tenis tarihinin en büyük rekor canavarıdır kendisi. toplamda 14
grand slam kazanmıştır, 1993-98 arasında üstüste 6 seneyi
atp'nin 1 numarası olarak tamamlamıştır, 286 hafta atp'nin zirvesinde kalmıştır ve kariyeri boyunca katıldığı turnuvalardan 43 milyon dolar kazanmıştır. ve bunların hepsi rekordur. bunların ötesinde benim gibi eline tenis raketi almamış nicelerinin saatler boyunca
trt'nin karşısında tenis izleme sebebidir.
annesi ve babası yunan göçmenidir. tipine bakıldığında çok karizmatik olduğu söylenemezdi. onla aynı zamanlarda tenis oynamış
mark philippoussis,
patrick rafter ya da
jonas björkman gibi oldukça yakışıklı hatta manken gibi olan bir sürü adama inat, korta memur gibi gelir memur gibi giderdi. ama korttayken o mankenlerin hepsini öttürürdü. özellikle
servis-vole olarak adalndırılan stratejiyi ondan iyi uygulayan yoktu, kolay kolay da olmaz zaten. ikinci servislerini bile neredeyse ilki kadar etkili atardı. başarılarla dolu kariyerindeki tek noksan
roland garros'u kazanamamasıydı. zaten onunla ilgili söylenebilecek tek eksiklik, toprak kortta diğerleri kadar etkili olamamasıydı. kariyer galibiyet yüzdesi %77 iken bu oran toprak kortta %63'tü.
ama kazandığı onca başarıyı daha da inanılmaz kılan şey, bu adamın genetik bir hastalık olan akdeniz anemisini taşımasıydı. bu hastalık fiziksel ve atletik dayanıklılığı kısıtlayan, yüksek efor sarfedildiğinde insana çok kolay yorgunluk hissi veren bir hastalıktır. bu yüzden sampras teniste
rally tabir edilen topun iki oyuncu arasında defalarca gidip geldiği durumlarda, oyunun daha fazla uzamaması için "yetti amına koyim, canımdan kıymetli mi? ne olacaksa olsun" diyerek fileye giderdi. 1996 amerika açık'ta 4 saat süren bir maç sırasında bir anda kusmaya başlamıştı. bir sporcunun sahip olmak isteyeceği en son hastalıklardan birine sahip olup da böylesine bir kariyer yapmak gerçekten de inanılmaz.
ve tabi bir de
andre agassi ile rekabetleri vardır ki magic johnson, larry bird rekabetini aratmaz. ikili, grand slam finallerinde 5 kez karşı karşıya geldi 4'ünü sampras kazandı. diğer atp turnuvalarının finallerindeyse 5 kez karşılaştılar, 3'ünü agassi kazandı. bir de şöyle bi olay olmuş ikili arasında. 1995
davis cup'ta abd adına oynaması istenmiş bunlardan. pete sampras "tek şartla oynarım, agassi de gelecek" demiş. agassi de "tek şartla oynarım, sampras da gelecek" demiş. meğer bu yavşaklar şöyle düşünüyomuş; "roland garros'a kaldı bikaç hafta. eğer ben davis cup'ta oynarsam, o oynamazsa, bu ibne roland garros'a dinlenmiş olarak çıkar." işte böyle bir rekabettir bu ikisininki. güzeldir ama, kazanan hep tenis olur.