böyle bir haber doğru ise pkk'nın yapmak istediği olay ortada.siz sınır ötesi operasyon yaparsanız biz de kaçırılan askerleri öldürürüz diyerek tehditler de bulunması muhtemeldir.allah'tan dileğimiz böyle bir kaçırma olayının olmamış olmasıdır.
terör saldırısı olayının televizyonlara ilk çıktığı saatlerde 6 kayıp askerden bahsediliyordu. teröristler de bunu görüp kendilerine reklam malzemesi yapmışlar. olay budur. yaptıkları saldırıdan sonra peşlerine koca bir tugay, bir kaç helikopter takılmış, adamlar g.tlerini zor kurtarmışlardır, esir neyere alacaklar. inanmayınız, prim vermeyiniz.
(bkz: pkk'nın esir aldığını zannetmesi)
yine gündemle ilgili olarak: (bkz: kedidir kedi) *
edit: genelkurmay askerler için hala kayıp dese de kaçırılma olayı gerçek oldu galiba..
edit2: 29.10.2007 tarihinde fatih altaylı kendi web sitesinde sekiz askerimizin bir jandarma karakoluna teslim edildiğini söylemiş, ancak bundan kimsenin haberi yok. nasıl bir habercilik anlayışıdır bu akıl almıyor.
edit3: yine olay dediğime geldi. biraz geç de olsa yazıyorum. bu askerlerin kendi istekleriyle hatta pkk'ya yardım ederek kaçtıkları anlaşıldı. değişik olaylar dönüyor.
bu esir alma olayı ilk değildir.daha öncede yaşanmıştır.araya uzlaşmacılar sokulmuş, belli periyotlarla serbest bırakılmalarıda sağlanmıştır.umarız bu askerlerinde sağ salim bir şekilde evlerine ulaşmalarını sağlayacak bir sağduyu ortamı yaratılır.
genelkurmay başkanlığı az önce yaptığı açıklamayla doğrulamıştır.
açıklama:
"genelkurmay başkanlığı, çatışmalarda saat 13.00 itibariyle etkisiz
hale getirilen terörist sayısının 34'e ulaştığını bildirdi.
genelkurmay başkanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, 8 personel
ile halen irtibat kurulamadığı ifade edildi:
açıklamada şöyle denildi:
"pkk terör örgütü mensuplarınca 21 ekim 2007 günü hakkari/dağlıca'daki
bir birliğimize karşı girişilen silahlı saldırıyla başlayan çatışmalar,
geçen süre boyunca aralıklarla devam etmektedir.
çatışmalarda saat 13.00 itibariyle etkisiz hale getirilen terörist
sayısı 34'e ulaşmıştır.
birliğe silahlı saldırının başlamasından bir süre sonra
kendileriyle irtibat kesilen 8 personelimizle, yapılan tüm aramalara
rağmen halen irtibat kurulamamıştır.
gelişmeler hakkında kamuoyuna bilgi verilmeye devam edilecektir."
niyetleri askerler biz de eğer ki siz sınır ötesi gerçekleştirirseniz biz de gerekeni yani askerlerinizi öldürürüz demektir.bu kansızların başka ne amacı olabilirdi ki zaten.
yaşanabilecek en üzücü senaryonun kahramanları.
"askerimiz kahraman, ordumuz yenilmez" diyoruz, ancak bir düşündüğümüzde, şu an orda esir olarak bulunan askerlerimizin 20 yaşında, hayatının baharında, "karşıdaki kaşarlanmış düşman gibi dağların kurdu" değil,; evinden bir kaç ay önce ayrılmış ana kuzuları olduğunu düşünüp daha derinden eziliyorum.
bizler bilgisayar başında yaran diyalogları okurken, 8 adet gencecik fidanımızın tırnaklarının şu anda kerpetenle sökülmekte olduğu, dişlerinin döküldüğü...yazamıyorum... aklıma geldikçe çıldırıyorum.
aklımdan sorular geçiyor: ne yapabilirim?
askerden geleli 6 ay oldu henüz. açıkçası oraya dönmek cesaret ister, buna cesaret edemiyorum (masa başından vatan kurtarmayıp ciddi ciddi gönüllü askerliğe başvurup da sıcacık odalarından çıkıp gabar'a çatışmaya gitmeye cesaret edebilecek olanınız varsa saygıdan ellerini öperim ama yok biliyorum.
iş yerime sabah gelir gelmez bir bayrak astım, tesadüfen şu an hatırlamadığım bir bir yazarın girisinde, "bayrak asmanın ayrımcılığı körüklemek anlamına geldiğini" yazdığını hatırlıyor, şaşıyorum. kendi ülkeme ait bayrağı asmak ayrımcılık yapmakmış... ayrımcılık olmasın diye benim şerefli ay yıldızlı bayrakımın yanında bir de al yeşil bayrak mı asmam bekleniyor acaba diyorum.
