1. pkk nın tskdan çok daha iyi savaştığı baştan aşağıya palavradır.pkk kaç yıllık bir örgüttür?türkiye geçmişten bugüne savaş tecrübeleriyle dolu bir ülke değilmidir?bu ülkenin tarihinden gelen bir savaşçı geleneği yokmudur,hiç mi tecrübesi yokta yani 30 yıllık örgütle savaşamıcak?geçmişten bugüne birçok savaş stratejisi yokmudur?yok demiyorsunuzdur umarım yok diyenle zaten bunun tartışılması gereksiz.he gelelim pkk neden bitmiyor?

    birincisi zaten avrupa birliği ve amerikadan destekleniyor şu anda dünyanın hamisi olan amerika bitmicek kardeşim dedimi türkiyede bitmez pkk.600 tane pkk lı kovalanır,yakalancaktır bir emir gelir tak harekat durur kendi helikopterlerini düşürürler burası böyledir.

    ikincisi maalesef ki pkk gibi bir örgüt tehdit olarak devam ediyor gözükmezse orduya aktarılcak para azaltılcak,harcamalara gerek kalmıcak.bunu isteyen paşalar maalesef ki var tsk da bunu kabul etmek lazım.öcalan bile söyledi bağlantıları,bir şeyleri görmek anlamak lazım çok zor değil.
  2. savaşmak ile orospu çocukluğu arasında ince bir fark vardır.

    önce şu bilinmelidir ki, tsk hiçbir grup veya hiçbir ülke ile savaş halinde değildir. kendine pkk adını veren (bu başlığı açan ve destekleyenlere göre okunuşu pekeke olan) bu yavşaklar, türk silahlı kuvvetlerinin güneydoğu'da bulunan herhangi bir karakoluna saldırılar. bunlar hep gece vakti olur.

    askerlerin de devriye gezdikleri noktaları bilirler. bu yollara uzaktan kumandalı mayın yerleştirirler.

    tsk da her 3 yılda sabrı taşıp sınır ötesi operasyon yapar. ancak bu esnada pkk taraftarı aydınlar veya insanlar " bunun adı faşizm. böyle bir şey olamaz. " gibi salak cümleler kurarlar.

    tsk'yı pkk ile kıyaslamak tamamen gerizekalılıktan öteye gidemez. tsk, dünyanın en iyi ordularından biridir. ancak belli nedenler ve sınırlandırmalar yüzünden bu haldedir. bir de pkk son dönemde silah bırakmaya gitmişmiş de ondan tsk bik bik bik... bir siktir git lan.
  3. gerçeklikle alakası olmayan bütünüyle idealist bir safsata. bir defa savaş dediğin kavram nedir, onu bilmek lazım.

    pkk hafif silahlı, yetkesi ve otoritesi kendinden menkul (dış yardımlarına ve göbekten bağlı oldukları ülkelere girmiyorum şu noktada) küçük bir gerilla kuvvetidir; tsk ise düzenli ve tam teçhizatlı, dünyanın hayli önde gelen bir ordusudur. en önemlisi bir ülkenin ve lejitime bir ulusun ordusudur. bunlar birbirinin muadili değil bir defa. dolayısıyla ortada savaş diye adlandırılacak bir hadise yoktur. eşkıya dersin, terörist dersin, gerilla dersin, ne dersen dersin; onun kendi kendine verdiği bir mücadeledir bu, devlet kuvvetleri de bunu savuşturulacak bir kalkışma gibi görür, gereğini yapar o kadar. savaş falan değildir. nereye ve hangi sıfatınla savaşıyorsun bir ülkenin düzenli ordusuyla? savaşın anlamını bilmek lazım.

    pkk, 90'lı yılların özellikle ilk yarısında epey kuvvetlenmiş, binlerce sempatizanını saflarına katmayı başarmış ve belirli bölgelerde -çok kısa sürelerle de olsa- kendince bir etkinlik alanı kurmuştur, doğrudur. böylesi bir gerilla kuvvetinin karşısına düzenli ordu ile çıkılmaz tabi, türk silahlı kuvvetleri de kendi küçük özel birimlerini oluşturmuştur pkk ile mücadele için o yıllarda. bunu emniyetin özel timleri de destekledi. e sonra ne oldu? 1-2 sene içerisinde pkk bitti. hani bildiğin bitti, takır takır indirdiler hepsini. henüz saflarına katılmamış sempatizanlarına da epey bir göz dağı vererek (köy boşaltmaları vs) kuvvetlenmelerinin önüne geçilmiştir o yıllarda. yani konjonktör değişti, bilmem ne oldu diye bir şey yok. adamlar "silahlı örgüt", meclise girdiklerinde bile bırakmıyorlar o silahları; kimse de keyfinden silah bırakmadı bıraktıkları dönem. o silahları tutacak adam kalmadı. eğer ki "daha iyi savaşma" önermesi doğru olsaydı, şüphesiz olan bu olmazdı.

