bir
adrian maben fikridir. 3 değişik versiyonu vardır. ilk olarak 1972'de yayınlanmıştır ve 60 dakika süren o filmde sadece floydun canlı performansı vardır.
dark side of the moon 1973'te çıktığı için diğer 2 versiyonda bulunan dark side of the moon kayıt görüntüleri ve röportajlar bu ilk versiyonda yoktu.
1. "ıntro song"
2. "
echoes, part 1"
3. "
careful with that axe, eugene"
4. "
a saucerful of secrets"
5. "
one of these days"
6. "
set the controls for the heart of the sun"
7. "
mademoiselle nobs" (
seamus'un biraz oynanmış hali bu şarkı)
8. "echoes, part 2"
echoes, a saucerful of secrets ve one of these days şarkıları tamamen pompeii'de kaydedilirken diğer şarkılar ise pompeii ve paris'te stüdyo çekilen kayıtların birleştirilmesinden oluşuyor. pompeii ve paris kayıtlarını birleştirmişler ama 2 kayıt arasında başta rick wright'ın bıyıkları olmak üzere birçok farklılık var. 1974 yılında dark side of the moon'un çıkmasıyla patlamasını yapan pink floyd bu filmi (belgesel de denebilir) tekrar yayınlıyor.
on the run,
us and them ve
brain damage şarkılarının kayıt görüntüleri ve röportajlar ekleniyor ve süresi 80 dakikaya çıkartılıyor. 2003 yılında ise bilgisayar teknikleri kullanılarak animasyonlar ekleniyor (girişteki uzay görüntüleri ve sondaki pompeii animasyonları) ve süresi 92 dakikaya çıkartılıyor.
özellikle çalınan şarkılara bakılırsa hepsinin floyd'un en psychedelic döneminden olduğunu görüyoruz. grup üyelerinin de belki en sayko çağları. filmde de açıkça görülüyor zaten, o efendi nick mason bile zaman zaman uçuşa geçiyor (one of these days'de bageti elinden uçuyor hatta) roger waters'ın careful with that axe'deki çığlığı ve set the controls for the heart of the sun'daki kendini kaybedişi, david gilmour'ın yere çökmüş vaziyette toz toprak içinde distortion kasması görülmeye değer. ilk çıkan 60 dakikalık versiyonu daha çok müziğe odaklansa da 2003'teki director's cut versiyonu tam olarak gruba odaklanıyor diyebiliriz. özellikle röportaj kısımları çok eğlenceli. dark side of the moon kayıtları sırasında grubun yediği yemeklerdeki muhabbetlerini de eklemişler. gayet güzel olmuş. zaten floyd'un çok fazla canlı kaydı ya da böyle belgeseli yok o yüzden bu pompeii kayıtları daha da önem kazanıyor. yönetmen sürekli pompeii kalıntılarını, yerden yükselen tozu, dumanı şarkı aralarına soktuğu için şarkıların deneyselliği bir kat daha artmış diyebilirim.
ayrıca bu konser pompeii'deki yanardağ faciasında ölenler için verilmiştir. ama bazılarına göre "şimdiye dek tanrı için verilmiş tek konser"dir. onlara göre pink floyd çalmıştır tanrı dinlemiştir.
ne için verildiyse verilsin, netice itibariyle izlenmesi gereken bir film. echoes'un pink floyd tarafından çalınışına tanık olabilmenizin tek yolu bu filmi izlemek zaten. üzerinde "pink floyd london" yazan amfiler rüyanıza girebilir ama...