|
|
- canları sıkılan insanların haftasonlarında kendilerini eğlendirmek için yaptıkları eğlence.yalnız dikkat edin sigaranızı söndürmeden piknik alanına atmayın. bir keresinde arkadaşlarımdan bir tanesi saflık yapıp sigarayı söndürmeden attı.birden otlar tutuştu.bende elimdeki kola şişesini ateşin üzerine boşalttım ama sönmedi şerefsiz.allahtan oralarda görevli varmış da yangını söndürdü yoksa koca ormanı yakacaktık.
- muhtemel bir tatil günü (bkz: pazar) toplanılır büyük bir grup. yola koyulur herkes. arabayla gidiliyorsa bir kartala, ya da toplu taşımacılık kullanılacaksa kaslı erkeklere ihtiyaç olacaktır, zira mangaldı kömürdü derken yükünüz torbalardan taşar hale gelir.
uygun yer bulma sorunsalı (salıncak için kalın dallı bir ulu ağaç, futbol için kale tadında yerleşmiş ağaçlar, battaniyeleri sermek için yeterince geniş bir boş alan, mangalı diğer insanları özendirmemek amaçlı saklayabileceğiniz çalı öbekleri...) aşıldıktan sonra hummalı çalışmalar başlar. bütün piknik boyunca mangal işini süper yaptığını iddia edenler gelir-gider, en sonunda hallolur ama ne maceralar atlatılmıstır.
bütün bu hengame içinde sevgililer yürüyüşe çıkmıştır, sporcu gençler topla bütünleşmiştir, salıncak yapımı ve binme sırası da apayrı bir düşler aleminde gerçekleşmektedir.
günün sonunda yorgunluk atmaya gidilen doğa parçasından daha bir yorularak unutulmayacak anılarla dönersiniz; hiçbir piknik umulduğu üzere sakin ve dinlendirici geçmez,top kaçar uçurumdan almaya gidilir, diğer bir piknikçi toplulukla ters bakışmalar olur, belki grup içinde bile suratsızlaşma eğilimleri görülecektir..
bol oksijen bünyeyi ağırlaştırır zaten, ama maceracı kişilğiniz tatmin olmuştur nitekim..
- (bkz: arabanın arkasında mangal bulundurmak)
- muğla-gökova'da hasının yapıldığı,etrafta çizgili pijamalı tiplerin olduğu,mangal yakılıp rakı içilen faaliyet.
- (bkz: gece pikniği)
(bkz: ev pikniği)
- fr. pique-nique
fransızcaya türkçeden geçmiş olmasını umduğum ,çok eğlenceli eylem.
- kimi ankara'lıların büfenin büyük hali demek olduğunu sandığı kelime.
- bir arkadaşımın küçük kız kardeşinin pikmik diye hitap ettiği hadisedir.
öyle bir hadisedir ki, küçüklüğümden hatırladığım kadarıyla, uygulanmasından en fazla hoşnut olduğum, pazarları genelde yerine getirdiğimiz bir sosyal aktivitedir.
adanada yaşayanlar bilirler ki (hatta bu kültürel ve sosyal kaynaşmadan bihaber bir adanalı olamaz sanırım), çamlıkta, bi yanında mangal, mangal da adana kebap, bir elde yellengeç, atletle mangal yeller bir biçimde yapılan piknikler gerçekten özlenilesidir.
- güneşli bir pazar günü, cumartesi gecesinden haber verilip, yapılacaklar listesi paylaştırılmış olan kişiler, ki bunlar 5 den az olamaz, saat 8 de aranır. hadi çıkalım ağaç altları kapılacak, güneşin altında kavurma oluruz diye azıcık korkutulur. şiş gözlerle ve ellerindeki poşet ve piknik sepetleriyle kapı önüne çıkan piknik üyeleri teker teker toplanmak suretiyle yola çıkılır. yoldan mangal kömürü alıcaz unutturmayın denir. üyelerin uyanması için arabanın bütün camları açılmak suretiyle ceryan yaptırılır. piknik üyeleri uyanır. radyoda neşeli şarkılar çalan bir istasyon bulunur. oh be hayat budur işte diye düşünerek piknik yerine varılır. piknik sepetleri açılır. içinden çizgili pijama ve terlik bile çıkar. ama mangal kömürü unutulmuştur. o kadar yol tekrar dönülerek kömür aranır, piknik yerinde kalan katılımcılar yakında piknik yapan ailelerle samimiyeti ilerletip siz gelene kadar karınlarını bile doyurur.
- bir tüp kategorisi. (bkz: piknik tüpü)
- oğluma doğum yaptığımın ertesi günü katıldığım mangal partisi.o yüzdendir ki oğlum ete bu kadar düşkün.tek hayıflandığım şey herkes gülüp oynarken ben yan gelip yatmak zorunda kalmıştım.
- bir rus rock grubu. harika bir gruptur.
- o kadar bizden olmuş bir kelimedir ki, yabancı kökenli olduğuna inanası gelmez insanın.
mangal, salıncak, çay, kahve, top... piknik de kültürümüzün bir parçası olmalı sanki?
