bence dünyanın gelmiş geçmiş en iyi kalecisidir.
oldukça iyi yarı olduğundan, forvet oyuncusuyla karşı karşıya kaldığında o topun kaleye girmeme ihtimali, girme ihtimalinden kat kat yüksektir. şimdi hayal edin; müthiş bir ara pasına yine müthiş bir depar atmış ve ceza alanı ön çizgisinde topla buluşmuşsunuzdur. artık gol atmanızla aranızda "hemen hemen" hiç bir engel yoktur. o sırada kaleye doğru bir bakarsınız ama kaleyi göremezsiniz. gördüğünüz tek şey üzerinize doğru koşan sarışın bir
gergedandır. "topu yanında ağlara yollıyım" deseniz geçmez, çalım atayım deseniz yemez. en iyisi bırakın topu onun güvenli ellerine, geri dönün.
kaldı ki tüm bu iri yapısına ve tasvip etmediğimiz gergedan yakıştırmasına rağmen, gördüğüm en iyi reflekslere sahiptir bu adam. onun için kontrpiyede kalmak diye birşey neredeyse yoktur. her hamleye bir cevabı (hem de en hızlısından) vardır.bu sayede cepheden de çok zor gol yer.
şimdi diyeceksiniz ki "madem bu schmeichel bu kadar üstün bi insan, zamanında ona gol atanlar nasıl attı? neden tüm bu üstün meziyetlerine rağmen manchester united onunla çıktığı maçları kaybedebildi? senin dediğin gibi olsa hep kazanırdı, en azından berabere kalırdı." işte bu sorunun cevabını verirken bir iddiada bulunmak istiyorum: "schmeichel yediği bütün golleri bilerek yemiştir." evet, evet; yanlış duymadınız. bilerek yemiştir. hiç şüphem yok ki futbolun, gol olmadan olmayacağı bilincindeki bir insandır kendisi. bu yüzdendir ki eğer hiç gol yemezse maçları çok daha az kişi tarafından seyredilecek, gelirleri de orantılı olarak düşecektir. tüm o golleri bu yüzden yemiştir.
en azından ben buna inanmak istiyorum. yoksa koskoca schmeichel hiç gol yer mi?