msn ime solmuş gül koyuyorum, bunu msn başından vatan kurtarmak olarak görüyorlar. "haklılar" diyorum. sadece yapılan msn e solgun gül koyup somut tek bir adım atmamaksa haklılar. ancak düşünüyorum, kendi eğitimime olduğu kadar, çevremdeki insanların eğitimlerine de katkıda bulunmaya çalışan, yerli malı kullanmaya özen gösteren, vergisini veren, vatanını seven ve zamanında da hilesiz hurdasız askerliğini yapmış olan biri olarak yeterince (kime göre neye göre yeterli o da ayrı bir konu) somut adım atmış olduğumu düşünerek bir yakama ay yıldız diğer yakama atatürk rozetini takıp msn ime solgun gül koyup üzülüyorum.
inanın çok üzülüyorum.
türk silahlı kuvvetleri sınır bölgesine akın etmişken, pkklı çapulcu takımının planlayıp, ülkeye girip, kendi ülkemizde kendi askerimizin taburunu basarak, roketleyerek, üstüne üstlük bir de askerlerimizi kaçırıp götürmesi, ne tarz bir güvenlik açığıdır diye düşünmemize sebep olan ve şahsi kanaatimce kendi taburlarını koruyamayan bazı komutanların istifasını gerektiren durumdur. amerikan uydularının bunu nasıl görmediği tartışılıyor, amerika'nın ülkemiz hakkındaki uzun vadeli planları malumken, bunun tartışılması yerine, kendi ordumuzun, kendi topraklarında, planlı-roketli bir saldırıdan, kendi askerini nasıl koruyamadığı, hatta kendi askerleri kaçırılırken nasıl ruhunun bıle duymadığı tartışılmalıdır. acı ama gerçek.
kumpas kurbanı olan rastgele seçilmiş sekiz adet 20 yaşındaki fidandır. kumpas ise şudur; kaka pkk kaçıracak iyi yürekli dtp diyaloga geçip geri alacak. olan yine askerlerimize ve onlardan en ufakta olsa bir haber bekleyen ailelerine olacak.
pkk'nın yaptığı ilk kaçırma olaylarından değildir bu. karşınızdaki örgüt, bölücü ve bir terör örgütü olduğu için etik davranışlar beklememek gerek.
pkk ,oluşumunun altın zamanını yaşadığı körfez savaşı sonrası, özellikle korucuların veya kendilerine haraç vermeyen ailelerin çocuklarını kaçırıyor, sistemli bir siyasi eğitim ile beyin yıkama işlemini tamamlıyor, sonrasında verilen askeri eğitimler ile çeşitli bölgelere gönderiyordu.
daha yaşı 13- 14 olan kızları ise "imralı'daki " " bekaret takıntını yen, bu toplumda gerikafalı olmayın" emirleri ile kandırıyor ve tecavüz ediyordu. halbuki örgüt içinde kendi tabirleriyle gerillaların birbirleri ile cinsel ilişki kurması yasaktı. bu yüzden hamile olan birçok kadın terörist bebekleri ile örgüt içi infaz şeklinde öldürülmüştür. bu bilgilerin birçoğunu pkk'dan kaçan insanlardan canlı bir şekilde veya çıkardıkları kitaplardan teyit edebilirsiniz.
bakalım, esir askerlerimize nasıl davranacaklar? nasıl bir koz içerisinde kullanacaklar? bakarsın aklı evvelin biri, " ırak'ta operasyon yapmayın, onları serbest bırakırız" diyecektir.
şu anda ne yapıyorlar, nelerle karşı karşıyalar, neler hissediyorlar diye düşündükçe kahrolduğum, askerlerimiz. israil, bir askeri için bir ülkeyi haritadan sildi. bakalım tayyip bu çocuklar için ne yapacak.
çok açık ki sekiz mehmetçik dtp üzerinden sağ salim teslim edilecek. pkk, avrupa'daki "özgürlük savaşçısı" imajını bozmamak adına askerlere dokunmayacaktır. şimdiye kadar da -yanlış hatırlamıyorsam- kaçırdıkları askerlere eziyet ettikleri ya da onları öldürdükleri görülmedi. burada önemli iki nokta, tsk'nın ve hükümetin psikolojik üstünlüğü kaybetmemek için sakladıkları ya da duyurmak istemedikleri gerçeğin pkk'ya sağladığı moral ve dtp'nin krizden pay kapma çabası.
tsk ve hükümetin haberi doğrulamaması anlaşılır bir durum olsa da, bilinen bir gerçeği dile getirmenin yanlış olmadığı da aşikar. tsk'nın teyakkuz halindeyken böyle bir baskın yemesinin pkk tarafında moral yarattığı da ortada. pkk'nın türkiye'yi kuzey ırak'a çekme planı bu yönüyle iyi işliyor.
plan iyi işlerken, dtp de imaj düzeltme çabasına girişiyor. askerleri pkk'dan kurtarmanın derdinden çok, operasyon için pazarlık konusu yapmaya çalışıyorlar gibi. öyle başa böyle tarak. sınır ötesi operasyona engel olmak isteyenin kullanamayacağı, kullanmayı reddedeceği bir argüman yani; kan üzerinden siyasetin diğer tarafı.
