pierluigi collina   

 sayfa  / 2
adana çık aradan

  1. faltaşı gibi açılmış gözleriyle insana korku salan fakat türklere karşı sempati duyan italyan futbol hakemi.çoğu otoriteye göre dünyanın en iyi hakemi
    (agust bocuu muittin, 08.05.2004 02:27)
  2. benim oyun kurallarım adlı kitabın yazarı sempatik italyan hakem
    (wise, 08.05.2004 02:43)
  3. saçları ve kaşları (heralde diğer tüyleri de bilemiyorum) gençken geçirdiği bir hastalık yüzünden dökülmüş,sakatlanıp futbolu bırakmış karizmatik italyan hakem.3 kez dünyanın en başarılı hakemi ödülüne layık görülmüş,türk takımlarının uğurlu hakemidir.
    (palanthaser, 08.05.2004 02:46)
  4. zamanında çok alakasız bir aria reklamında oynamak zorunda kalmış, hakemliği bırakmasının türk takımlarının avrupadaki başarısı olumsuz etkileyeceğini düşündüğüm kişi ...
    (erdemetal, 11.07.2004 15:46 ~ 15:47)
  5. (bkz. collina ekrem)
    (zitox, 01.08.2004 01:14)
  6. italyada fahri doktor ünvanı alan dünyanın en ünlü futbol hakemi. ayrıca sempatik, patlak gözlü ve uzaydan gelme * şahsiyet.
    (elvishking, 01.08.2004 18:59)
  7. pierluigi collina. türk dostu olarak bilinen ünlü italyan hakem. bi sene avrupanın en seksi erkeği seçilmişti. tabi jüri kimlerden oluşuyordu merak konusudur.
    (bkz. her kel seksi midir)
    (srce, 25.10.2004 01:37 ~ 01:39)
  8. hakem denilince akla gelen kişi
    (assassin, 25.10.2004 01:39)
  9. dünyanın gelmiş geçmiş en iyi hakemlerindendir ayrıca sıkı bir galatasaray taraftarıdır kendisi.
    (ultras, 25.10.2004 02:55)
  10. hasan şaşın keltoş zamanlarında maç ortasında kelini sıvazladığı hakem.
    (azwepsa, 25.10.2004 13:47)
  11. diğer hakemlerin topu oyunda tutma süresine 5 dakika fark atan aşmış hakem.
    (hansvoralberg, 24.06.2005 23:45)
  12. dünyanın en ünlü ve en prestijli hakemi.
    o kadar ki italya futbol federasyonu, özel bir yasa değişikliğine giderek hakemlik yaşını 45'ten 46'ya yükseltmiştir.
    sırf collina bir sene daha hakemlik yapabilsin diye
    (mavio, 08.07.2005 12:04)
  13. futbola ilgi duyan her insanı hakem olma hayallerine iten kontrolü elinden bir an olsun bırakmayan müthiş spor adamı.
    (arai, 24.09.2005 21:49)
  14. türkçeye çevrilen kitabı 'benim oyun kurallarım'da, en beğendiği oyuncular arasında beckham'ı da sayarak hayal kırıklığı yaratmıştır.
    (naevius, 08.05.2006 01:40)
  15. verdiği kararların yanlış olması
    durumunda bile futbolcuların
    kendisine itiraz etmediği, saygınlığını
    herkese kabul ettirmiş
    dünyanın en iyi hakemi
    (anakin skywalker, 21.05.2006 16:32)
  16. türkiye de ince belli vurgusu ile italyanca komikliği yapılan bir reklam filminde oynamış kel
    (salihaki, 25.05.2006 13:19)
  17. (bkz: collina hakemse tamam abi)
    (ahmet karaca, 28.12.2006 18:48)
  18. türk takımları onun yönettiği hiç bir maçı kaybetmemiştir. fenerbahçe dahil.
    (moonman08, 13.03.2007 09:39)
  19. şenes erzik 2002 dünya kupasındaki türkiye-japonya maçını yönetmesi için lobi yapmıştı.türklerin çok sevdiği bir hakemdir,hatta kupayı alırsak collinayı omuzlarda gezdireceğiz söylentisi dolaşıyordu ki durduk yerde adamın şikeyle suçlanmasına yol açacaktı bence.
    (darksideofthemoon, 06.06.2007 21:45 ~ 07.06.2007 00:33)
  20. türklerin gelmiş geçmiş en sevdiği "gavur" hakem. "bize gıcıkları var!", "hep karşı tarafı tutar bu gavurlar zaten" gibi laflar collina için edilmez...
    (be anything, 23.08.2007 13:34)

  21. -hakem dediğin hakim olur-

    # hakemlik gibi hedef tahtası olmaya açık bir misyona rağmen futbolseverlerin gönlüne itinayla taht kurdu ve beş defa “dünyanın en iyi hakemi” seçildi.

