|
|
- 7 mayıs 1840 tarihinde ural dağlarının kucağındaki votkinsk kentinde dünyaya merhaba der. votkinsk bir maden kentidir ve babası da devlet madenlerinde işletme sorumlusu.
nevrotik eğilimli yaşamının sekiz yılı bu kentte yarı fransız olan annesinin söylediği halk ezgileriyle opera aryalarını, özellikle de mozart'ın "don juan"ını dinleyerek geçecektir. belki de bu yüzden yaşamı boyunca kendisine en yakın bulduğu besteci mozart olacaktır.
1845'te, yani beş yaşında piyano derslerine başlar. yine aynı yıllarda dadısı fanny'nin yönlendirmesiyle fransız edebiyatını tanır. 14 yaşında ilk şarkısını besteler. ama ardından silik kişilikli babası devlet memurluğundan istifa etmiş ve aile zorunlu bir göçebelik dönemine girmiştir.
dört yıl sonra, yani 1848'de st. petersburg'da konaklamışlardır.
1850'den başlayarak dokuz yıl hukuk fakültesi'ne devam eder. mezun olur olmaz da adalet bakanlığı'nda yüksek düzeyde bir memurluğa atanır. bu arada lomakin'in korosunda şef yardımcılığı yapmaktadır. 1854 yılında tutkuyla bağlı olduğu annesi koleradan ölünce bestecilik arzuları yeniden filiz verir yüreğinde. rus müzik kurumu'nun derslerine katılır.
1862'de de adalet bakanlığındaki işinden ayrılarak yeni kurulan st.petersburg konservatuarına kaydını yaptırır. 1865'te konservatuardan mezun olurken yazdığı kantat gümüş madalya ile ödüllendirilecektir. bir yıl sonra nikolai rubinstain'in daveti üzerine moskova konservatuarı'nda armoni öğretmenliğine başlar ve bu kurumda geçirdiği on bir yıl içinde birçok başyapıtını imzalar. 1877'de antonina milyukova ile evlenir, ama bu birliktelik ancak dokuz hafta sürecektir.
1878 mayısında hem moskova'dan, hem karısından ayrılmadan önce üç başyapıt daha bestelemeyi başarır. bedeni ve ruhu intihar krizlerinin rüzgârıyla savrulurken nadejda von meck adında bir kadınla tanışır. kendisinden on yaş büyük, genç yaşta dul kalmış on bir çocuklu bu zengin kadın, tchaikovsky'ye hayrandır. gizliden gizliye de para yardımı yapmaktadır. kimilerine göre birbirlerini hiç görmeden tam on üç yıl durmadan mektuplaşırlar. ve tchaikovsky doktorların önerisi üzerine karısından ayrıldıktan sonra rusya'yı terk eder.
1878-1885 yılları arasında batı avrupa ile rusya arasında mekik dokur. önce cenevre'ye, sonra italya'ya düşer yolu. 1888'de almanya, fransa ve ingiltere'de orkestralar yönetir. 1890 'da koruyucusu von meck ile ilişkisi birden kesiliverir. bu durumda derinden yaralanacak, ölümle dudak dudağa geldiği anda bile "meck" adını sayıklayacaktır. mektuplarını yanıtlamayan von meck de iki yıl sonra ölümün tuzlu şerbetiyle dudaklarını yıkayacaktır. 1891'de yoğun bir avrupa turnesinden sonra pusulasını amerika birleşik devletleri'ne çevirir. ve son yapıtı altıncı senfoni'nin ilk seslendirilişini yönettikten birkaç gün sonra da st. petersburg'da koleradan ölür. bir söylentiye göre, kolera salgını sırasında, hiç yapılmaması gerekeni yapmış, musluk suyunu kaynatmadan içmiştir. kesin olansa şu: adı, pyotr ilyich tchaikovsky ölüm tarihi, 6 kasım 1893.
- (bkz: arabian dance)
- (bkz: kuğu gölü)
(bkz: fındıkkıran)(lupin, 29.09.2005 00:04)
- (bkz: tarkovski)
- nasıl çalınacağını düşünmeden keman konçertoları yazan, günümüz kemancıların götünü terleten ulvi varlık.
(camel, 15.11.2005 02:53)
- arkadaşlarını kızdırınca her zaman bi siktir git tchaikovsky denilen adam
- v for vendetta filminde müzik dinler misin? evey repliğinden sonra ingiltere parlamento binasının havaya uçurulmasıyla birlikte overture'nün dinlenmesi gerektiğine inandığım yüce müzik adamı.
- (bkz: çaykovski senfoni no: 6)
- 1812 uvertürünü dinlerken gözlerimden yaşlar akarak evin içinde koşturmama neden olmuş rus deha.
mutlaka ama mutlaka dinlenilmelidir nokta.
(bkz: 1812 uvertürü)
- (bkz: symphony no. 6, op. 74 in b minor pathetique)
1. adagio - allegro non troppo
2. allegro con grazia
3. allegro molto vivace
4. finale: adagio lamentoso
5. marche slave, op. 31
conductor: yehudi menuhin(thedawn, 29.06.2008 15:22 ~ 15:23)
- shine 'da kutsallaştırılan insan.
(bhmcds, 30.06.2008 21:35 ~ 21:36)
- kimi bölümlerinde coşturan, öfkelendiren, birdenbire sakinleştiren, sonra insanı bambaşka bir aşk öyküsüne sürükleyen, ağlatan, inleten, güldürüp sevindiren, ama daima insan sabrının sınırlarının ötesine geçen 1812 overture ile yüreğimi pırpır ettiren deha..
(bkz: conclusion)
(bkz: marche slave)
(bkz: romeo and juliet)
|