keşke'lerin başladığının habercisi olan duygu
(pudra, 01.09.2004 18:14)
onca ay/gün/sene ona kan kusturduktan ve kendine bağladıktan sonra pes edip sağlıklı başka bir ilişk için seni terketmesinden sonra meğerse ona deliler gibi aşık olduğunu anlamanın ve keşke zamanı geri alabilsem demenin özet halidir.
(pudra, 01.09.2004 18:21)
yapılan hata karşısında bilinçli davranma biçimidir. hatasından dolayı acı çeken bir insan pişman olmuşsa bu hatayı telafi etmek için elinden geleni ardına koymaz. pişman olan insan affedilmelidir. zira faydalı bir bireydir.
eğer iyi düşünülürse, insanın aslında, yaptığı değil, yapmadığı şeylerden pişman olduğu görülür
"ne önemi var ki?"
geçmişe baktığınızda en çok pisman olduğunuz olay nedir?..
bu sorunun bir cevabı olmamalı,insanoğlunun elbette yapmış olduğu hataları vardır.ama hata yaptığına pisman duymak? hayatımızda yasadığımız her taban ve tavan anları bizi biz yapmıştır. her seçim bir kapının kapanması,başka bir kapının açılmasıdır.belki de o pisman olduğunuz şeyi yapsaydınız,şu anda tamamiyla farklı bir insan olurdunuz.bunu gerçekten istermiydiniz? 5 net fazla yapıp odtude okumayı, asla cıkma teklifi edemediginiz kızla konuşmayı.....bazen bazı şeyler pişmanlık olark değil,bir anı olarak kalmalı..
(bkz:
paralel evrende olup bitenler)
tüm insanları kapsayan ortak duygudur. herkes bir şeylerden pişmanlık duyar ve
şebnem ferahın da
gözyaşlarımızın tadı aynı şarkısında dediği gibi pişmanlık herkes için acıdır.
hayatta, ne tarafa doğru gideceğini bilmediğinde yaptığın her hareket sonunda içinde bulunduğun durum..
(bkz:
pişmanlık)
(sulfur, 02.05.2007 10:51 ~ 10:51)
yaşanabilecek en kötü duygudur.
"kendi kararımı kendim veririm",
"bu hayat benim istediğim gibi yön veririm" gibi saçma sapan nidalarla etrafta dolanırken anne-baba sözü dinlemeyen ,okul,meslek,iş tercihlerini buna göre yapan fakat sonunda zararlı çıkan modelin (bkz:
dikkafalı) içinde bulunduğu,hissettiği böyle bir şeydir işte..
"ooofff of" tur, "keşke" dir
giderken, geri dönecek bir eylem ya da durumda bulunup da vicdan kuşatması gerçekleştiğinde geri dönmektir.
bir anlık sinirle veya üzüntüyle yaptıklarınız olur genelde pişman olduğunuz şeyler. "keşke" demeye başladığınız zaman her şey size aniden olup bitivermiş gibi gelir. o ana dek verdiğiniz karar size mantıklı gelmiştir. o andan sonra ise kararı vermenize neden olan şeyleri unutur, sadece o olayın olmamış olmasını istersiniz.
annecim, hep kavga ettik seninle.
hep zıt düştük birbirimize.
ikimizde birbirimizi ne kadar sevdiğimizi bilsekte, dile getiremedik dünya gözüyle.
şimdi tek pişmanlığım geç kalmış olmam.
seni ne kadar sevdiğimi söyleyemeden gittin.
yazık ki geri dönüşü olmayan bir gidişle gittin..
asıl pişmanlık, karşı tarafa ne kadar pişman olduğunu gösteremediğin zaman gerçekleşiyor.
kimi zaman insanın yüzünü bile kızartabilecek bi durum.
en içten duygularını dinlemenin yol açtığı bir durum genelde. artık aramaman gereken o kişiyi gecenin 3'ünde ararsan pişma olursun. ölümüne sevdiğin ama hiç para kazandırmayacak olan o bölümü seçersen pişman olursun. eğlenilen bir ortamda alacalı bir şeylerden bahsedersen pişman olursun, ağzından burnundan fitil fitil getirirler senin. duvarını bordo renge boyarsan pişman olursun, "bu nasıl bir renk böyle?" diye diye pişman ederler seni. "farklı bir şeyler yapalım?" dersen pişman ederler insanı!