    o unutulmaz 2002 yazında milli takımımız dünya kupası elemelerinde japon milli takımı karşısında son dakikalara 1-0 galip girmişken, maçın spikeri levent özçelik “hadi çal artık pierluigi, çal artık şu düdüğü” dilekleriyle kendini paralıyordu. hepimizin nefesleri tutulmuş, collina’nın elindeki düdükle dudağı arasındaki mesafeyi sıfırlamasına kilitlenmiştik. kısa ama muhteşem bir düdük solodan sonra bizler çılgınlar gibi tepinerek döktüğümüz içeceklerle halıları berbat ederken; sahada maçın hakemliğiyle meşgul olan collina yaşadıklarını şöyle anlatıyor : “ maç sonrası, on saniye boyunca stadyumda sağır edici, sonsuz ve gerçek dışı bir sessizlik vardı. sonra alkışlar koptu. japonlar takımlarını alkışlıyorlardı. takım kaptanı miyamoto’ya yaklaştım ve şöyle dedim : yaptığınız şeyden gurur duymanız gerektiğine inanıyorum. üzülmeyin, gurur duyun.” bu nezaket dolu teselli sözlerinin sahibi hakem aslında bizim hiç yabancı olmadığımız biriydi. milli takımlar ya da kulüp takımları düzeyinde collina’nın yönetiminde çıktığımız hiçbir maçta kaybetmeyerek tesellisine mahzar olmayışımız, bizi onun yarattığı güvene çoktan bağlamıştı bile. 4-2 lik galatasaray - psg karşılaşmasında oyundan alınan hagi’ye doğru koşarak tebrik etmesi, futbol sahalarımızda pek rastlamadığımız türden bir olaydı ve hatıralarımıza kazınmıştı. oysa o dönemlerde sahalarımızda hakemlere gösterilen geleneksel ilgi, cinsel tercihleri ile ilgili çıkarımların seyirciler tarafından topluca ve coşkulu bir halde dile getirilmesinden başka bir şey değildi. fenerbahçe’nin glasgow rangers’la yaptığı şampiyonlar ligi ön eleme maçının ikinci ayağında, taraftarların maçı bırakıp bir süre collina’ya tezahürat yapması, başarılı bir hakemin futbolseverler tarafından ne kadar sevilebileceğinin dışavurumuydu. galatasaray’ın real madrid karşısında ilk yarıyı mağlup kapattığı, ikinci yarıda ise coşarak üç gol attığı o efsanevi maçta, üç defa santra çizgisine koşan yine uğur meleğimiz pierluigi collina’ydı. sallantıdan stad ışıklarının bir kısmının söndüğü o akıllara ziyan gece, iptal edilen dördüncü gole bir dirhem kızmamıştık bile. aslında collina’nın belleğinin kıvrımlarını azıcık kurcaladığımızda ülkemizin müstesna bir yer kapladığını görüyoruz. uluslararası futbol arenasında genç ve tecrübesiz bir hakemlikten dünyanın bir numaralı hakemliğine giden yolda yönettiği ilk resmi maç türkiye - fransa ordu milli takımları maçı olmuş. belki biz onunla çıktığımız hiçbir resmi maçtan kötü anılarla ayrılmadığımız için sevgimizi abartmış olabiliriz ama kendisinden futbolla ilgili bir tanıtım filmi için görüntü seçmesi istenilse “güney kore-türkiye 2002 dünya kupası maçı sonrası görüntüleri tercih ederdim” demesi bu sevginin platonik olmadığını gösteriyor.


    hakemlikte onu ulaştığı noktaya getiren ana etmenlerin müthiş bir futbol sevgisi ve işine gösterdiği inanılmaz özen olduğu çabucak ayırt edilebiliyor. futbol tarihini sıkı bir taramadan geçirdiğimizde pek çok futbolcudan daha fazla kazanç ve karizma yapmış başka bir hakeme rastlanılmaması onu sıradan bir hakemden çok daha ötesi yapıyor.


