|
|
- rüzgara karşı kürek çekmekten farkı yoktur. her saniyeye bir küfür, her dakikaya bin düş saplar da, durdurak bilmez yine de kalp. arka fondan yayılan birkaç çan sesi ile, "ben nasıl büyük adam olucam?!" kayalıklarına düşülür. asıl soru ise, büyük adam olmaktan nasıl kaçılacaktır?! zamanı nasıl kendi lehine çevirebilecektir?! ve nasıl olup da kendisinden hep 3. tekil şahıs olarak bahsetmeyi durdurabilecektir bilinmez ama, içlenişler hala parayla değildir, burası kesin.. öyle ki, gotik kızları izlemek, ender gelişen osasuna atakları ile huzur bulmak ve elinde içecek tutan birisine "saat kaç?!" diye sormak dururken gene de huzursuzluklar büyüteni durduramaz koca bir dünya..
ders çalışır ve inadına tersi müzikler söyler. hayalleri vardır kendi içinde dahi devrik olan kralların.
bonus:
(bkz: high hopes)
(bkz: sheep)
(bkz: comfortably numb)
- (bkz: ironi)
- farkında olmadan defterin üzerine uzanıp hayallere dalmakla son bulur bu eylem. daha sonra ise ders çalışmak bir yana bırakılıp müziğin sesi biraz daha açılır. hem yazılı dördüncü ders. okulda çalışırım.
(bkz: koy götüne)(buğra, 12.11.2007 20:15)
- "you didn't like school and you know you're nobody's fool, so welcome to the machine"
- dünyanın en zor şeyi olmasa da yapması zor olan eylem. şöyle ki;
"little by little the night was around"
(bkz: set the controls for the heart of the sun)
"akşam oldu, hala ders çalışmaya başlayamadın!"
"doctor doctor!
i'm in bed
doctor doctor!
achin' head!"
(bkz: take up thy stethoscope and walk)
"sinüzit ve migren ağrıları çekiyorsun, ama doktor rapor vermeyecek sana. o sınavlara girmek zorundasın."
"emily tries but misunderstands"
(bkz: see emily play)
"ders çalışmaya çalışıyorsun ama konuları anlayamıyorsun."
"relax.
i need some information first.
just the basic facts:
can you show me where it hurts?"
(bkz: comfortably numb)
"nereyi anlamadın evladım? sor bakalım, belki ben anlatabilirim..."
"ticking away the moments that make up a dull day
you fritter and waste the hours in an offhand way. "
(bkz: time)
"bütün gün öyle boş boş otur, sonra da gece ders çalışmaya çalış! yapılacak şey mi... vaktin yetmeyecek!"
"money get away
get a good job with good pay and you're okay"
(bkz: money)
"çalışmazsan mezun olamayacaksın. parasız kalacaksın. iş falan yok sana!"
"harmlessly passing your time in the grassland away;
only dimly aware of a certain unease in the air."
(bkz: sheep)
"sen kurbağaların sinir sistemini öğrenmeye çalışırken insanlar koyun gibi güdülüyor, ama ayakta uyuyorsun..."
"you dreamed of a big star, he played a mean gituar
he always ate in the steak bar. he loved to drive in his jaguar
so welcome to the machine"
(bkz: welcome to the machine)
"süslü ama boş hayallerini unut artık; ders çalışmanın zamanı geldi. makine mühendisi olacaksın en fazla, ikinci bir david gilmour değil."
"i am just a new boy,
stranger in this town.
where are all the good times?
who's gonna show this stranger around?"
(bkz: young lust)
"bak hala hayal kuruyor! otur oturduğun yere..."
"well, when we grew up and went to school,
there were certain teachers,
who would hurt the children in any way they could"
(bkz: the happiest days of our lives)
"haklısın ama yapacak bir şey yok... çalışman gerekiyor."
"we don't need no education
we dont need no thought control
no dark sarcasm in the classroom
teachers leave them kids alone
hey! teachers! leave them kids alone!"
(bkz: another brick in the wall)
"bak çalışacağına hala ne diyor!"
"aslında haklısın... ben böyle eğitim sisteminin..."
- normal eylemdir.
pink floyd un karşı olduğu şey eğitim-öğrenim değil,insanı birey olmaktan çıkarıp tek tip haline getiren kıyım makinasıdır.
- (bkz: yapma canım yapma arkadaşım)
- imkansız
|