|
|
- bu aracın hareket kabiliyeti efsanedir, u dönüşü yapabilmesi için bir futbol sahası kadar alana ihtiyaç duyar.
- yeni modelleri turist ömer uzayda filminden fırlamış tekonolojide araç.
(bkz: http://www.karsan.com.tr/...)
- ön lastiklerinin kaportanın içine gömülmüş olmasından dolayı, dönmek için şöförünün kahraman bir yapı sergilemesi gereken araç
- arka kapısının içerden açılmasına yarayan o biçimsiz kol ile akıllarda yer etmiştir. otomatik olarak açılması için aparat taktırıldığında ise o kol çıkarılınca ortaya çıkan deliğe 25 binlik taş para yerleştirilir ekseriyetle. cuk diye oturur o deliğe.
nesi iyidir bilmem, en favori servis ve orta mesafe düz yol dolmuş aracıdır. şehiriçi dolmuşu olarak kullanan şoförlerin nasıl efsane magirus deutz değil de j9 tercih ettiğini anlayamam bir türlü.
vitesinin ta arkaya yolcu koltuklarına kadar uzanması başka bir asabiyet sebebidir.
- yeni modeliyle at-kelebek ambiyansına inceden bir gönderme yapan araç.
- bundan tam 12 yıl önce araba kullanmayı öğrendiğim ilk araç. ilk göz ağrım. (ama başka araçları görünce gözüm açıldı tabi)
- önden çekiş olduğundan ve tam dolu halde ağırlık merkezi ortanın arkasına düştüğünden yağmurlu yolda bile kayan araçtır. çocukken her kış, ıhlamur'dan barbaros bulvarına çıkan o arnavut kaldırımı yolda bu aracın ön tekerlekleri spine başlar, şoför amcanın canhıraş çığlıkları arasında bütün çocuklar o ön taraftaki motor çıkıntısının olduğu yere toplaşır, aracın o yokuşu çıkabilmesi sağlanrıdı.
ayrıca yeni versiyonunun teknik özellikleri de çok garip. resmen bu araç için otoyollarda hız sınırı yok. zaten kendisinin maksimum sürati 105 km/h. bir yandan da dönüş çapıyla güldürür. tam 14.5 m'de u dönüşü yapabilir bu ayı normal araçlar 10 m civarı çaplara sahipken.
- yıllar önce muğlada ilçeler arasında çalışan dolmuşların tamamını oluşturan araç. örneğin iki saatlik yolu 2.5 ila 3 saat arasında almayı başarmasıyla ünlüdür. dolmuş olanların en arka koltuğu en çok sarsılan lakin en rahat uyunabilen yeridir. yokuş çıkarken ha bitti ha bitecek ha yandı ha yanacak ha koptu ha kopacak şeklinde kaygılar uyandırır. muğla anadolu lisesinde okuyup ilçelerden okula gidenlerin hayatında büyük yer etmiştir. zannımca sakar geçidini çıkarken motorun çıkardığı ses çok kişinin hatırasında yer etmiş hala kulaklarında çınlamaktadır.
- peugeot isminden nasıl böyle bir araç çıktığına insanı şaşırtan, manevra kabiliyetsiz, asabiyet yükleyen bir çeşit dizel olaydır.
- adana'da dolmuşların büyük kısmını oluşturan minibüs.
ben bu minibüsü ufakken mercedes sanardım. yok, öyle gözümde büyüttüğüm için falan değil bu. bütün peugeot j9'ların ön tarafında mercedes'in o 3 köşeli yıldızlarından vardı kocaman kocaman. ama istisnasız.. hepsinde vardı. ben de mercedes sanardım.
adana'da öyle bir mercedes hasreti vardır ki, sormayın gitsin.
- dünyanın en lüzumsuz minibüsüdür. sabahları işe giderken beni uyutmamak için elinden geleni yapar. işyerim ve evimin arası 30 km olunca ve bunun 20 si yokuş yukarı çevreyolu olunca varın siz düşünün çektiğim eziyeti. bi kere koltuklar bir kişilik değildir kesinlikle. hem genişlik olarak hemde diz mesafesi olarak. anaokulu öğrencileri düşünülerek tasarlandıysa o başka tabi. içindeki konfor zaten minimum düzeyde bile değil. çünkü minimum bile bi seviyedir yani. motor gürültüsü kaputun altında ne kadar ise en arka köşe koltukta da o kadardır. ama hak vermek lazım. sen 20 kişilik minibüse 70 beygir motor koyarsan tabi bağırır o motor. 70 beygirle yokuşları çıkabilsin diye birinci ve ikinci viteslerin dişlileri o kadar büyüktür ki direk 3. viteste bile kalksa olacak nerdeyse. bu sebepledir ki uzun yolda bırakın içinde olmayı kesinlikle dışında bile olunmamalıdır. her sabah 45 dakka yol gidiyorum ama henüz uyumayı başarmış değilim. kalorifer sistemi desen kendine hayrı yok.30 km lik yolun son 5 km'sinde içerisi ısınmış oluyor anca ve o da muhtemelen içeride 20 kişinin nefes alıyor olmasından kaynaklı.
bir de bunların hepsi 2007 modelinde oluyor. hani şu ledli ön farları olan var ya... içini aynı bırakıp dışını değiştirmişler sağolsunlar. çünkü biz daha çok dışardan bakınca rahatsız oluyoduk zaten. en çok kafamı bozan ise yenilerinde otomatik kapı için konulan bayan anonslu ses kaydı... her kapı açılıp kapandığında "dikkat" diyen bir bayan sesi. hele sabahın o saatinde servise ilk binen kişiyseniz en az 30 kere o sesi duyuyorsunuz. artık o sesin sahibi kimdir bilmiyorum ama tüm türkiyeyi karşıma geçirip "dikkat" dedirtsem kesin bulurum... hayır bide sanki yolcunun rahatını çok düşünmüşler, sanki müşteri memnuniyeti had safhada, sanki bi tek kapı açılıp kapanırken uyarması eksik ... beni o kadar düşünüyosun madem şuna bi turbodizel motor koy arkadaş. bi ses yalıtımı yap ya... çok doluyum çok. bugünlerde seri halde j9 yangını haberleri çıkarsa... ben yapmadım...
|