daha da kötüsü peynirli poğaçanın içinden zeytin çıkmasıdır. zeytin sevmeyen insanı ağlatır. unpak pastanelerinden alıyorsanız poğaçanın içini açıp kontrol etmenizi öneririm...
kampüsteteki bi cafede sürekli peynirsiz peynirli poğaça yiyen biri olarak en sonunda dayanamayıp garsona "peynirli poğaça alayım ama içinde peynir olsun" demiştim de ters ters bakmıştı. artık o cafe de kapandı heryer self servis oldu.
genelde peynir tenekesinin dibindeki peynir suyu ile yapılır bu poğaçalar, o yüzden aslında mikro-granül olarak vardır illa peynir. bir de kıymalı poğaça yerine yerine salçalı soğanlı poğaça yemek var tabii.
peynirin erimiş bulunabileceği için gözükmemesiyle içindeymiş zannedilebilen durum. halbuki peynir vardır orda ama mis gibi erimiştir, hamura karışmıştır, hamurla yek vücut olmuştur.
olağan bir durumdur karşınızdaki insan size pişkince sen yemişsin onu da diyebilir nitekim lise yıllarında bir arkadaşımızın istediği çift kaşarlı tost kaşarsız çıkınca kanticimizin verdiği cevaptır bu, yaşanmıştır.
üzümlü kekin içindeki tek üzüm tanesine denk gelmiş olmaktan daha iyi olduğu söylenebilir. zira, o üzümü yesen bir dert yemesen bir derttir. tadı damağında değil dişinin kovuğunda kalır çünkü. bütün o kek boyunca da o tadı ararsın, beklersin, bulamazsın ve kudurursun.
durum sonucu oluşacak şikayet dile getirildiğinde "hamurunda var onun hamurunda" şeklinde cevap alınmak sureti ile yarılma söz konusu olabilir.
(bkz: cümle kurabildiğinden şüphelenmek)