|
|
- gelmiş geçmiş en büyük tenis oyuncusudur. abd kökenlidir. ilk grand slam turnuvasını 19 yaşındayken kazandı. 2 sene önce tenis oynamayı bırakan pit, bir çok turnuvaya onur konuğu olarak katılmaktadır.
- kariyerinin son beş-altı senesine yetişebildiğimiz,zehir gibi ace yapan ve wimbledon tenis turnuvasını en çok kazanan tenişçi.agassi ile kapışmaları genelde zevkli geçerdi;200 km/saat hızla gelen servisi karşılayamayan agassinin rakete bakar şekilde paytak paytak yürüyüşü beni hep güldürmüştür.
- özlenilen efsane.tenisi sevme sebebim.wimbledon'daki yenilmezlik serisine genç bir sporcu son vermişti zamanında.ismi roger federer idi bu genç isviçrelinin.o zaman belli etmişti zaten kendisi üstadın yerini almak niyetinde olduğunu.kimilerine göre çoktan aldı bile.ama bazılarına göre -ki ben de bunlardan biriyim- pete sampras hala bir numara.
- tenis tarihinin en büyük rekor canavarıdır kendisi. toplamda 14 grand slam kazanmıştır, 1993-98 arasında üstüste 6 seneyi atp'nin 1 numarası olarak tamamlamıştır, 286 hafta atp'nin zirvesinde kalmıştır ve kariyeri boyunca katıldığı turnuvalardan 43 milyon dolar kazanmıştır. ve bunların hepsi rekordur. bunların ötesinde benim gibi eline tenis raketi almamış nicelerinin saatler boyunca trt'nin karşısında tenis izleme sebebidir.
annesi ve babası yunan göçmenidir. tipine bakıldığında çok karizmatik olduğu söylenemezdi. onla aynı zamanlarda tenis oynamış mark philippoussis, patrick rafter ya da jonas björkman gibi oldukça yakışıklı hatta manken gibi olan bir sürü adama inat, korta memur gibi gelir memur gibi giderdi. ama korttayken o mankenlerin hepsini öttürürdü. özellikle servis-vole olarak adalndırılan stratejiyi ondan iyi uygulayan yoktu, kolay kolay da olmaz zaten. ikinci servislerini bile neredeyse ilki kadar etkili atardı. başarılarla dolu kariyerindeki tek noksan roland garros'u kazanamamasıydı. zaten onunla ilgili söylenebilecek tek eksiklik, toprak kortta diğerleri kadar etkili olamamasıydı. kariyer galibiyet yüzdesi %77 iken bu oran toprak kortta %63'tü.
ama kazandığı onca başarıyı daha da inanılmaz kılan şey, bu adamın genetik bir hastalık olan akdeniz anemisini taşımasıydı. bu hastalık fiziksel ve atletik dayanıklılığı kısıtlayan, yüksek efor sarfedildiğinde insana çok kolay yorgunluk hissi veren bir hastalıktır. bu yüzden sampras teniste rally tabir edilen topun iki oyuncu arasında defalarca gidip geldiği durumlarda, oyunun daha fazla uzamaması için "yetti amına koyim, canımdan kıymetli mi? ne olacaksa olsun" diyerek fileye giderdi. 1996 amerika açık'ta 4 saat süren bir maç sırasında bir anda kusmaya başlamıştı. bir sporcunun sahip olmak isteyeceği en son hastalıklardan birine sahip olup da böylesine bir kariyer yapmak gerçekten de inanılmaz.
ve tabi bir de andre agassi ile rekabetleri vardır ki magic johnson, larry bird rekabetini aratmaz. ikili, grand slam finallerinde 5 kez karşı karşıya geldi 4'ünü sampras kazandı. diğer atp turnuvalarının finallerindeyse 5 kez karşılaştılar, 3'ünü agassi kazandı. bir de şöyle bi olay olmuş ikili arasında. 1995 davis cup'ta abd adına oynaması istenmiş bunlardan. pete sampras "tek şartla oynarım, agassi de gelecek" demiş. agassi de "tek şartla oynarım, sampras da gelecek" demiş. meğer bu yavşaklar şöyle düşünüyomuş; "roland garros'a kaldı bikaç hafta. eğer ben davis cup'ta oynarsam, o oynamazsa, bu ibne roland garros'a dinlenmiş olarak çıkar." işte böyle bir rekabettir bu ikisininki. güzeldir ama, kazanan hep tenis olur.(bardij, 09.09.2006 01:23 ~ 01:25)
- çim kortların gelmiş geçmiş en iyi tenisçisidir.servis-vole oyununda bir eşi daha yoktu.hala da yoktur kanımca.
- tenis denince aklıma gelen tek isim, masa tenisini bu kadar iyi oynayabilme sebebim, vuruş tekniklerini kendime bellediğim, forehandine kurban olduğum, üstadım.
- 1993 ile 2000 yılları arasında yedi kere wimbledon tenis turnuvası'nda final oynamış ve hepsini kazanmıştır . halen rekoru kırılamadı . dünyanın gelmiş geçmiş en başarılı tenisçisi olarak gösterilmektedir .
|