2007 yazında izliyceğimiz film serinin son filmi olarak düşünülüyormuş. filmin adı pirates of the caribbean : at world's end (dünyanın sonunda). heycanla takip ediyoruz.
linklerdeki fragmanlardan anladığımız kadarıyla captain jack sparrow ikinci filmde kaybeder gibi gözüktüğü sivridilliği ve karizmasını tamamiyle geri kazanmıştır.
fragmanlardan anlaşılan şudur ki malasef korsanlarımız adalet özgürlük ve barış için savaşacaklardır. yuh ya korsanlığada bu temayı koydunuz ya yalnız gene fark edilen birşey vardır ki büyük bir deniz savaşı olacak ki bu iyi güzel birşeydir. bekliyoruz
-abi karayip korsanlarının yenisi çıkmış izledin mi?
-izlemedim. ama çok kötüymüş diyorlar, bana bir arkadaş söyledi. ona da abisi söylemiş, otobüste giderken birilerinin arasındaki konuşmadan duymuş öyle dediklerini, duymuş ama emin değilmiş tam..
(başkalarının zevklerini esas alarak sinemaya gitmekten vazgeçen, gitmeyenler dünyanın en kötü insanlarıymış. ama emin değilim. bana da arkadaşım dedi..)
--- spoiler ---
afm fitaş yüzünden jeneriğin sonundaki sahneyi izleyemediğim film olmuştur. kestiler evet.
ayrıca kaptan barbossa şov yapmıştır. filmdeki tek eksik nokta kanımca elizabeth swann karakterinin son derece itici olmasıdır. korsanların başına geçmesi zorlama olmuş, klişe olmuş. orada vurgulanmak istenen jack sparrow'un karakterindeki değişim de olabilir tabi.
bir de şundan bahsetmekte yarar var, doğu hindistan ticaret şirketi başarıyla yansıtılmış gibi geldi bana.asıl kötü adamlar onlardı bu filmde,davy jones değil.barbossa basbayağı villain durumundan hero statüsüne atlamıştı zaten.
--- spoiler ---
muhtemelen yarından itibaren şu şöyle olmalıydı, şurası eksik olmuş, bu sahne fizik kurallarına aykırı olmuş, johnny depp'in sakalı bozuk çıkmış falan gibi eleştiriler alacak filmdir. lakin tüm düşüncelerden arınıp muhteşem serinin üçüncü filmini izlemeye gidenlerin, sahnelerin, efektlerin ve johnny depp geoffrey rush ikilisinin muhteşem performansına dalıp gitmek isteyenlerin yere göğe sığdıramayacakları bir film olmuştur. keith richards jack sparrow' un babası rolünde ayrı bir tad katmıştır ayrıca. seyircinin taptığı sparrow karakterinin yaratılmasında büyük önem taşıyan insan da tanımayanlar tarafından yakından görülmüş olmuştur böylece. mutlaka sinemada izlenmelidir, bir veya bir kaç kez...
pirates of the caribbean serisinin en iyi ikinci filmi. bol güldüren, bol sevindiren, "öeeh" dedirten, yer yer abuk sahnelere sahip süper film.
izlenmelidir, gidilmelidir, görülmelidir. ölmeden önce bi göz ucuyla da olsa bakılmalıdır. kelimelerle anlatılamaz. ben anlatmaya çalıştım olmadı mesela.
muhtemelen ilk oscar törenlerinde görsellik ödüllerini silip süperecektir. allah için gerçekten komik sahneleri var mı var, ama filmi gereksiz yere o kadar uzatmışlar, o kadar çok savaş sahnesi koymuşlar ki, film bittiğinde salonda uyuyanlar vardı. burdan palanthasere sevgilerimi iletiyorum ve filmle ilgili yaptığı tespitleri yazması için sözü ona bırakıyorum. şimdi ben onun tespitlerini çalıp yazsam ayıp olur.
sonu itibariyle serinin dördüncü filmi geliyor gibi duruyor. gerçekten çekilir mi çekilmez mi devamı bilmiyorum ama filmden sıkılan insanların artık bir tane daha çekebileceğini samıyorum.
