x-men'i derinlemesine incelemeye alırsak bir adet (sadece) phoenix ve bir adet de dark phoenix çıkar karşımıza ki bunlar bir nevi iyi güçlerin karanlık güçler olmadan varolamayacağının sembolleridir.
heroes of might and magic 2'de ve heroes of might and magic 3'ün eklenti pakentinde ortaya çıkmış olan yüksek levellı yaratıklar arasında fazla da güçlü olamayan bir unitedir..tek avantajı kendi küllerinden regeneration büyüsü olmadan da doğabilmesidir..bu avantajından dolayı biraz güçsüzleştirilmiş tahminimce..
yunan mitlerine göre pheniks 'tir. habeş diyarında yaşadığı düşünülen efsanevi bir kuştur.yüzlerce sene yaşadığı söylenen bu kuş. bir kartal büyüklüğündedir. başında parlak bir sorguç vardır, boynunda ki tüyler yaldızlı, dğer tarafları kırmızı renktedir. gözleri yıldızlar gibi parlaktır. ömrünün sona erdiğini hissettiği zaman, kuru dallar zamkla sıvar, kendine yuva yapar, üstüne oturarak kızgın güneşle yuvayı tutuştrur ve kendini cayır cayır yakar. onun kül olmuş kemiklerinden bir yumurta meydana gelir, ondan da yeni bir pheniks çıkar
eski bir atari oyunudur. halk arasında kartallar olarak bilinen oyunda siz yeryüzünde silahı olan birşey, düşmanlarda yukarıdan size bombamsı şekiller atan yaratıklardı. önce yassı ufo biçimindeki şeyler temizlenirdi, sonra da kartallar diye tabi tabir edilen kuşlar vurulurdu. ilk partide mavi kartallar ikinci partide kırmızı kartallar vurulurdu. bunların en ilginç kısmı ise ortalarından vurulmazlarsa ölmemeleri idi. kanadından vurusanız yoluna tek kanatlı, iki kanadı birden vurursanız kanatsız olarak gezinirlerdi. bu haliyle madem ne kanat yaptınız kanatsız uçabiliyorsa sorusu sorulurdu. kartallar da bittikten sonra yine size bombamsı nesnelerden atan bir gemi gelirdi. bu geminin üst orta kısmında öldürülmesi gereken arkadaş bulurdu. geminin kasası kırmızıydı ancak öldürülecek arkadaşla geminin gövdesi arasındaki ince mavi çizgiye ateş etmeniz ve bu çizgiyi temizlemeniz gerekirdi. en sonunda da geminin tam orta altına gelinir, kalkan açılır ve arkadaş öldürüldü. sonunda hiç birşey olmazdı, yine başa dönülürdü.
arizona şehri. kızılderili müzesi, botanik bahçesi filan vardır görülebilecek. kızılderili müzesindeki boarding school bölümünde kızılderililere yapılan soykırım gözler önüne serilmiştir soykırım kelimesi kullanılmadan.
anka kuşu olmayan kuştur. anka kuşu, ya da zümrüdü anka ya da simurg adıyla bilinen kuş, eski iran efsanelerinde geçen bir başka kuştur, phoenix eski yunan efsanelerinde geçen bir kuştur, eski mısır efsanelerinde de bennu kuşu diye daha bir başka kuş geçer. bu kuşlarla ilgili zaman içerisinde birbirine karıştırılan efsaneler olmuştur, ama birbirlerinden farklı tasvir edilirler. çizim ve tasvirleri farklı da olsa bennu ve phoenix arasında bir benzerlik vardır, çünkü her ikisi de kendini yakan ve sonra küllerinden doğan varlıklardır. ama bennu yeniden doğduktan sonra küllerini mür isimli reçine ile yapıştırıp eski mısırdaki güneş kenti annu'ya götürür. phoenixle ilgili böyle bir şey yoktur. simurg ya da anka adıyla bilinense kel alakadır. aradaki tek bağlantı hepsinin efsanevi kuşlar olmasıdır. küllerinden tekrar doğan kuş her zaman turuncu sarı kırmızı yani alev renklerinde ifade edilir, ve nitekim bennu eski mısır'da güneş tanrısı amonra'nın da sembolüdür. dolayısıyla bu inanışın yanan helyum topu olduğunun henüz anlaşılamadığı dönemlerde güneşi personifike etmek için kullanıldığını tahmin edebiliriz. güneş de her gün doğar, gökte bir mesafe kateder ve batar, ortalık siyah renge bürünür, sonra o siyah renkten tekrar doğar. bir sembolizasyon yani. phoenix de aynı şekilde ağırlıkla güneş renklerindedir, ama çok daha büyük ve görkemli bir kuş olarak tasvir edilir. gene küllerinden doğar. ama phoenix'in güneşle bu kadar net bir ilişkisi yoktur eski yunanda.