|
|
- (bkz: allah bilir)
- öncelikle allah'a inanmak gerekir. sonra, siz dünyadan ayrıldıktan yüzyıllar sonra birilerinin arkanızdan atıp tutacağını bilmeniz ve bunu göze almanız da lazım. tabii bunun yanında seçilmiş kişi olmanız gerek.
(bkz: the one)
(bkz: anlayana)
- hz. muhammed'in son peygamber olarak gönderildiği islam dininde belirtildiğine göre inanan bir insan için bundan sonra var olmayacak bir şey için gerekenlerdir. hz. muhammed'e kadar ise hiç bir peygamber, peygamber olabilmek için iyi insan olmamıştır, iyi ve dosdoğru insan oldukları için peygamber olmuşlardır.
ama bugüne kadar dünyaya gönderilmiş peygamberlerin görevleri arasında esas saf/aptal/cahil halk yığınlarına doğruyu anlatmak olduğu kesindir.
- isime dair düzenlenmiş ve ödenmiş fatura.
(bkz: ateş seni çağırıyo)(sylar, 13.10.2007 18:43)
- insan olmak yeterlidir. lakin aramızdan bazıları insan bile olmadıkları, bir çok hayvandan bile daha zekasız, daha aciz olduklarından mıdır? nedir bilmiyorum insanlara özgü bir mertebe olan peygamberlik vasfına inanmıyor, inanmamakla birlikte bu kavram ile minnacık beyni ile dalga geçiyor. işte biz o beyinsiz güruh için şunu söylüyoruz;
“ayetlerimizi inkar etmiş ve kafir olarak ölmüş olanlara gelince; işte allah’ın, meleklerin ve bütün insanların lâneti onların üstündedir. onlar ebediyyen o lanet içinde kalırlar. artık ne azabları hafifletilir, ne de onların yüzüne bakılır.” (bakara, 161/162)
“şüphesiz ayetlerimizi inkar edenleri, gün gelecek bir ateşe sokacağız. onların derileri pişip acı duymaz hale geldikçe, derilerini başka derilerle değiştiririz ki, acıyı duysunlar. allah daima üstün ve hakîmdir.” (nisa, 56)
“allah’ı ve peygamberini inkar edenler ve (inanma hususunda) allah ile peygamberini birbirinden ayırmak isteyip, “bir kısmına iman ederiz, ama bir kısmına inanmayız.” diyenler ve bunlar (iman ile küfür) arasında bir yol tutmak isteyenler yok mu, işte gerçekten kafirler bunlardır ve biz, kafirlere alçaltıcı bir azab hazırlamışızdır.” (nisa, 150-151)
- bu tarz şeylere inanan aptal insanlara acımak lazımdır. sorsanız dinlerine son derece bağlıdırlar ancak bu tarz şeylere de sonuna kadar inanırlar. beni asıl korkutan şey bir gün bununla gelecekler bize;
(bkz: allah olmak için gerekenler)
yazık, vallahi yazık...
- - kavim
- sakal
- mucize*
- halife me'mun ile veziri sümame'nin konuyla ilgili pek çok hikayesi vardır.
misal:
bir adamı yaka paça huzura atarlar. filan yerde "ben peygamberim" diye gezmekteymiş. sümame sormuş:
-sen peygamber misin?
-evet, peygamberim. bana iman edin yoksa cehennemde yanacaksınız.
bak bak bak... sümame tek kaşını kaldırmış ve sormuş:
-peki nedir senin peygamberliğinin işareti?
-karını getir buraya. herkesin önünde onu becereceğim. ve benden doğacak çocuğu daha bebekken benim peygamberliğimi teyit edecektir.
bunun üzerine sümame gülmüş:
-tamam tamam, iman ettim.
bunu duyan halife me'mun yerinden bir hoplamış:
-sümame ne diyorsun?
-duymadınız mı? adam yoksa karımı becerecek...
bunun üzerinde halife me'mun güler ve ekler:
-karnını doyuun da atın şu deliyi dışarı.
bir başka misal:
gene halife me'mun vezirlerinden biriyle kendini peygamber ilan eden bir adamın evine tebdil-i kıyafet gitmişler. eve buyur edilmişler. yalancı peygamberin iki yanına oturmuşlar. me'mun sağına, vezir soluna oturmuş. me'mun sormuş:
-sen gerçekten peygamber misin?
-evet. allah benimle konuşuyor.
-e peki ne diyor.
-'birazdan iki adam gelecek' dediydi demin.
-eee.
-'biri sağına, diğeri soluna oturacak' dedi.
-sonra?
-'solundaki dünyanın en ibne adamı' dedi.
-tamam, demiş me'mun. iman ettik sana diyerek gülerek çıkmışlar yanından.
her devirde yalancı peygamberler çıkar. "gayipten sesler duydum, tanrı bana konuştu." diye çıkan çok olur. çok az kişi halife me'mun gibi bu meczuplara gülüp geçer. çünkü o yalancı peygamberliğin çoğunlukla bir tür meczupluk olduğunun farkındaydı. şizofreni bu yalancı peygamberlerin büyük çoğunluğunun ortak özelliğidir.
onun dışında tanrı da bazen bir kulunu seçer ve onu insanları uyarmak ile vazifelendirir. hani bu konuda seçme kriterleri nedir pek de bilemeyiz. bizim inancımıza göre onlar çok evvelden bir takvime bağlı olarak ortaya çıkmışlardı. ortada bir peygamberlik başvurusu, adayı ve cvsi dolanmamaktadır.