çok fazla kavga ve savaş sahnesi olduğu için ilk filmdeki macera ve hikaye tadını vermeyen film... ancak yine de filmin sonlarına doğru orlando bloom'un ''yelkenler fora'' diye bağırdığı sahnedeki bandanalı halini görmeye değdi...
ilk iki filmden çok çok çok daha kötü bir filmdir. ilk iki filmde konu çok gerçekci olmasa bile mükemmel işlenişiyle insanları kendine inandırıyordu ve konu daha sürükleyici geliyordu, son filmde* bun kaybolmuş ve herkül ya da zeyna gibi olmuş (televizyonda oynayan dandik diziler) ayrıca tüm filmlerin yönetmeni * aynı olmasına rağmen son filmde çok daha kötü bir performans sergilemiş (sinir shot reverse shotlar, efektler güzel olmasında rağmen bazen kötü gözükmesi bilhassa filmin başına doğru).
oyunculara gelecek olursak chow yun fat (aslında çok sevdiğim bir oyuncu ama bu sefer becerememiş) ve kiera knightley haricinde herkes gayet iyiydi rolünde.
serinin ilk iki filmini eğlenceli yapan en büyük etken şahsımca en klişe anlarda bile kendiyle dalga geçmesiydi, serinin son filminde de biraz vardı ama
...........spoiler...............
kiera knightley kaptan olduktan sonraki diyalogları ne kardeşim, samule l jackson vari sözler filan
...........spoiler...............
son olarak da maymun jack, jar jar binks kadar sinir bir yaratık olmasa da inanılmaz sinirdi
.........spoiler................
herkesi kurtaranın bir hayvan olduğu filmlerden tiksiniyorum, ilk bu sinirim lassie ile başlamıştı sonra flipper geldi en son da skippy...
........spoiler................
sonuc olarak eğlenceli bir sinema filmi ama daha fazlası değil. izledikten sonra unutulan bir film
beğenmeyenlerin önyargılı olduğunu düşündüğüm film.
bir filmi izlerken, heyecanın doruklarına çıkabiliyorsanız, kahkahalarla gülüyorsanız, bir de üstüne gözleriniz de doluyorsa, o film başarılıdır.
bir filmde hayatınız boyunca unutamayacağınız sahneler varsa, kamera açıları ve özel efektler size "vışş" dedirtiyorsa, o yönetmen başarılıdır.
pek çok güçlü karakteri barındıran bir film her biri başlı başına birer kitap olabilecek hikayeleri üç saat içinde anlatabiliyorsa senaristler başarılıdır.
---bundan sonrası spoiler içerir--- bir insan yelkenin tepesinde savaşan jack sparrowla davy jones sahnesinde heyecanlanmıyorsa,
başta jack sparrow'un karakter bölünmesi olmak üzere içine barbossanın tia dalmayı eski haline getirme ritüelindeki tonlamasını ekleyebileceğimiz pek çok can alıcı sahnede eğlenmiyorsa,
tia dalma davy jones aşkı, ya da girişteki idam sahnesi nedeniyle hüzünlenmiyorsa bi sorun vardır.
ya da ne bileyim girdabın etrafında savaşan gemiler sahnesini kim unutabilir ki?
ancak önyargıyla yaklaşıp 2. filmdeki kemik kafesler içinde bir o yana bir bu yana sallanma sahnesini unutabilenler.
----burda spoiler biter----
diyeceğim şudur ki; jack sparrow karakteri abartılmamış ya da cıvkı çıkarılmamış, tam yerine oturmuştur.
kılıç kalkan sahneleri de ilk filmde olduğu kadar yer almamıştır.
anlatım bakımından bu filmi daha başarılı buldum. filmde alamadığınız bir cevap, çelişkiye düşen bir durum olmadığı gibi konu daha akıcı işlenmiş.
filmin türkçe düblajının daha yerine oturmuş olduğu yorumunaysa ancak şunu söyleyebilirim: hiç bir korsan trt spikeri gibi konuşmaz. bu filmi sadece ingilizcesinden izledim ama eski filmleri her iki dilde de izlediğimden sizi temin ederim ki düblaj yapan firma tüm esprilerin, tüm korsan aksanının ve johnny depp sesinin içine etmiştir.
uzun lafın kısası:
bağımsız filmler kadar sıkıcı olmayan ama salak saçma amerikan rüyası temalı kahramanlık, sokakta bir aşk buldum temalı romantik komedi, bakın ben bir şey yazdım farklı bir evren kurdum içine iki kılıç koydum yüzüklerin efendisinden araktır konum temalı fantastik edebiyat filmlerine göreyse oldukça farklı ve bağımsız olan karayip korsanları serisi müzikleriyle, karakterleriyle, özel efektleriyle, senaryosuyla kült filmler arasındaki yerini almıştır; lotrnin yanı başında, potc olarak.serinin üçüncü filmi olan at world's end de ikincisi kadar bile hayal kırıklığı yaratmayan, içinde her şeyi barındıran şahane bir zaman geçirme aracıdır.
edit: pazarlık sahneleri beni nedense godfather'a götürdü, favori sahnemi bile seçemeyeceğim kadar bütünüyle favorim oldu bu film ve tabi dördüncüsü için kapıyı ardına kadar açık bırakmışlar.