bütün insanlığın acılarını hissedebilecek, görebilecek mertebede olduklarından, hayatlarının zor olmasıdır. çevrenizde yanlış yapan birçok insan vardır ve elinizden birşey bir türlü gelmez.
bundan başka kendini bilmez insanların, inanmasa bile belli inançlara saygılı olmaması, başarısız olduklarını düşünmesi gibi densizlik derecesinde yorumlarına hedef olmalarıdır. insanlar sanabiliyor ki, herşeyi kendileri bilir, görür, eder, analiz eder. bu evrende küçücük bir parça olduklarının farkına ne zaman varacaklar merak ediyorum. bilip bilmeden her konuda sallamak, bok atmak, densizliğe varacak konularda yorum yapmak maalesef ki insanlığın en büyük kibridir. peygamberler, üstlendikleri görev icabı sadece elçi konumundadırlar, sonuç konusunda ve bu mesajın ilgili kişilere ulaşıp ulaşmaması ise kendilerinden bağımsızdır. mesajı alan alır, alamayan alamaz. ve dolayısıyla başarısızlık, mesajı alamayana mahsus bir konudur. dini inanç olsun olmasın, iş hayatında bile bu konu böyledir. bu insanlar en azından bir amaç uğruna didinmiş, hayatını ortaya koymuşlardır. hayatın her türlü keyfinden kendilerini muaf tutarak, sadece insanca bir amaca hizmet etmeye kendini adamak ise, ancak cesur insanlara mahsus birşeydir. cesaret, kahramanlık, amaç uğruna kendini adama, hangi konuda olursa olsun takdir edilesi bir davranış modelidir. kendini insalığa adayan kişileri de afedersiniz ama "anal sex yapamamak" gibi bir konuyu düşünebilecek seviyeye düşürenleri de esefle kınıyorum. e hayatı yemek, içmek, sıçmak ve zevkten ibaret adamların da daha yüksek idealleri anlamaması doğaldır. işte peygamber olmanın en büyük dezavantajı da budur, bu gibi insanların absürd eleştirilerine maruz kalmak. yazık.
(bkz:
tavşan dağa küsmüş dağın haberi olmamış)