    # “ futbol mutluluğu kısa bir sürede mutsuzluğa dönüştürebilir; sıradan kabul edilebilecek bir karşılaşmayı yüzyılın finali haline getirebilir”

    13 şubat 1960 yılında bologna’da doğan pierluigi collina çocukluğunda tüm boş zamanlarını yalnızlığa terkedilmiş arsalarda top peşinde koşturarak geçirmiş. mahalle takımında uzunca bir süre yedek kaldıktan sonra libero olarak oynama şansına erişmiş ama çok sevse de iyi bir futbolcunun vasattan daha fazla bir yeteneğe sahip olması gerektiğinin farkındaymış. okul arkadaşlarından birinin hakemlik kurslarına katılma önerisine “neden olmasın” diyerek cevap vermesi hayatına yön veren rastlantısal karar olmuş. futbola olan bu yakınlığına rağmen fanatik bir basketbol taraftarı olarak furtitudo takımına gönül vermiş. o derece ki profesyonel hakem olarak davet aldığı 1996’daki çin - ingiltere özel maçından sonraki programı küçük bir üçkağıtçılıkla aradan çıkararak stefanel milanfurtitudo basket maçına yetişmiş. kendi tabiriyle “şampuan kullanmadan duş almasını sağlayan” alopecia hastalığına, yirmi dört yaşında yakalanmış. vücudundaki bütün kılların birden dökülmesiyle büyüleyici bir androide dönüşen fiziğinden başlarda rahatsızlık duysa da, yaşadığı şoku çabuk atlatarak durumu lehine çevirmiş. hakemlikteki yetenekleri, fiziksel sıradışılığını gölgede bırakınca herkesin tanıyıp sevdiği uluslararası bir sima olmuş. belki buna george michael’in “shoot the dog” klibinde kırmızı kart gösterdiği george bush ve bayern munich’lileri eklemek yanlış olabilir, çünkü 1999 yılı şampiyonlar ligi finali’nde manchester united’a 2-1 kaybettikleri o belleklere çivilenmiş gecede maçı yöneten hakem pierluigi collina’ydı. barcelona’nın nou camp stadındaki maçı doksan bin seyirci izliyor ve bayern munich ilk yarıda mario basler’in attığı golle öne geçerek son dakikaya kadar skoru korumayı başarıyordu. maça üç dakika ilave edildiğinde bayernli taraftarlar şampiyonluk şarkıları söylemekteydi.
    uzatmaların yirminci saniyesinde effenberg’in kornere yolladığı topu ingilizler kullanıyor ve defans uzaklaştıramayınca sheringam oliver kahn’ın bulunmadığı köşeye yollamaya başarıyordu. ingilizlerin zevkten çıldırdığı o anı collina şöyle anlatmış : “bir bu eksikti. ister misin şimdi bir şey olsun da maçta karmaşa çıksın?”. o ana kadar sorunsuz geçen karşılaşmanın uzatmalara gideceğine kesin gözüyle bakarken, sürenin bitmesine kırk beş saniye kala beckham’ın kullandığı korner atışı da solkjaer tarafından gole çevirilince, bayernlileri bitiren son düdüğü çalmış. elektrikli testerenin biçtiği çam ağaçları gibi sahaya devrilen bayern’li oyuncular gözyaşlarına boğulurken, ingilizlerin nou camp’ı mahşere çeviren sevinç çığlıklarına tanık olmuş. “ ama futbol biraz da bu demektir” diyor collina. “mutluluğu böylesine kısa bir sürede mutsuzluğa dönüştürebilirken, sıradan kabul edilebilecek bir karşılaşmayı yüzyılın finali haline getirebiliyor.”




    # takımların dizilişinden oyuncuların özelliklerine kadar etüt etmesi, mesleğinde ilerlemesinin en önemli etmenlerinden oldu

    pek çok unutulmaz karşılaşmada görev alan collina’nın bu noktaya gelmesi kolay olmamış. kondisyonunu kaybetmemek için sürekli antrenman yapmasının yanında, çıkacağı karşılaşmalardaki takımların video kasetlerini defalarca izleyerek, takımların sahadaki dizilişinden sorun çıkarabilecek oyuncuların özelliklerine kadar etüt etmesi mesleğinde ilerlemesinin en önemli etmenleri olmuş. bu arada asıl mesleği olan finans danışmanlığını epeyce geri plana atmış. dert ettiği tek şey ise, bir maçtan diğerine koşturup dururken karısı ve iki kızına yeteri kadar zaman ayıramamasıymış. sevmediği şeylerin başında ise taraftarların taşkınlıkları geliyor. 1999-2000 sezonunda gergin geçmesi öngörülen foggiabari karşılaşmasında, taraftarların sahaya collina’nın yabancı olmadığı maddeleri atmasından dolayı maçı tatil etmeyi düşünmüş, çünkü bari kalecisi ikinci yarıda fanatik taraftarların bulunduğu kaleyi korumak zorundaymış. havanın kapalı ve rüzgarsız olmasının herhangi bir tarafa avantaj sağlamadığına kanaat getirince, ikinci yarıda takımların yerini değiştirmeden maçı devam ettirerek uefa’nın hakemlere yolladığı kitapçıkta yazmayan sıradışı bir uygulamaya imza atmış. “çünkü” diyor collina, “maçı seyretmek ve tüm süre boyunca stadda olmak için tüm taraftar para ödüyor”.

