pharaoh   

adana çık aradan

  1. symphony x'in 1997 çıkışlı the divine wings of tragedy albümünden bir şarkı.nakaratı hicaz makamında ve çok güzeldir.sözleri russel allen yazmış.


    ancient lands, lost in time
    storms of sand, walls of lime
    surround this mask of death ı wear

    awakened by intruder souls
    the jackal screams as my stone gods behold
    desecraters of ra

    pharaoh's curse upon you
    who dares to invade his sacred ground
    gods of the nile arise to strike you down

    forgotten days of my rule, cities
    blazed with gold and jewel
    diamond symbol of riches
    beyond compare

    now ı lay cold in this chamber of
    stone
    fools forsaken the wrath of my
    throne
    desecraters of ra

    pharaoh's curse upon you
    who dares to invade his sacred ground
    gods of the nile arise to strike you down

    mystic gods of the stars
    - ı summon thee from afar
    sun, moon and earth
    - align for my rebirth

    ı feel the blood flow through my veins
    the life force shines on me again
    let the ritual begin
    - you will pay for your sins

    ı am god, ı am king of the land
    the hour of judgement is at hand
    winds of revenges sweep through the sand
    the mighty pharaoh lives again

    [solo]

    pharaoh's curse upon you
    who dares to invade his sacred ground
    gods of the nile arise to strike you down
    (jugis nomen, 30.12.2005 20:09)
  2. (bkz: firavun)
    (assassin, 30.12.2005 20:18)
  3. caesar vari bir oyun vardı böyle piyasada bir aralar, yamulmuyorsam sierra imzalı..eğlenceliydi..
    (zeus, 30.12.2005 20:21 ~ 20:23)
  4. çok güzel, çok eğlenceli bir strateji oyunu. zamanına göre!:(1997)!: çok başarılıydı. ancak oyun çok ama çok uzun sürerdi. bitiremedik bir türlü. ama hala başındaki konuşma itibariyle, geyik ortamlarında eksik olmaz: the pharaoh is the heart of egypt, the land is its body, and the people are its blood.
    (akaydo, 09.01.2006 15:32)
  5. windows media player da bir çeşit skin.
    (tonguç, 09.01.2006 15:39)
  6. impressions games'in city building series'inden caesar benzeri oyun.küçük bir kasaba başkanı olarak başladığınız oyunda firavunluğa kadar çıkmak için şehrinizin altyapısını ve tanrıları hoş tutmalısınız.oldukça zor olan oyun sierra tarafından yayınlandı.
    (advoscotch, 09.01.2006 15:52)
  7. 1998'de kurulan birleşik amerikalı power metal grubu. after the fire ve the longest night album olmak üzere iki albümleri vardır. websiteleri de www.solarflight.net
    edit: be gone adlı albümleri de çıkmıştır. gayet melodik ve iskandinav usulü bir power metal albümü olmuştur. vokal ise biraz farklı. yani ne clean ne scream. biraz rob halford'a benziyor. özetle power metalcilerin hoşlanacağı bir albüm.
    (geceninpencesi, 01.04.2007 04:36 ~ 03.04.2008 17:41)
  8. sözlüğe taze kan olarak gelmiş dördüncü nesil yazar. ayrıca kuzen, kanka, yoldaş, can ciğer kuzu sarması dostum.

    şöyle dönüp de 23 yıllık kısa ömrüme baktığımda hayatımın birçok ilkini beraber paylaştığım, akrabalık müessesesinden pek de haz etmememe rağmen bu konuda istisna olmayı uzun yıllar önce başarmış kardeş ötesi insan.

    değirmendere sahillerinde tozu dumana katarken, sigaraya yeni başlamış olmamızın verdiği gazla olayın bokunu çıkartıp kusarken, annemlerin evde olmadığı bir gece bulduğumuz viski şişesini bitirip ''babama ne diyeceğiz'' diye sarhoş kafa düşünürken, ilk aşkı tattığım lise yıllarında hatun kişinin resmine bakıp saatlerce konuşarak kafanı şişirirken, aşık olduğu kızın resmini okul yıllığında bana gösterip hüzünle ağlarken, gecenin bir vakti odanın ışığını açmadan gizli gizli cm oynayıp bir yandan da anne ya da babası kalkıp ayakta olduğumuzu çakmasın diye dua ederken, körfez sanayi sitesi'nin o bezdirici atmosferinde küçük emrah şarkılarıyla klip çekip gülmekten geberirken, ergenliğin o en kavurucu dönemlerinde bulvar gazetesi alabilmek için ''bi milliyet, bi fotomaç bi de...'' diye tıkandığımız anlarda büfecinin ''bi de bulvar vereyim mi gençler'' deyip pis pis sırıttığı anlarda yerin dibine geçerken, gecenin bir vakti kalkıp telefonla arayıp ''oğlum manchester javier zanetti'yi istedi, ben de negotiate yapıp beckham ve giggs'i istedim ardından da beckham üstü 20 milyon verdiler acaba ne yapsam'' diye fikir alırken, karşılıklı çekyatlarda yatıp sabahlara kadar konuşurken benim '' oğlum türkiye'de yaşamayacam ben, ingiltere'ye gitmek istiyorum, kafaya koydum buradan ayrılacağım'' dediğimde yürek dolusu içtenlikle ''kanka ben seni çok özlerim'' dediğinde ve her şeyden önemlisi lise yıllarında okuduğum felsefe kitapları nedeniyle hayattan kopup ölümü düşündüğüm sıralarda yaptığımız telefon konuşmalarında ''sensiz ne yaparım kuzen, beni bırakma'' diye ağladığında anlamıştım ki biz dosttan öte ve birbiri için çarpan iki yürektik. canım dostum, biricik kuzenim seni çok ama çok özledim.
    (torontonian, 13.04.2007 03:58 ~ 04:00)