    bu noktada sovyetler'in çöküşü ve ilk ortaya çıkışını marksist-leninist bir söylem üzerine kurgulayan pkk'nın da ideolojik anlamda bocalamasını da göz ardı etmemek gerekir. pkk, sovyetler'in çöküşünün ardından, kısa sürede yeni döneme ayak uydurmuş ve marksizmden kendilerini soyutlarak, sembollerini, bayraklarını ve hatta isimlerini (kadek, kongra-gel vs) değiştirme sürecine girmişlerdi. sosyalizmle -zaten ideolojik manada pek zayıf olan- bağlarını bütünüyle koparan örgüt, bu dönemin ardından tamamen şovenizme kayan bir etnik hassasiyete ve -tartışmasız bir biçimde- aşırı milliyetçi bir çizgiye kaymış, sonrasında da bu şekilde devam etmiştir. bu siyasi bocalama bir yandan, tsk'nın ağır darbeleri diğer yandan, pkk düşüşe geçti. 90'ların ikinci yarısı ile birlikte ciddi manada güç kaybettikleri dönem budur.

    asıl konjonktör -ağa babaları aynı olan- akp iktidarı ile birlikte değişti, silahlı kalkışma ve gerilla savaşları ile becerilemeyen ve ağır bir mağlubiyetle silinen -bütünüyle dış mihraklı- isteklerinin, bugünlerde siyaseten verilmeye çalışıldığı bir durum var, onlar ayrı konular.
  4. bir ülkenin dağlık kesimlerine konuşlanıp o dağlık kesime yakın yerleşim birimlerinde yaşayanlara korku salmanın, sivil insanları hatta daha yaşına basmamış kundağından çıkmamış bebekleri öldürmenin, vatani görevini sadece nöbet tutarak yapan gençlerin bulunduğu karakollara bomba atıp kaçmanın, yollarına mayın döşemenin ve daha benzer bir çok hareketin "savaş" kelimesi ile örtüşmediğini bilmeyen yazarın sıçış cümlesidir. ayrıca savaşmak için karşında devlet olması lazım diycem bunuda anlamakta güçlük çekiyolar en iyisi burda noktalıyım.
  5. (bkz: şapkasını önüne koyup düşünen genç)

    tsk legal bir devlet ordusu. 60 milyon vatandaşa sahip. ve bu 60 milyon insandan dolaylı/dolaysız dilediği gibi vergi topluyor, kimsenin de gıkı çıkmıyor. zorla/zorlamaksızın milyonlarca genci asker yapıyor. her türlü teknolojik donanıma sahip. her kurtuluş/savaş töreninde gösteriler yapıyor, en teknolojik orduyuz diye.

    bir tarafta da henüz kimsenin içini yakından bilmediği, adlarını duyduğu anda sadece küfrettiği bir silahlı örgüt var. haklarında "hiçbir" bilgileri yok. bildikleri değil, düşündükleri tek şey "devleti bölmek" olan bir örgüt. bu örgüt bölmek istiyorsa neden istiyor? ya da bunların ne gibi talepleri var da bölmek istiyor diye "bile" düşünen yok. dolayısıyla pkk, hakkında hiçbir şey bilinmeyip saydırılan yeryüzündeki bir örgüttür. yani, karşısında bulunan halka bile, neden karşı olduğunu anlatamamış ya da dinletememiş ya da daha vahimi, devlet tarafından ne istediği gerçekten de dile getirilmemiş bir örgüttür.

    bir tarafta son model teknolojik donanımlara sahip, maddi hiçbir sıkıntısı olmayan legal bir ordu; bir tarafta da illegal ilan edilmiş maddi gücü kendinden meçhul bir örgüt "savaşıyor". ve bu savaş 30 yıldır sonlandırılamamış ve halen devam ediyorsa, burada birilerinin başarısı göze çarpar. teknolojiye rağmen; maddiyata, paraya, bileğe ve güce rağmen bir tarafın daha iyi savaştığı.

    şapkasını önüne koyup düşünen gence göre, şapkayı öne koyup düşünmek gerekiyor. kim başarılı, kim başarısız?

    şapkasını önüne koyduktan sonra idrak etmesi gereken bir şey daha var, bu savaştan kimin ne çıkarı var?! sanırım en önemli noktayı burası oluşturuyor; naivite. gerçeğin altındaki gerçek...
  6. pkk propagandası amacıyla böyle bir söz söylenmesi gayet yanlış olmakla beraber 90lı yıllardaki olayların nedeni;
    - özel eğitimli askeri birlikler olmaması (günümüzde yok),
    - pkk militanlarının o bölgede artık türk askerinden daha fazla deneyimli olmaları, askerlerin nerelerden çıkabileceğini, nasıl hareket edeceğini ezberleyerek ona göre pusu kurmalarıdır.
    bu vatan için dökülen onca kandan sonra böyle bölücü hareketleri çaktırmadan desteklemek çok mantıksız ve iğrenç harekettir.