en içten gelen davranışlar, kısaca pişmanlıktır. insanca pek insanca olmanın bedeli pişmanlıktır! masumca ve farklı hareket edilerek yapılan her şeyin sonu hüsrandır..
yüreğininin götürdüğü yere gidersen ağzından burnundan kan akarken buluvereceksin kendini.
ama ben varım, her yerin kanrevan içinde kalacağı şeyleri yapalım! böyle gitmemeli! her şeyi içine atmak delirtecek seni de! büyümüş olgun insan rolü delirtecek! inadına pişman olacağımız şeylerin peşinden gitmeli, inadına basit ve çocukça gözüken ne varsa yapıp, pişmanlıktan ağlıyorken de, "oh canıma deysin! iyi ki yaptım!" demeli artık.
artık ağır gelen başını yaslamak için bulduğun omzun, kafanı kaldıramadığın o yükten fazlasını, sana merasimsiz teslim edip kaçması yahut başka bir dalgınlıkla mızıkçılar ile işbirliği yapmak!
yapmak ile yapmamak arasındaki tereddüt savaşında yapmamaya yenik düşersem eğer, aradan zaman geçipte yaşam karşıma bu seçeneğin sonucunu çıkarttığı zaman genelde karnımdan beynime doğru yükselen kusma ile migren arası hisse yakın bir duygudur pişmanlık.
eğer nefret ettiğim iş yerinde sadece iyi bir işim var diye kalırsam, bırakıp gittiğim ilk gün o mecburiyetin ortadan kalktığı ilk gün "neden" sözcüğü ile başlar o duygu ve boğazıma ulaştığında "ah şapşal şey" ile biter. bir kaç hafta alır o boğazdaki duygudan kurtulmak. ama kurtulmak gerekir; çünkü yol daha çok uzundur.
yaptıklarımdan değil, herhangi bir nedenle yapmadıklarımdan pişman olabilirim ancak.
süre gelen anlamsızlıklar zincirine karşı beynimizi durmadan kemiren yaratıktır..gerçekleri dışa vurduğunuzda yani iki dişinizin arasından , bir dil hareketiyle bir anda kustuğunuzda pişman olursun. rezil bir yaratık olup çıkıverirsin. sevmediğin insanlara lanet insan bakışı atarsan, yapmacık bir gülümsemeyle selamlamadığın için toplumdan dışlanır , yine pişman olursun.düşüncelerinizi özgürce orada burada dile getirirsen ,düşünce suçlusu olursun. hapislerde bir ömür geçirmek zorunda bırakılırsın , pişman ederler seni söylediklerine.sevgilinden ayrıldığınız gün alkolün dibine vurup , onu aradığında çocukça sözler sarf ettiğin , ağladığın için pişman eder seni .son anda bir çuval inciri bok edip , içinden geldiği gibi davranmışsındır çünkü…
hatta bazen; onca tecavüz haberini , toplu katliamları , birbirini nedensiz öldüren insanları gazetelerde okuduğun zamanlarda insan olarak dünyaya geldiğin için bile pişman olursun.
aslında sen en başından pişman olmaya mahkumsundur .tüm bunlara gözlerimi kapayıp , koyun gibide yaşarım diyebiliyorsan , ‘ helal olsun sana!’
keşkelerin sebebidir pişman olmak..
bir şeyi yapmak isteyip yapamadığımız zaman , veya yapmamız gereken bir şeyi erteleyip zamanında yapmadığımız zaman hissettiğimiz iğrenç duygudur....
keşke lafını bolca kullanırız bu duyguyu hissederken.
olabildiğince az yaşanması gereken bir şey....
geç kalmaktır. çok geç kalmak... hele kendimizden çok şey verdiysek, en büyük çaresizliktir pişman olmak. ne, zaman geriye alınır, ne de elden bir şey gelir. ciğeri beş para etmeyen insanları, gönlümüzün en güzel yerine koymaktan doğan pişmanlık, en kötülerindendir. yapılan hatanın uzun süreli olması da gerekmez pişman olmamız için. bazen, 10 dakika, bir ömür boyu kafamızı duvarlara vurmamıza yeter.
kısacası yürünen yolda en başa dönüp tekrardan yola çıkmaktır.
sağlanan bir fayda için debelenip, faydanın çamuruna bulanmaktır. oysa ya faydasız olmak lazım bu dünyada, ya herkesi aynı anda çamura bulamak...
(heidi, 02.01.2009 22:27)