapılmasını ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. umarım şehit ve yaralı sayımız da az olur.
okulum yüzünden hala askere alınamadığım için pişmanlık ve eksikliğini hissettiğim durum. komando arkadaşımda bundan bir ay evvel "yukardakiler birşeyler planlıyor ama henüz bilmiyoruz" dediği operasyon olsa gerek. varlığım türk varlığına armağan olsun.
böyle bir operasyon gerçekten gerçekleşecekse abd karşılığında türkiye'den ne istedi merak ediyorum. çünkü türkiye artık maalesef abd'nin işgali altında ve dış politikada onun dediğinden çıkamayacak durumdadır. iran krizi giderek derinleşirken türkiye'nin savaş batağına çekildiğini üzülerek görüyorum. doğuda hala bir milyondan fazla insan dehap'a oy vermişken/veriyorken neyin yok edileceğini merak da etmiyor değilim. silahla her kürdü vursak sorun bitecek mi? ne zaman bitti ki? 1924'de 1938'de bu sorun silahla çözülemedi de şimdi mi çözülecek? gösteri yaptı diye çocukları da mı vuracağız? nereye kadar? maçamız sıkıyorsa ülkemizde 80'den fazla üsle yerleşmiş olan abd'yi bu topraklardan atalım. bir çok sorunun çözümü için daha gerçekçi bir adım olur.
sam amcanın elindeki kozlardan birini çürütmek zayıflatmak adına yapılan operasyondur.
abd'yi evinden atmak için önce imf 'nin, ab 'nin götünü ekonomik refah için öpmeyecek kadar iktisadi güce kavuşmak gerekir. politika save'leyip tekrar yüklediğiniz bir pc oyunu değildir. gerçekçi olun.
ülkemizin bütünlüğünü hedef alan devlet destekli bir terör örgütü olan pkk nın son zamanlarda artan eylemleri sonucu ortaya çıkan gerçekleşmesini umutla beklediğimiz operasyon.
psikolojik etkisinden başka hiçbir şeye yaramayacağına inandığım operasyon.yine dağlar çembere alınacak,çemberde sıkışan 300-500 teröristten bahsedilecek,her zaman olduğu gibi bu defa da o teröristler bir şekilde çemberden kurtaracaklardır.biz de ekran başında çembere küfür edip duracağız.teröre karşı kara kuvvetlere komutanlığı düzeyinde hem de göstere göstere operasyon olmaz.şimdi tüm teröristler evlerinde sınıra yapılan yığınağı izliyorlardır.operasyonları da evlerinden izleyeceklerdir.operasyon bitince tekrar eski yerlerine döneceklerdir.
başarılı olmasını ümit ettiğim; ancak zannımca kalıcı bir çözüm getirmeyecek operasyondur. zira pkk sadece basit bir terör örgütü olmaktan çıkmış, belli başlı ülkelerin desteğini alan ve profesyonele kayan bir orduya dönüşmeye başlamıştır. kilit noktadaki adamları ve gelir kaynakları ciddi bir zarar görmediği sürece pkk bütün adamlarını kaybedebilir; ancak yine toparlanacaktır. türkiye pkk'nın gelir kaynaklarına ve önemli adamlarına ciddi bir darbe vurmak, en önemlisi de kürt gençlerini bu terör örgütüne katılmaktan vazgeçirecek eğitim ve fırsat vermek yerine, pkk'nın dağdaki çapulcularını öldürmektedir. bunun sağlayacağı en büyük fayda doğuda belirli bir süre sükunetin sağlanmasından öteye gitmeyecektir benim düşünceme göre.
ırak sınırındaki büyük yığınak sonucunda uluslararası hukuka göre takip etme hakkı ile sınırı geçmeye çalışan herhangi bir pkk grubunun ardından komple bir sınırötesi operasyon yapma imkanı doğruabilecek operasyondur. amerika soğuk bakarken ırak bik bik etmektedir.
biraz daha analitik bakılması gerektiğini düşündüğüm operasyondur.
