italyan müziğine oldukça hassas olan bu balıkların her biri müthiş te aria icra eder. bazıları işi cıvıklığa vurup samba yapsalar da bir çok piranha ciddi derecede operacıdır.
evimdeki akvaryumda 4 tanesini birden beslediğim sevimli hayvan. balık yemi ile hayatta kalsalar da, piranhaların yemi özeldir. tüm akvaryumcularda kolaylıkla bulunabilen canlı kurtçukları sever bu balıklar. en güzeli de orijinal yemler ayarlamaktır. yolunu şaşırıp da eve giren haşerat hemen yakalanarak akvaryuma atılır. sonuç temiz ve kesin ölümdür.
diğer akvaryumda yaşayan ve sayıca kalabalıklaşmış olan lepistesler için en iyi nüfus kontrol yöntemidir piranhalar. süzgeçle topluca yakalanan lepistesler piranha akvaryumuna transfer edilir ve kısa sürede iki akvaryum için de yem tasarrufu sağlanır.
piranhanın kafa tutamadığı tek balık:
(bkz. ciklet balığı)
4 kafadar piranhanın yaşadığı akvaryuma sevimli balık cinslerinden biri koyulsa, cikletlerle* yaşadıklarından daha uzun süre yaşar akvaryum ahalisi. sevimli balık piranhalara sataşmaz çünkü. fakat piranhalar acıktığında işler değişir.
piranha ırkı doyduktan sonra yemek yemez. dolayısıyla akvaryumdaki sevimli balık birkaç gün yaşayabilir. fakat yüzgeçleri kemirildiği için kafaüstü falan yüzebilir. zamanla kuyruğu ve solungaçları kemirilir. ve bir sabah etinden de bir çok parçanın eksildiğine şahit olur akvaryum başındaki psikopat bünye. bunun üzerine piranhalara hiç yem verilmez ve deli gibi bir açlıkla sevimli balığı yok etmeleri gözlenir.
slicing jaws a way of life
brought up to waste mankind
loki's pets his little children
deadly every time
trapped in swamps by gates of hell
don't ever: let them out
for if you do and they escape
you'll fight a bloody bout
piranha kill in a pack - you'll run
piranha start to attack - you'll done
if you think you can beat - deadly school
if you think you can live - you're a fool
gates of hell are old and cracked
they tumble and they fall
out rush a bloody wall of death
to kill anything at all
their sole mission is to kill
strip your bones and flesh
rip out your eyes tear off your face
an agonizing death
piranha kill in a pack - you'll run
piranha start to attack - you're done
if you think you can beat - deadly school
if you think you can live - you're a fool
ankara bahçelievlerde bir kafe.
sahibi dünya tatlısı biridir. gidip bir çay ısmarlarsınız sonraki gelen çaylar kahveler hep ikramdır. fiyatları da çok uygundur zaten.. adamın amacı para kazanmak değildir, "birkaç kişi gelsin, burda iyi vakit geçirsinler yeter bana" der. öyle tatlı biridir.
kafe ismini sahibinin çok sevdiği piranhasından alır. piranha ölmüş, adam da dondurup asmış.. kafe oldukça egzotiktir ayrıca. tek dondurulmuş hayavan piranha değildir. yılanlar filan da vardır.
sonra sonraa büyük köşklerin tavanarasına benzer.. eski ama çok değerli bir sürü antika eşya vardır..
yerini öyle bahçelide kolay kolay bulamazsınız ben de tarif edemem..
yedinci caddede değil, oaraya göre olmadığını anlamışsınızdır zaten..
3'e 1 oranında sülfürik asit ve %30luk hidrojen peroksit karıştırılarak elde edilen tehlikeli çözeltiye verilen isim. genelde inorganik yüzeylerdeki organik kalıntıları temizlemek için kullanılır. cilde temas ettiğinde gerçek pirana ısırığından beter olursunuz. ha bir de canı sıkılırsa patlayabilir.
tek başına hiç bir halt edemeyecek balıktır. çok şerefsizlerdir. hep toplu halde gezeler. toplu halde saldırırlar. düzenli bir taktik uygulamaz piranhalar. biraz akıllı olanlarının turan taktiği uyguladığı görülmüştür. kısa mesafede çok hızlıdırlar ve süratla deplase olma özellikleri vardır.
bugün dersanede bir arkadaşımın anlattıklarına göre aslında insanlar tarafından etçilleştirilmiş balık türü.kuzey koreyle başka bir ülkenin savaşında (şimdi hatırlayamadım piranha kadar hafızam yok neyse) askerlerin denizden çıkarma yapmasını güçleştirmek için labaratuvar ortamında genleriyle oynanmış ve etçil bir hale getirilmiş.sonra da bunlar denize salınıvermiş.böylece düşman askerleri çıkarma yaparken piranha saldırılarından dolayı kayıplar vermişler.daha sonra piranhalar üremeye devam etmiş ve ortaya böyle korkunç bir yaratık çıkmış.
biraz da hollywood sinemasının etkisiyle düşman olduğumuz balık türü.öyle ki ne zaman bir gölde yüzsem bir anda bir tanesi gelecek belden aşağımı yiyecek diye tırsarım.
1gb lık mp3 player'ı 2 yıldır ömrünü doldurmamıştır, üstünden 2 format geçmiştir o ayrı, ama hala şarkıları çalmakta, güzel ses vermektedir. komik olan şey, kendisini aldığımda 80 liraydı, şu anki kulaklığım ise 71 ytl. an itibariyle kendisi kulaklıktan ucuzdur, düşünün.
her bir şeyi içinde bulunduran telefon üreticisi. çift hat, mp3 player, kamera, radyo...
yalnız hayatımda duyduğum en rahatsız edici ve en kulak tırmalayıcı mesaj titreşimine de sahip telefondur aynı zamanda. dört kere ard arda iğrenç bir tizlikle öyle bir titrer ki resmen can sıkar.