    yönettiği maçlarda faltaşı gibi açılmış çakır gözleriyle, mobil bir radar gibi stadyumu tarayan collina’nın olayın kahramanlarına salık verdiği büyülü kelime “tahammül”. futbolun geleceğini karartacak eylemin tahammülsüzlük olacağının altını çizen collina eklemeyi de unutmuyor : “korkarım bu karanlık gelecek böyle giderse sadece futbolu bekliyor olmayacak”.

    kendisinin tahammül etmesi gereken en hüzünlü anlar ise iç burkucu paradokslardan doğmuş. bu anlar, kusursuz yönetimler gösterdiği turnuvalarda italyan milli ya da kulüp takımlarının üst turlara yükselmesinden dolayı maç yönetmekten mahrum kalmanın verdiği hüzne katlanmakmış. diğer taraftan bizim de onun yönettiği maçlardan kalmamıza neden olan bu talihsiz rastlantılar, kariyerindeki yükselişin hızını bir nebze yavaşlatsa da kesmeyi başaramamış. onu en çok üzen olay ise kariyerini noktalamaya bir yıl kala opel firmasıyla reklam kampanyası yaptığı sekiz yüz bin dolarlık anlaşma yüzünden yaşanmış. milan kulübünün de opel firmasıyla anlaşmalı olduğunu öne süren büyük italyan kulüplerinin federasyona yaptığı baskı sonucunda, sonraki sezonda serie b maçlarında görev yapacağının bildirilmesini içine sindirememiş. “ortada güvenilecek bir hakem yoksa serie b maçlarını yönetmesinin de bir anlamı olmaz” diyerek parma – bologna play out maçından sonra artık italya’da maç yönetmeyeceğini açıklayarak istifa etmiş. futbola tutkun olan bir hakemin takım tutmamasının mümkün olmadığını söyleyen collina’nın mottosu; iyi bir hakemin maç yönettiği zamanlarda renk körü olmayı başarması.

    çocukluğunda bologna takımına sempati duyarken sonraları kendisi gibi libero oynayan pino wilson’a duyduğu hayranlıktan ötürü lazio’lu olmuş. uhdelerinden en büyüğü de diego armando maradona’nın oynadığı hiçbir maçı yönetememesi. 1991 – 1992 sezonunda serie a maçlarına verildiği yıl maradona italya’dan ayrılınca hevesi kursağında kalan collina’nın sahalarda seyrettiği en büyük oyuncular listesinde, beckham başta olmak üzere baggio, baresi ve raul gonzales özel bir yer kaplıyor.

    yaş haddi dolayısıyla hakemlik görevi sona eren collina’ya başta ingiltere olmak üzere pek çok ligden teklif gelmesi, onun ustalığına verilen görünmez ödüller olmuş.

    yediği tekmenin etkisiyle, acıyla havada süzülen oyuncu daha yere düşmeden, düdüğü çalabilme hızına ulaşmış olan bu usta, şimdilerde uefa 2008 avrupa şampiyonasında hakem atamalarından sorumlu komitede aktif görev almış durumda. 2006 dünya kupası finalleri’nde hakem konusunda sıkıntı yaşayan fifa’nın durumuna düşmek istemeyen uefa patronu platini’nin collina’nın deneyimlerini yabana atmaması akıllıca. futboldan hayatta istediği her şeyi bileğinin hakkıyla söküp alan collina, aynı zamanda hakemlik gibi daima hedef tahtası olmaya açık bir misyona rağmen futbolseverlerin gönlüne itinayla taht kurmayı başarmış ve beş kez “dünyanın en iyi hakemi” seçilmiş örnek bir spor adamıdır. gözlerini futbola yeni açmış genç bünyelere başka collina’lar görmek nasip olur mu bilinmez lakin biz, onun yönettiği gibi maçları izlemeyi şimdiden özledik bile…”
    *

    ali çınarcı f dergisi sayı 14
    (neverlander, 23.08.2007 16:55)
  22. takımlarımız uğurlu gelen eski hakemdir. ülkemize geldiği zaman kendisine ayrı bir tezahurat yapılır maçlarda, sempatik insan.
    (cyclops1988, 31.08.2007 19:53 ~ 13.04.2008 14:04)
  23. çirkin olmasına rağmen herkese çok sevimli görünen ve inanılmaz derecede sevilen, fanları bulunan hakem.
    (hypathia, 26.09.2007 17:09)
  24. konferanslarda konuşmak için 23-55 bin dolar isteyen eski hakem.
    (yakışıklı değil ama karizmatik, 03.06.2008 01:18)
  25. 24 yaşındayken alopecia areata hastalığına yakalandığı için keldir.
    (depresif, 11.06.2008 13:40)
 sayfa  / 2