|
|
- aslında "karşılıklı pro evolution soccer oynarken 2 tarafın da aynı takımı seçmesi" olarak uzattıkça uzatıp öyle açmak istediğim başlıktı ama hepinizin yakından tanıdığı 50 karakter davası.
bu insanların seçtiği takımların brezilya ya da barcelona olması gözlerden kaçmayan bir detaydır.
-la en güçlü takımı seçtin, brezilya seçmek yok
+bana ne lan
-ben de brezilya olurum bağane
işte genelde böyledir. aslında arjantini ya da almanyayı seçip brezilya'nın o dandik defansını dağıtabileceğini bilmez bunlar, varsa yoksa adrianoyla 45 metreden şut çeksin.
neyse efendim, ben genelde bu tiplere ps2 cafelerinde rastlarım ve derin derin bakarım kendilerine. resmen ben ne futboldan ne de bu oyundan anlıyorum diye bas bas bağırırlar. yahu arkadaşım japonlar 1 yıl kafa patlatıyor, sabah akşam demeden kod kasıyorlar oyunu gerçekci yapalım diye. yani adam tribüne futbolcunun hop oturup hop kalkan sevgilisini bile koyacak kadar gerçekci oyun yapsa, sen 2 aynı takımı seçtikten sonra ne anladık o gerçekcilikten. ronaldo çalım atsın, ronaldo arkadan kaysın ronaldoyu düşürsün, ronaldo yerde sakatlık geçirirken, ronaldo kırmızı kart görsün falan. ne kadar banal. konami yetkililerine seslenicem yakında aynı takımları seçmeyi yasaklasınlar, hatta şu an sesleniyorum;
"bu ne kepazeliktir sayın konami. lütfen buna bir dur deyin..."
ayrıca karşılıklı türk milli takımı seçerek oynayanlar vardı bir de, onlar ne yapmaya çalışıyor çözemedim, sahada 2 tane ibrahim üzülmez vardı, daha kötü ne olabilir ki...
- "oynamayı bilen adam, her takımla oynar" iddiasının tüm arkadaşlarım tarafından kabul görmesi sonucu artık herkesin, avrupa liglerinin orta sıralarından takımlar alması ve ne mutlu bize ki artık karşılaşmadığımız saçmalık.
oynamayı bilen adam, her takımla oynar. ronaldinhoya ihtiyacı yoktur.
- street fighter'da iki oyuncunun da bok varmış gibi ryu ya da keni seçmesinde oluşan durumun günümüze uyarlanmış halidir. iki kişinin aynı tipi/takımı seçmesi o zaman da sorundu, hala da sorun.
- bir takımdaki ronaldinhonun sakatlanması sonucu ya bir tarafın mızıkmasıyla ya da "ronaldinhonun kanı yerde kalmıycak" diyip diğer ronaldinhoyu sakatlamak için takımı seferber etmesine gebe bir durumdur...
- mesele sanıldığından daha derin, çocukluğuna inersek eğer;
90'ların başında çocuk olanların bileceği gibi, türkiye'de atari/bilgisayar oyunu ile tanışan gençlerin ilk zehiri street fighter oldu. mesela babam bana yasakladıydı atari salonlarına gitmeyi, okuldan kaçar gider yakalanırdım, oyuna kaldığımız yerden devam ederdik. babam balrog olurdu ben oyunu yeni öğrenen velet yönetiminde ryu. ulan hiç de kazanamadım, hep jetonlarım yandı iyi mi?
arkadaş aralarında popülerite kazanma katalizörü idi street fighter müsabakaları. iki kişi dövüşür, imkan var ise her iki taraf da ken'i seçer, imkan yoksa bi taraf sike sike ryu olurdu. zaten ken ile ryu'nun, ken'in horyuket çekerken daha ileriye doğru hamle yapması dışında hiç de bi farkı yoktu. bizim uydurduğumuz "ken'in yumruğu ryu'nun tekmesi güçlü olm" abuklamalarının ne biçim yanlış olduğunu uygulamalı öğrendik zaten. misal, ne zaman ryu olup babama tekme atsam ayağımı elime verdi, böyle de acı idi bu işin tecrübesi.
şuraya bağlıycam, alışkanlıklar kötüdür! mesela ben hiç ken'i almış bi gamer'ın karşısına blanka ya da honda'yı alıp meydan okuyan bi babayiğit görmedim, göremedim. o dönemki çocuk aklımızla mantıklı gelmiyordu bunlar bize. ve ta o zamanlardan aldığımız terbiye ile bu günlere geldik, kimimiz arsız birer mortal kombat, kimimiz ise uslanmaz pes oyuncuları olduk. mortal kombat'ta da sub-zero versus sub-zero ya da scorpion versus scorpion kapışmaları görmeyi garipsemedik ki chelsea ile chelsea'nin pes'te kapıştığını garipseyelim? şahsen ben garipsemem, hard gamerım, gelenekçiyim, depiklerim adamı!
demem o ki; iyi niyetli konami yetkililerinin tek başına çözümleyebileceği bi mesele değil bu. gerekirse pırezidınt buş da devreye girsin, imkanlar seferber edilsin, bi değişim süreci adına çalışmalara start verilsin.
yoksa ben beckham'la gol attıktan 5 dakika sonra beckham'dan gol yersem, beckham ile sabri arasındaki 10 farkı idrak edemem ki, beckham'ı yedek kulübesine çiviler viktorya'yı da kahrından öldürürüm ondan sonra, yaparım bunu yemin billah!
bu kadar. klavyeye bira döktüm, tuşlar yapıştı. hazır çalışma falan demişken biri buna da el atsın, ayıptır.
- aslında en zevkli ve bol gollü maçların iki tarafın da brezilya seçmesiyle vuku bulduğunu gördükten sonra pek de yadırganmaması gereken şey. bir uçtan adriano çakıyor, diğer uçtan kaka bombalıyor, seken toplara r.carlos gömçürüyor* falan.. hoş şeyler bunlar.
|