kuru kafa desenli yüzüğünü kötü adamları damgalamak için kullanan, kahramanlığın babadan oğula geçen bir saltanat olduğunu izleyicilerine öğreten çizgi roman karakteri.
çizgi romanın 1996'da başrolde billy zane'in olduğu, the phantom adlı uyarlama hollywood filmi de çekilmiştir.
babadan oğula görevin aralıksız aktarılması nedeniyle ölümsüz olduğuna dair bir kanaat yayılmıştır yerliler arasında. yaklaşık 350 yıllık bir efsanedir kendisi. bir elinde yumruk attığı adamın alnında lanet gibi kalan bir mühür olan yüzüğü diğerinde de hamiline kart yakinimdir manasına gelen damgalı yüzüğü vardır.
ilk fantom korsanlar tarafından istila edilmiş bir gemiden kurtulan tek kişiydi. o gün yemin etti. ölene kadar kötülükle savaşacaktı. oğullarıda onun yolunu izlediler. bugün bizim bildiğimiz fantom soyunun* 21. üyesidir.
her süper kahramanda adet olduğu üzere tayt üzerine don giyme felsefesine kendini içtenlikle bağlamış, ormanda 10 kaplan gücünde oluşunun nedeni acaba bu tayt ve üstündeki donun sıkılaştırdığı aletten korkan yerliler arasında dolaşan bir efsane midir bilmemekteyiz.
"fantom, şehre inmesi gerektiği zamanlar, tanınmamak için bir şehirli gibi giyinirdi" sekanslarıyla okuyanı kendinden geçiren çizgi kahraman. burada "bir şehirli gibi giyinmek"ten kasıt, tayt-don kombinasyonlu kıyafetin üstüne komiser kolombo trençkotu ve fötr şapka, maske üzerine de âmâ gözlüğü oluyor. (olayların tropikal iklimde geçtiği hususunu nazar-ı dikkatinize arz ederim.)
yine bu bağlamda fantom'un uçağa binme sahnesi de zihinlerden silinmez:
- beyefendi uçağa köpek alamıyoruz.
- o köpek değil. kurt.
filminde ki mevzubahis film henüz kamuya açık kapalı alanlarda sigara yasağının olmadığı dönemlere denk gelir, uşağının misafire ''mağarada sigara içilmez'' deyişi vardır ki, beni benden almıştır.
bunun yanında tayt üstüne iç çamaşırı giyen bir adamın fraklı uşağının oluşuda ayrı bir sorunsaldır.
bu tip topluma mal olmuş çizgi romanların filmlerini çekenlerin katli vaciptir.
şöle bir atlantis( martin mystere) çekseler kılık değiştirip gece 11 seansına giderim orası ayrı.
yine ikinci bölümünün bir adet soulwax mix'i var ki ortalarında bir yerde duruyor. bir süre sessiz kalıyor. tigapart of the weekend never dies'da bu mix için "bazı geceler insanlar bu sessizliği duyduğunda cidden setin bittiğini düşünüyor" diyor.
o sessizlikten sonra ne olduğunu da açıklayayım, şarkı patlıyor doğal olarak. en az orjinali kadar iyi olan bu mix'i şarkıyı sevdiyseniz mutlaka bulun ve dinleyin.
gerçek adı kit walker'dır. yaşadığı ormandaki yerliler ondan "ölümsüz ruh" diye bahsederler. iyiliği, bilgeliği, hiç kimsenin sahip olamayacağı eşsiz kütüphanesi, iyilik adına kullandığı serveti, kusursuz fiziği, evcilleştirilmiş vahşi hayvanları ve tüy kadar hafifmiş izlenimi vererek taşıdığı iki colt marka tabancası ile dünyanın çeşitli yerlerinde yaşadığı sayısız macerası ile gelmiş geçmiş en etkileyici kahramanlardan biridir.
(ilkokula başlamadan önce sadece resimlerine bakarak tutkunu olduğum ve bu yüzden okula gitmeden okuma öğrenmek için kendimi yırttığım çizgi roman karakteridir.)