ev hanımlarının özel ilgisidir bu alet: çalmaktan öte, üzerine envai çeşit şamdan, gümüş, resim dizmeyi; hatta tül örtmeyi bir hobi haline getirmişlerdir.
asla hakkını veremediğim müzik aleti. akord etmesi, taşınması bir derttir. farklı salonda olan enstrüman da farklılık göstereceğinden tuşesine alışmak için bir zaman gerekmektedir. mükemmeliyet seviyesine ulaşmanın neredeyse imkansız olduğu, 7 oktavın hakimiyeti için insanın yaşantısından yıllar verdiği bu enstrüman tüm isyanlara rağmen hayatınızdan çıkamaz. ne kadar denerseniz de avuçlarınızda o his ve de parmaklarınızda o tatlı kaşınma sizi piyano başına oturtacaktır.
kanımca dünya üzerindeki en güzel müzik aleti. çok çalışmanın sonucunda parmaklarınızın nasırlaşmasına neden olur, olsun. parmakları nasırlaştırdığı ölçüde gönlün nasrını açmaktadır.
hakkını vererek çalındığında ise insana huzur verir. dinlemesi pek bir zevklidir fakat artık her on insandan birinin çaldığı, daha doğrusu çalmaya çalıştığından, eski değerinden biraz kaybetmiştir eskiye kıyasla.
son olarak ustaları unutulmamalı, gönüllerde yaşatılmalı, genç nesillere tanıtılmalıdır.
asıl adı pianoforte olan ve klavsen adlı çalgıdan türemiş bir enstrumandır..adının pianoforte olmasının sebebi,tuşeli bir çalgı olmasından dolayı sadece dokunma ile alakalı olarak hem piano hem de forte sesleri verebilmesidir..(bkz: nüans terimleri)
günümüzde akustik piano'ların duvar ve kuyruklu olmak üzere 2 çeşidi vardır..ayrıca dijital pianolar da vardır ki bence bunları org veya klavye sınıfında incelemek daha doğru olur..
5 yaşında başladığım, zaman zaman bunalıma girmeme sebep olan, çalıştıkça yorulduğum, yoruldukça mutlu olduğum, günde 8 saat çalışmam gereken, hayatımdaki en anlamlı şeylerden biri olan.... yaşama sebebi.
piyanonun diğer çalgılardan ayrıldığı ilk nokta kuşkusuz bir orkestra içindeki tüm partileri piyano üzerinde gerçekleştirmenin mümkün olmasıdır. yani herhangi bir senfoniyi piyanoya uyarlayıp çalabilirsiniz. bunu tek başına yapabilecek başka bir çalgı ise yoktur.bu nedenler piyano müzik tarihi boyunca tüm bestecilerin elinin altındaki çalgı , her zaman müziğin ilk gerçekleştirildiği yer olmuştur. teknik olarak en gelişmiş çalgı olması bu açıdan bakıldığında daha rahat anlaşılabilir, hatta öngörülebilir.
tellere vuran çekiçler , bu çekiçleri hareket ettiren tuşlar gibi esasen basit bir mekaniği vardır.tuşun bırakılması ile telin üzerine oturan keçe ise sesin uzamasını engeller.piyanonun atası olarak klavsen (ing. harpsicord , fra.clavecin , alm. cembalo)bilinmekte ve bu aslında doğru olmakta ise de , mekanik olarak bakıldığında piyanonun atası sayılabilecek çalgı klavikorddur.çıkan seslerin gürlüğü konusunda herhangi bir etkiye sahip olamadığınız klavsendense seslerin gürlüğünü, hatta bastıktan sonra bile etkileyebildiğiniz klavikord piyanoya prensip olarak daha yakındır.
fortepiano (veya pianoforte) ise günümüzde geçtiğimiz yüzyıllarda kullanılan piyanoları belirtmek için kulanılmaktadır. bu çalgılar piyano ile aynı prensipte olsalar bile günümüz konser piyanosu ile kıyaslanamazlar. piyanonun daha önceki modeli olarak sayılabilirler.
sesine hiç kimsenin kayıtsız kalamadığı,çalan kişiyi o an dünyanın en güzel insanı hissettiren çekici müzik aleti.birini etkilemek için yapılabilcek tek şey ise yatan fili andıran o siyah aletle betofınn "für elise" in başını çalmaktır.nitekim ,dünyada bu duygu yoğunluğuna karşı koyacak bir dişi yaşamamaktadır.
klavsen ve santur gibi çalgıları örnek alınarak icad edilmiş bir çalgı türüdür...tellerinde 18 ton a yakın bir gerilim vardır. dünya üzerindeki en narin çalgılardan birisidir.satın alındıktan sonra değer kaybetmeye başlayan tek enstrumandır.
satın almak isteyen arkadaşlara tavsiye olarak şunları söyleyebilirim:
içindeki demir şasenin ve arkasındaki rezonans tahtasının kırık veya çatlak olmamasına dikkat edin. kesinlikle fransız piyanolarını tercih etmeyin çünki fransız piyanoları ile ancak transpoze bir çalım elde edebilirsiniz.satın aldığınız piyano için özel piyano hamalı tutun çünki ancak piyano hamalları nasıl taşınabileceği konusunda bilgi sahibidir.almış olduğunuz piyanoyu kalorifer peteklerinden ve pencere kenarlarından uzak tutmaya çalışın, güneş ışığı bile bu narin çalgıya zarar verebilir