fight club *  

 sayfa  / 6
adana çık aradan

  1. günümüz ekonomik ve sosyal sistemini eleştiren, filmnoir akımının yakın zamanda çekilmiş örneklerinden biri...
    (tyrael, 03.03.2004 02:01)
  2. senaryosu yüzlerce özlü sözle dolu, mainstream hayat tarzını rezil edercesine eleştiren, david fincher'ın chuck palanhiuk'un romanından uyarladığı şaheser.
    (soulforged, 03.03.2004 17:42)
  3. yönetmen david fincher'ın tüketim toplumunu itin g.tüne soktuğu ve filmin son sahnesine sadece çok çok dikkat edilirse görülebilen bir penis koyarak biz seyircilerle taşşak geçtiği bir yeni dönem klasiğidir.
    (kusmuk, 03.03.2004 20:53)
  4. first rule of fight club is "you do not talk about fight club"
    second rule of fight club, is "you! do! not! talk about fight club!"...

    (bkz. unutulmaz film replikleri) ve (bkz. @19762)...
    (8844455, 08.03.2004 20:06 ~ 19.06.2004 19:35)
  5. yakında itude kurulacak olan öğrenci kulubü
    (ceko, 08.03.2004 20:08)
  6. insanları sırf brad pitt gibi bir karizma karakter oynadığı için, özenip dövüş kulübü açtıran film...
    (sözlükçü, 11.03.2004 13:53)
  7. felsefesiyle ve diyaloglarıyla insanı kendisiyle hesaplaşmasına neden olan mükemmel bi film
    (baypipo, 19.03.2004 19:01)
  8. içinde birçok yerde kare kare zekerler olan film
    (neverland, 21.03.2004 02:12)
  9. "bizler annelerimizin oğullarıyız" gibi yüzyılımızı cok güzel özetleyen bir repliğe sahip film
    (alf, 21.03.2004 02:16)
  10. modern çağ gotik filmlerinden sayılabilecek, feci ayarlı film.*
    (dr conners, 21.03.2004 02:25)
  11. (bkz. unutulmaz film sahneleri)...
    (8844455, 30.03.2004 06:12 ~ 20.11.2004 22:14)
  12. david fincher'ın daha önceki filmlerinde olduğu gibi,süpriz bir sona bağladığı,edward norton ve brad pitt'in muhteşem oynadığı,çıktığınızda deli gibi kavga etmek istediğiniz,testesteron yüklü film.tyler durden'ın "we are all dancing,all singing crap of the world" lafı da çok anlamlıdır.
    (lizardking, 30.03.2004 11:38)
  13. (bkz. tyler durden)
    (bettyboop, 30.03.2004 11:42)
  14. fincher'in en başarılı filmi olan fight club bir romandan uyarlamadır.bir kısım insan dövüş filmi sanarak izleyip hiç bi halt anlamadıklarını ve filmin bok gibi olduğunu iddia ederler.film ayrıca pek çok süprizi barındırmaktadır.

    örneğin:
    1-filmin dikkatle izlenmesi halinde tek karelik bradd pitt resimlerini görebilirsini.
    2-film boyunca edvard norton'un adından bahsedilmez ve imdb sitesinde narrator(anlatıcı) diye tabir edilir.
    (rymp, 30.03.2004 17:22)
  15. "you are not your bank account,
    you are not the clothes you wear.
    you are not the contents of your wallet.
    you are not your bowel cancer.
    you are not your grande latte.
    you are not the car you drive.
    you are not your fucking khakis.
    you have to give up,
    you have to realize that someday you will die,
    until you know that you are useless"
    (savager, 03.04.2004 22:46)
  16. çok az kişi tarafından doğru dürüst anlaşılmış , kavga felsefesi ve de kavga filmi diye akıllarda kalmış , modern yaşamın yarattığı bireyin açmazlarını konu eden film.hayatımda izlediğim en iyi filmler arasındadır ve de oscar alamamıştır(alması da beklenmezdi).film icerisinde doğu felsefesi son derece ağır basmaktadır , herşeyi bırakmaktan kastedilen , bireyin süperegosunun ve de bireyin , toplumun bireyin bilincinde yarattığı dünyanın penceresinden bakmanın getirdiği açmazları kırmaktır.film tarihinde yerini alacak olan , değeri geç anlaşılacak olan film.
    (skuba, 04.04.2004 02:15 ~ 07.07.2004 20:48)
  17. felsefe açısından aynı yılda çıkan the matrix adlı filme fark atan, felsefenin kimsenin anlayamayacağı garip cümlelerde değil, basit ve sade cümlelerde gizli olduğunu izleyiciye öğreten bir başyapıttır.. izleyiciler matrix'teki ağdalı felsefe repliklerini anlamadığından, onlara yüce gözüküyor.. david fincher'a ve chuck palahniuk'a çok teşekkür ediyoruz, basit kelimelerle hayat felsefemizi aydınlatabilme başarısını gösterdiğinden.. brad pitt, edward norton ve helena bonham carter'ın oyunculuk başarıları zaten bilinmekte..
    (bkz: in tyler we trust)
    (cellman, 16.04.2004 20:41 ~ 20.07.2006 16:04)
  18. kitabı okunana kadar yönetmenine taptırtan fakat daha sonra vay anasını dedirten film. o halde chcuck palahniuk'un romanı demek daha doğru olur. david fincher bir kaç özel efekt ekleyerek ve chuck palahniuk'un yazdıklarını sonunu değiştirerek filmleştirmiştir. düşünüldüğünde bundan da güzel bir şekilde çekilemezdi fakat sonlardaki uyumsuzluk direkt olarak hollywood sineması'nın ürünü olduğunun göstergesidir. filmi seyretmemenin ayıp olduğu düşünülürse aşağıdaki noktalara değinmek yapacağım bir haksızlık olmayacaktır.