- yazın iğrenç eğlencesi...
- hazırlık safhası büyük bir telaş içinde geçer. ekibi toplamak, yiyecekleri hazırlamak, buz çantalarına doldurulan etler, rakılar biralar, hadi lan çabuk olun güneş kaçıyo nidaları, arabalara altışar yedişer sıkışmalar, tenha bi yer buluncaya kadar fıldır fıldır dönüp durmalarla başlayıp rakı stoklarının dibinin görüldüğü anda kısık gözler gevşek ve mutlu ifadelerle, "ay ne iyi ettik de geldik diy mi", yorumlarıyla son bulur.
(bkz: keyif pezevengi)
- çimlerde doğayla iç içe karnını doyurma keyfi
- yeni türkü'nün süper baba için yaptığı harika müziklerden biri
- yurdum insanına has fenomenleri bünyesinde barındıran süper olay..
**araba sevdası:
manzaralı mekan olsun diye saatlerce pönçik pönçik aranan aile babası aradığı mekanı bulunca aracı manzaraya paralel parkeder.. buraya kadar her şey olması gerektiği gibi.. kahreden olay sonra gerçekleşir.. aile babamız ve aile anamız piknik sofrasını manzarayla aralarına araba girecek şekilde kurarlar.. arabalarını çok ama çok sevmektedirler..
**360 derece falso alabilen plastik top:
mekana adım atılır atılmaz ehiho okaku sesleri eşliğinde ovaya yayılan çocuklar o ulvi nesneyi ortaya çıkarlar.. ve olaylar gelişir.. bu fenomeni iki başlıkta inceleyeceğiz:
a) erkek çocuk nüfusu çoğunluktaysa:
derhal ağaçlar süzülmeye başlanır.. birbirine eşit uzaklıkta iki ağaç bulmaktır amaç.. bulunur.. diğer iki ağaç da bulununca bir süre adım sayma safhaları vardır.. "lan bak cemil sizinki 9 adım bizimki 9.5.. kırıcam kafanı.." gibi.. ama olay elbet tatlıya bağlanır.. ve falso delisi top iş başı yapar.. let the game begins..
b) peki ya kız çocuk nüfusu çoğunluktaysa:
iki çözümü vardır.. lakin bunlardan biri olan istop ormanda pek sağlıklı oynanamaz..
-cemiiiiilll!..
cemil koşar ve topu tutar..
+vuaağğğüüiistoph..
topluluk bağırır..
-renk söyle renk söyle.. ehihovuğa..
cemil piçleşir..
+ıığğaamorğğğgrr...
ulan cemil.. ormandasın iterif!.. bak sinirlendim şimdi.. neyse..
ikinci çözüm yolu ise yakan toptur.. fazla söze gerek yok.. can al gülüm can ver gülüm..
**ıslak karpuz poşeti:
o tatlı görüntü.. soyar gibi aşağı indirilince ortaya çıkan o alımlı yeşil vücut.. pikniğin doruk noktasının habersicidir adeta.. ardından kaşıyla burnuyla karpuz suyuna batmış çocuklar belirir ortalıkta biranda.. o an içinizi sıkacak tek soru "karpuzun çekirdeklerini yutsam mı yutmasam mı?" olacaktır.. yunus emre tadında anlatmak gerekirse.. "hayat tasasız geleyazar, elinde karpuz olduğundan ötürü"..
**ayakkabıya kaçan taş:
adidir.. concondur.. putperesttir..
**ormana sıçmak:
çaresizliktir.. cemil yapar bunu.. satanistliktir..
(bkz: girinin sonunu bok etmek)
- bisküvi
- ankarada her cadde üzerinde bulunan fast-food cu-kebapçı karışımı mekanların adlarına eklenen son ad.hosta piknik,abapiknik,vs..
- piyale madra'nın çizgi bandı.
piknik, kedinin adı oluyor.
- mangalsız olmayanının tadı olmaz,tabi mangal yakmak da kimi zaman eziyete dönüşür ve bu güzel piknik havası yerini öfkeye bırakır,fakat yaratıcı insanoğlunun bu konuda da fikirleri oluşmuştur,mesela bunlardan biri ve bence en yaratıcı olanı şudur;
gerekli malzemeler:bir adet mangal,bir adet araba,iyi gaz veren bir şoför ve yardımcı eleman.
şoförümüz koltuğa geçer ve diğer arkadaş mangalı egzoz çıkışına koyar,şoför başlar gazı vermeye oluşan hava akımıyla mangalımız bir güzel yanmaya başlar,tabi burda önemli olan şoförün tecrübeli olmasıdır iyi gaz* verebilmesidir.
(bkz: yaratıcı fikirler)(spitzer, 18.01.2008 20:55 ~ 20:56)
- ucuzluğu nedeniyle öğrenci bisküvisi diye adlandırdığımız kakaolusu güzel olan doyurucu bisküvi
|