öncelikle, abd'nin ırak'tan kademeli olarak çekilme planının olduğunu aklımızda tutalım. bu bir. fakat burada kurduğu kukla hükümetin kaderi belirsiz olduğundan bu işi sürekli gecikmektedir. türkiye'nin de buraya asker göndermesi bir aralar gündemimizdeydi, hatırlamak gerekir. fakat buradan üçer beşer, onar yirmişer askerlerimizin cenazeleri gelmeye başladığında, bunu halka "vatan için bağdat'a kadar ilerledi, vatanı için savaşırken ırak'ta şehit düştü" şeklinde pazarlayamayacaklarının farkına vardılar, çünkü kafalarına yüzbinlerce kişi vura vura anlattı. bu da iki olsun.
bugüne gelirsek, rice türkiye'ye gelmiştir. iran'a saldırılması an meselesidir. türkiye'den benzer şekilde destek istemektedir. iran'a asker yollamasa da, en azından abd iran'da savaşırken şu ıraklı direnişçileri de biz oyalasak hoşlarına gider herhalde. bunu isteyip istemediğine dair herhangi bir bilgi yok.
ayrıca, türkiye cumhuriyeti ordusu, gerilla mücadelesinde dünyanın en güçlü ordularından biri. bunu yapabilen iki ordu vardır, ingiltere ordusu ve abd ordusu. abd ve ingiltere bunu gelişmiş teknolojileri sayesinde yaparlar. bugün işgalin üçüncü yılında ölen abd askeri sayısı iki bini bulmamıştır fakat ırak'ta üç yüz bin üzerinde insan öldürülmüştür, bunun bir göstergesidir. türkiye cumhuriyeti ordusu ise, bunu kalabalık olması sayesinde yapar. teçhizat yoktur, askerler için abd ve ingiltere ordularında olduğu gibi yüksek maliyetli bir koruma sağlanmaz, fakat ordu mensubu sayısının büyüklüğüyle ve kayıp vermekten çekinmemesiyle bunu başarabilir.
rice'da kalmıştık. abd'nin iyi bildiği birşey varsa, türkiye'nin ucuz asker olduğudur. kore'ye giden 23 sentlik askerlerden tutun da, birkaç inşaat şirketinin afganistan'da ihale alması karşılığında oraya gönderilen, orada savaşan askerlerimize kadar bunlar hafızada tutulmaktadır. onlar için bu kadar iyilik yapan birisi, ırak direnişini kırma lütfunda da bulunur herhalde.
ayrıca rice, kökten pkk yok etme operasyonuna destek vermediğini açıkça belirtmiştir. buna rağmen, türkiye'ye gelişinin üç gün öncesinde, ziyaretinin çok uygun bir zamanda olduğunu açıklamıştır. ne gibi bir uygunluğu olduğunu da düşünmek gerekir.
bu bilgiler ışığında tekrar değerlendirilmesi faydalı olacaktır. ama bunlar da yeterli değilse, güzel bir alıntıyla bitirebiliriz:
"bu adamı (rte'yi), şey yapın, yani kullanın demek istemiyorum, kaba kaçar, ama, istismar edin yani" cüneyd zapsu.
konuyla ilişkili olduğunu düşündüğüm bir giri: (bkz: @890188)
üç ay kadar önce çok daha derinlemesine gündemde olan bu operasyon, abd'den gerekli izin koparılamadığı ve kamuoyu nezdinde bir meşruiyet kazandırılamadığı için, bir süre hasır altı edildi. sonrasında ise, her yerde yazılıp çizildi, bu aslında kerkük'e girme operasyonudur, ırak'taki iç savaşı durdurma operasyonudur, vs. konular öne sürüldü.
türkiye'de, düzen siyasetinin her zaman yapmak zorunda olduğu birşey vardır: yapacakları işe gerekli meşruiyeti kazandırmak. bu nedenle, başka bir isim koyup farklı bir amaca hizmet edecek bir iş yapmaları genelde mümkün değildir.
ve yine bu başlık altında üç ay önce belirtmişim: @790463
şu anda ortadoğu çalkalanıyor. benzer bir bahaneyle, israil lübnan'a müdahele etti. sürekli olarak medyada ve hükümet kaynaklarında bunun türkiye'nin kuzey ırak'a girmesinin emsali olduğu vurgusu yapılıyor. burada sürekli olarak vurgulanan bir diğer husus da, böyle bir müdahalenin tek başına kuzey ırak ile sınırlı kalmayacak olup bütün ırak'ı da kapsayabileceği.