    filmde edward norton'ın canlandırdığı karakterin ismi yoktur; narrator (anlatıcı) olarak geçer. o karaktere jack diyenler eski bilim teknik dergilerinde de geçen "l am jack's raging bile duct" gibi anlatımdan esinlenerek bu ismi bulmuştur. fakat chcuck palahniuk anlatımıyla, diğer bir kaç makalesi de dahil, narrator olarak geçer.

    tyler durden'ın asıl hedefi kredi kartları binaları değil, bu binaların ortasındaki "ulusal müzedir". tyler bunu şöyle açıklar. "bu bizim dünyamız artık, şimdi, bizim dünyamız. o eski insanlar öldü" (temel olarak anarşizm'e dayanan bu anlatım chuck palahniuk'un kimliği hakkında bize ipucu verir).

    filmdeki (kitaptaki) müthiş anlatımlardan birisi:

    i felt like putting a bullet in every panda
    that wouldn't screw to save its species.
    l wanted to open the dump valves on oil tankers
    and smother those french beaches i'd neversee.
    i wanted to breathe smoke

    yok etme isteği ancak bu kadar güzel anlatılabilir ve bir filmde bu kadar güzel verilebilir. (sarı saçlı adamın ağzını gözünü dağıttığı an)

    ayrıca tyler, marla ve narrator arasındaki ilişki şöyle açıklanmıştır.

    we have sort of a triangle going on here. i want tyler. tyler wants marla. marla wants me. this isn't about love in caring. this abaout property as in ownership.

    (bkz. marla singer)
    (bkz. chuck palahniuk)
    (theother, 20.04.2004 03:04)
  19. "ayrıca tyler, marla ve narrator arasındaki ilişki şöyle açıklanmıştır.

    we have sort of a triangle going on here. i want tyler. tyler wants marla. marla wants me. this isn't about love in caring. this abaout property as in ownership."

    valla burdan ve daha önce film hakkında okuduğum bazı yorumlardan çıkan sonuç: anlatıcı homonun önde gideni. ha, film güzel mi? güzel.
    (peter pan, 22.04.2004 16:27)
  20. (bkz. aile içi şiddet)
    (where is my mind, 03.05.2004 22:49)
  21. first rule is; you do not talk about fight club
    second rule is; you do not talk about fight club
    third rule is; when someone says stop or goes limp the fight is over
    fourth rule is; only two guys to a fight
    fifth rule is; one fight at a time
    sixth rule is; no shirts no rules
    seventh rule is; fights go on as long as they have to
    eight rule is ; if this is your 1st night at fight club you have to fight
    (dydm, 19.06.2004 19:31)
  22. "niye dövüşmüyolar lan"
    "bu ne biçim döğüş kulübü lan"
    gibi cümleler sarfetme ihtimali olan kişilere, kesinlikle izlettirilmeyecek olan film.
    (l3, 07.09.2004 08:07)
  23. 1- esasoğlanlar olarak brad pitt ve edward norton'un boygösterdiği, "sinema perdesinde felsefe ve metafizik" kavramını dünya gençliğinin kafasına, gözüne ve gönlüne sokmuş vurdulu kırdılı başyapıt.
    2- an itibariyle insanlık cemiyeti üyelerinde bulunan sinir, stres ve gerginlik yüzünden, varolması durumunda üye kayıtları için buradan memlekete yol olacak bir kuyruğun oluşacağı sosyal topluluk lokali.
    (myrmidon, 15.09.2004 21:06 ~ 21:06)
  24. dünya üzerinde büyük bir fan kitlesine sahiptir ve bunlardan biri olan bir arkadaşımın motto'su "in tyler we trust" dır.
    (myrmidon, 15.09.2004 21:07 ~ 21:08)
  25. izleyen herkesin en iyi filmi olduğuna inandığım film.
    (seekter, 09.11.2004 20:34)
 sayfa  / 6