olayı israil-hizbullah örneğiyle açıklayanlara ise gülüyorum. yurtsever hizbullah'ın işgalci, katil, terörist israil ordusuyla mücadelesini belli ki hiç takip etmemişler ya da anlamamışlar. israil için her olay savaş, işgal, operasyon için bahanedir. kaldı ki bahaneye bile ihtiyaç duymaz birçok durumda. saçma sapan örneklerle komik hale düşmeyin, israil vahşetini aklamayın.
bu askerler hakkında bölücü örgüt, "kendi istekleriyle teslim oldular " şeklinde yorumlar yapıyor. bunlar gayet gülünç, baskını yiyen bir komando taburu, çoğu gönüllü olarak doğu'da hizmet veren askerlerden oluşan bir tabur.
birkaç girimde karakol ve tabur baskınları hakkında bilgi vermiştim. tazeleyelim;
saldırılacak karakola birçok terörist farklı yönlerden tek bir noktaya olmak üzere kuvvetli ateş açar, askerler siperde olduklarından bu ateşler onları etkilemez, ama psikolojik açıdan zor duruma sokar. yoğun ateş ile karşılık veremeyen bölgeye sürünerek yaklaşan teröristler, el bombaları veya yakın savunma silahları ile askerleri şehit ederler veya, esir alırlar. olayın özü budur. kurtulan askerlerin de anlattıkları bu yöndedir.
düzeltme: hâlen normal bir tabur olduğunu iddia edenler buraya bir baksınlar.
baskını yiyen bir piyade taburudur -ki trabzondan oraya sevkedildiği söyleniyor- komando taburu değildir.
öte yandan, esir alınanların teslim olmaları da gayet mümkündür, daha önce de böyle vakalar oldu hatta teslim olup pkkya katılan askerler bile oldu ama genelkurmay hep hasıraltı etti.
ayrıca ortada istihbarat eksikliği falan yoktur. michael rubin gibi ortadoğu halklarının düşmanı, bush'a stratejist olarak çalışan, tescilli siyonist bir faşisti harp akademilerine getirip konuşturan grandeur colossal paşa da o askerlerin başına ne geleceğini gayet iyi biliyordu. (60larda gelse sağ çıkamazdı michael rubin oradan. ama unutmamalı türkiye'de darbeler orduya karşı da yapıldı. yüzlerce vatansever subay ordudan atıldı. işkence gördü. geri kalanların vatansever oldukları nasıl düşünülüyor, nasıl itimat ediliyor bu şahıslara anlamak güç)
gariban piyadeyi at 30 yıldır orada vuruşan adamın önüne geri çekil seyret. içeride çıkan infiali de yönlendir. türklerin ve kürtlerin kanı akıyormuş ne gam, zaten istenen o.
sınırda yüzbine yakın asker konuşlanmış, karşı tarafın her hareketi biliniyor görülüyor ama adamlar geliyor sabaha kadar katliam yapıyor o kadar askerin içinde, kimse müdahale etmiyor. bunun nasıl bir izahati var bilemiyorum.
milliyet'in internet sitesinde fotoğraflarına ulaşılabilecek askerlerdir.kayıp askerlerin ilk fotoğrafları başlığı altında gösterilmektedir.artık ordu dile getirmemiş olsada ortada bir esirlik durumu olduğu nettir.
miliyet'in sergilediği fotoğraflardan birinde askerler ve pkk'lılar aynı karededirler.muhtemel ki hiçbirinin yaşı 25 bile yok.bu sorun yaşanmaya başladığında çoğu ya bebekti ya da doğmamıştı bile...
insanın içini burkan gözlerini dolduran bir an.varolmasında hiç bir etki ve günahlarının olmadığı bir savaşın ortasında birbirini öldürüp duran gencecik insanlar.ve hala köşeleri tutanların bitmesini istemediği bir dumanlı ortam.
fotoğrafları ile beni oldukça şaşırtmış askerlerdir. şimdi; siz, vatani görevinizi yaptığınız orduya karşı ateş açan bir topluluk tarafından dağa kaldırılsanız ve hadi diyelim ki uluslararası politikada işkence görmediğinizin kanıtı olarak ellerinizde çay fincanları ile fotoğraflarınız çekseler, sizi pamuk yataklarda yatırsalar dahi yüzünüzde bir korku ifadesi olmaz mı? bana öyle geliyor ki verilen fotoğraflardaki kişiler türk askerleri değil.
zorunlu ek: burada ben, teröristler tarafından aslında askerlerimizin kaçırılmadığını veya teröristlerin onları el üstünde tuttuğunu ifade edecek herhangi bir kelime veya cümle kullanmadım. sadece fotoğraflardaki yüz ifadelerini görünce, teröristlerin asker üniformalarını kendileri giyip, "bakın biz dağa kaldırdığımız askerlerinize ne kadar insanca davranıyoruz, askerlerinizi nasıl da misafir gibi karşılıyoruz" süsü verip ileride koz olarak kullanabilecekleri ihtimali üzerinde durdum. bir zahmet anlayanlar, anlamayanlara anlatsın, anlamak isteyene tabiki!