muhtemelen alacağım cevap 'kıçımdan* uydurdum' olacağı için kendisine 'nerden buldun bu nicki :)' sorusunu sormaya cesaret edemediğim yeni yazar, yaz günlerimin en aç insanı.* 'beni alın, kahve içelim' cümlesinin hayatındaki karşılığı 'yanında biskremle topkek browni filan yemezsek rahat edemem' olan, yer ama doymaz, doysa da kilo almaz güzeller güzeli.
ve de kendisi hakkında alakasızca;
birini baştan sevmezse sonra hiç sevmez, baştan biraz severse sonra belki sever.*
ama, biz pek severiz birbirimizi, o ayrı.
futbol girileri yazanlara mesaj atıp itü sözlük clasura 2008 hakkında bilgi vermeyi görev edindikten sonra, giriden cinsiyet tahmini yapma yeteneğine sahip olmadığımdan ötürü futbol oynamaya çağırdığım bayan yazar. "en azından izlemeye bekleriz" şeklinde kıvırmaya çalıştım, ama olmadı tabii.
x bir başlıkta uçurulmama sebebiyet verecek bir giri yazmaya niyetlenmişken "bunlar mal, cahil anlamazlar" diyerek tereyağından kıl çeker gibi sinirimi aldı, uçurulmamın da önüne geçti. teşekkür edilesi ses.
ne olduğu gibi görünebilen, ne de göründüğü gibi olamayan anlamına geliyor olsa gerek.
öyle değilse, çok kötü bir takma ad. hatta abartmadan söylüyorum, itüsözlükte benimkinden sonra en kötü takma addır. her okuduğumda sanki göğüs kafesimin üzerine ismail türüt oturmuş gibi nefesim daralıyor. takma adın uzunluğundan mı? yoksa, her okuduğumda gözümde canlandırmaya çalışırken sarfettiğim efordan mı? bilemiyorum.
bi' gün kendisi, ben ve mercimek aynı şirkette çalışıyor olacağız.* sonra tanıtım müdürü piyano, marka müdürü andro ve abone müdürü mercimek olarak topuklu ayakkabılarımızla salınırken sonunda içimize fenalık geleceğinden mütevellit kendi şirketimizi kurmaya karar vereceğiz. sadece pazarlama ve müşteri ilişkileri departmanlarından oluşan bi' şirket -muhtemelen yemekle ilgili bişi- başta finans departmanı olmak üzere biçok eksiklik nedeniyle batacağından, eve kapanıp geriye kalan günlerimizi boyoz yiyip benim ege tv'deki saçma röportajımla dalga geçerek geçireceğiz. ve hep o röportaj yayınlanırken piyano aynı şeyi söyleyecek:
ıyhhh.bayılttı sohbeti beni...bitse de gitsek diye bekledim durdum..hem asıl idealist bence kendisi..dır dır dır bi konuştu bi konuştu ki öyle böyle değil..hele hele mercimeğebenzeyenbitki hakkında söylediklerini hiç yakıştıramadım kendisine..tabii gıcık bir şakadar ibaret bu söylediklerim*
ama kendisinde kendimi gördüm sanki..ideallerini en güzel ve en nadir bulunan elbisesiymişçesine farklı kaygılardan dolayı kaldırıp sandığa gömmüş, ama bir gün belki çıkarırım diye de içinden geçiriyor tıpkı ben gibi...haketmiş miyiz ideallerimizi elde etmeye? bence evet..en azından ideal ettiğimiz yerlerde bulunanların büyük çoğunluğundan daha fazla... ben belki ideallerimi gerçekleştirmeye epey uzağım ama bir gün kendisini herkes görecek..ona inancım sonsuz en azından 15 dakika için bile olsa 70 milyon kendisini izleyecek* diye umuyorum*
sürekli sözlük üzerinden laklak ederdik ama hal hatırın ötesine pek geçememiştik...biraz uzun sohbet edince anladım ki gerçekten çok şeker bir karaktere sahipmiş(bu arada bu kadar kısa bir tanıma sonrası bu kadar emin konuşmak genelde riskli olsa da bu riski göze almaya değer bir karakter)
hala kanatlı yazar olduğu açıkça ortadadır..bir kanadında türkiye kupası, bir kanadında ise lig şampiyonluğu kupası uçup duruyor*
doğum günümü şöyle güzel, eğlenceli, tsmli, rakılı-balıklı kutlamam için elinden gelen yardımı esirgememiş arı. kendisine teşekkürü bir borç biliyoruz.
doğum gününde pasta yapasım varken hasta evde yattığım çiğ köfte canavarı. telafi amacıyla kendisine pazartesi ellerimle yaptığım kısır götüreceğim, çünkü çiğ köfte yapamıyorum. ve doğum gününü şöyle kutlayarak hem sinir edip hem güldürmek istiyorum:
'yaşaşıığn, bugün piyano'nun doom günüü! iyki doğdun!'
klavsen sesini böyle yorumladıysa takdir edeceğim, eğer ki başka bir arayış içerisindeyse bilmek istediğim şahıs. (son cümlede o kadar beklenti olmayacaktı, hala nickle alakalıyım.)