- muadili bir bakşa başlıkta* da olduğu gibi, her hangi bir inanç sistemiyle barışık olmayan, dini inançlara karşı inanmak yada inanmamak gibi tercihlerin dışında, alakasız ve anlamsız bir şekilde sadece bok atmak, değerleri küçültmeye çalışmak, popülaritenin g*tünü yalamak gibi amaçlar edinmiş, bir ateist, pangaist, ne bileyim hümanist? (yada başka bir -ist de olabilir hepsi kişisel özgürlüktür), hiç birine dahil olmadığını düşündüğüm, sonuçta kişinin inancını şekillendirme özgürlüğü de bir takım araştırma, bilgilenme ile oluyor, ve bu level a gelmiş insan böyle küçük ataklara girişme gereğide duymaz. sen müslüman olmayı ve tek allaha'a inanmayı seçtiysen o da teslis inancında karar kılmıştır yada bir diğeri tüm bu yaratıcı kavramlarına kulak asmamakta ve inanmamaktadır tercihidir.onun kararını sorgularsın kendince, eleştirirsin, buna eyvallah, doğalı bu eleştirir yada benim ki seninkinden daha mantıklı yapabilirsinde, bu yapılana ne denir, ne için yapılır, mahallede tartışan iki cahil veletin birisi dindar birisi de neye inanacağını şaşırmş bir çocuk olsun. dindar olan bir şeyler anlatırken diğeri de buna bok atmak, üste çıkmak için tükürük saça saça bir takım boş cümleler kursun. işte bu diyaloğun sözlüğe yansıması gibi bir şey sanırım. kalkıp ta bir sürü insanın inançları gereği saygı duyguğu, yüksek değerler üzerinde tuttuğu bir takım, kişi yada kavramları hor görüp, küçük beyninle bok attığını düşünerek sözlüğe yansıtırsan acizliğine de kimse anlam veremez. bunun adı da bok at izi kalsın yerine bok piş ağzıma düş gibi bir şey olur. eleştirmek yada yanlış bulmakla, içinde biriktirdiği bir takım öfke dolu fikirleri sağa sola saçmak arasında ince bir çizgiyi geçtim koca koca duvarlar kadar fark var hoca.
(bkz: başımız dik çünkü boğazımıza kadar bokun içindeyiz)(rene, 14.10.2007 15:15 ~ 15.10.2007 13:46)
- (bkz: iman gücü)
- erkek olma şartının unutulduğu başlık.
- (bkz: şizofreni)
gerçekten çok ciddiyim. hiç kimsenin inançlarını yada yaşamını adadığı değerleri küçümsemek, dalga geçmek yada rencide etmek gibi bir amacım yok ama;
şimdi birisi ortaya çıksa, ben yaradanın elçisi yani sözcüsüyüm, gaipten, bilinmezden sözler duyuyorum, sizin göremediğiniz varlıklar benimle iletişime geçiyor, benimle konuşuyorlar, gene sizin göremediğiniz, benim de sadece bir perdenin arkasından gördüğüm birinden haber getiriyor onlar dese...
üstelikte insanların özellikle yeni ergen çocukları üzerinde bu yolla hakimiyet kursa, bir nevi iç savaş durumu husule gelse, ne dediğine bile bakmadan tıkarız bir tımarhaneye, dayarız ebixaları, ariceptleri, serequelleri, xanaxları vs..., bir daha gözünü açamayacak kıvama getiririz onu.
yaratıcı kurtarırdı o nu demeyin şimdi, tamam islami inanışa göre hz.isa yı çarmaktan kurtarmış daha doğrusu onun yerine hain havariyi gerdirmiş haça , yani hz.isa yı almış, deccal gelince geri yollayacakmış, tamam da. çarmak mevzuundan beri hz.isa dan haber alan var mı?
not: haber verecekse de, bana vermesin hazretleri, yarabbim. korkarım ben öle şeylerden. 3 kulluvallah bir elhama müteakiben, önce anneme sonrada ücreti mukabilinde arkadaki oflu hocaya okuturum kendimi bir güzel, bana musallat olmasın diye.
not: evet çarmak mı çarmıh mı yoksa çarmah mı bilmiyorum.
- tek şey gerekir o da;
(bkz: vahiy)
- (bkz: hz)
- hz. ibrahimin soyundan geliyor olmak lazımdır.
ancak
peygamberlik hz. muhammet ile son bulmuştur.
ve allah katında din islamdır.
- bu dönemde olabilmek için kafayı sıyırmak gerekir.
aklıma ister istemez hasan mezarcıyı ve din upgrade sistemlerini getirdi.(venom, 14.10.2007 17:31)
- en önemlisi biraz şans gerektirir.buna tanrının taktiri de diyebiliriz.
- zeki olmak, güvenilir olmak, mantıklı bir cevap verilemeyecek durumlarda "bunu sorgulamak günahtır" diyebilecek rahatlıkta olmak.
- (bkz: peygamber olunmaz peygamber doğulur)
- (bkz: peygamber sabrı)
- büyük bir zeka+doğru zamanda doğru yerde doğru koşullar altında doğmuş olmak.çağımızda imkansızdır.
- (bkz: kitap)
|