biraz da başa dönelim. israil'in lübnan'a girmesinin hemen ardından güneydoğu'da yoğunlaşan çatışmalar ağır kayıplar ile sonuçlandı. bu da, türkiye hükümeti'nin bir yandan israil'i kınayıp bir yandan da imrendiğini belirtmesi için gerekli zemini sağladı.
ayrıca ırak'ta işgal güçleri ve kukla hükümet şu günlerde yoğun bir sıkıntı çekiyor. kendileri için en iyi çıkar yolu, buradan çekilip yerlerini diğer müslüman ülkelere bırakmak.
tabii ki de hükümet şu anda bazı şeyleri açıkça belirtiyor: "bu, en fazla bop'ta aktif şekilde rol almamız ve tüm ırak'ın güvenliğini ilgilendiren bir noktaya oturmamız için faydalı olacaktır." bunu söyleyen de bizzat başbakanın kendisi. peki, neden biz ırak'ın güvenliğinde kilit bit noktaya oturalım? hani orada pkk yok edilecekti? muallak.
ayrıca dün dışişleri bakanlığı'ndan yapılan "iran ile kesinlikle ortak çalışmamız yoktur" açıklaması ve bağdat'ta açılan pkk ofisine verilen tepki, bunun ırak'ın kuzeyine girip pkk yok edildikten(!) sonra bitecek bir süreç olmadığını göstermektedir. (bilmeyenlere not, bağdat kuzey ırak sınırları içerisinde değildir).
bu son günlerde isteğin sürekli olarak arttığı müdahele, henüz washington iznini almış değildir. fakat bu red, eski şiddetini de yitirmiştir ve izin ha gelmiş ha gelecektir.
peki, neden abd bu ikramı geri çeviriyor? temelinde, talabani'nin yaptığı türkiye karşıtı çıkışlar var.
fakat abd şu anda bir an evvel ırak'tan kaçmalıdır. direniş her gün onlarca abd askerinin ölmesine neden oluyor ve kendi ülkesindeki tepkiler de sürekli artıyor. bu nedenle, abd ırak'taki kürt yönetimini de ısrarla buna ikna etmeye çalışıyor. sürekli abd'li bakanlar, işgal kuvvetleri komutanları, barzani ve talabani ile bu konuya dair toplantılar yapıyorlar.
tanıma gelecek olursak, abd'den izin koparıldığında abd'ye hizmet etmek için gerçekleştirilecek operasyondur. bunu da, ben uydurmuyorum, hükümet söylüyor.
haydi tüccarlar, iş başına! parayı veren düdüğü çalacak. ihraç mallarımıza talep artıyor. gelsin ırak'ta ihaleler, vergisiz kurulan fabrikalar, ucuz araziler. güvenlik mi? tsk sağlar.
pkk'nın amerikan himayesindeki talabani'den cesaret alarak arttırdığı saldırılarına tepki olarak yapılan bir operasyon. her gün gelen şehit haberlerinden sonra kamuoyunda oluşan infiali yok etmek ve hükümetin, hükümet karşıtlarına "bak işte, iş yapıyorum" diyebilmesini sağlayabilmek gibi amaçları da var. bu operasyon türk askerinin kuzey ırak'a yerleşmesini, orada kalıcı olmasını, hatta çok daha uçuk bir fikirle bağdat'ta amerika'nın yerine polislik yapmasını sağlamaz, sağlayabilemez. amerika elinde kürt kartı varken, kukla bir bölge ve kukla bir hükümet elinin altındayken yetkilerini türkiye'ye devretme salaklığını yapmaz. zaten hoş, bu şekilde cümle alemi ayağa kaldırdıktan sonra yapılacak operasyondan da hayır gelmez. dağlardaki teröristler pılını pırtını toplayıp daha iç kesimlerdeki kamplarına çekilmişlerdir bile. operasyon dediğin kimseye sormadan, kimseye haber vermeden aniden baskın şeklinde yapılır ki operasyon olsun. ki, bu da biraz büzük ister; hani şu bizim hükümet(ler)imizde olmayan şey.