aksaray'da bulunan ve şu an anadolu lisesi olarak eğitim veren okuldur. daha önceleri erkek lisesi,ardından karma lise,sonra da süper lise olarak eğitim vermiştir...okulun kurucusu ise padişah ii.mahmud' un eşi pertevniyal valide sultan' dır. burada okurken okulun kıymeti bilinmez, berbat okulları görünce jeton düşer.
(bliss, 02.04.2005 00:20)
16:30'dan sonra okulda gördüğü 23-24 yaşındaki sivil kıyafetli insanlara gerine gerine
hayırdır gençler,ne oldu?=ne işiniz var burda,bişey yürütmüyorsunuz değil mi? diye soran, sorduğu sorunun ne olduğu unutup verdiğiniz cevabı beğenmeyen müdürü olan okul. eski müdürü de öğrencilere
enikler diye bağırırdı(seyhan c.....) ama olsun ben tercih ederim.
sadece bir "hazırlık okumuştur" belgesi için insana askerlik şubesinden daha beter eziyet eden,o odadan o odaya gönderen,bürokrasiyi seven memurları olan lise.
her gün önünden geçtiğim lise. oradaki kırmızı ışığı bi ayarlayamadılar gitti.
4 senemi geçirdiğim, beni itü'ye gönderen okul. arka duvarından cami bahçesine atlamak en büyük eğlenceydi.
çok güzel hatıralarım var bu okulda. her sene ekim ayında pilav günü yapar. eski mezunları birbirlerini çok tutar. ayrıca bir mezunlar derneği vardır. söyleyebileceğim tek kötü husus benim zamanımda sahip olduğu müdürü (seyhan cengiz) ve tarih öğretmeni (mustafa bengi)'dir. bunlar dışında benim için her şeyiyle mükemmel bir okul.
(gunan, 15.11.2005 01:45)
halim baba yani simdiki müdür yardımcısı öğrencilerin halinden en iyi anlayan hoca olup,izin kağıtlarını çifter çifter dağıtan muhteşem şahsiyettir.ayrıca emel hocası da öğrenciler arasında hala en korkulan şahsiyetler arasıdadır,nerede görürseniz görün kesin orada birine bağrıyordur.bu böyle başladı böyle de devam edecek anlaşılan.uzun sözün kısası pertevniyal ilim irfan yuvası(!)dır.
(ceyar, 24.11.2005 21:05)
arkadaşlığına dostluğuna lafımın olmadığı ancak öğretmenlerinin ve müdürünün saçma sapan ego tatmini amaçlı disiplin ayakları yüzünden öğrencilerini hayattan bezdiren okul...
okul 2005 össde çok iyi bir başarı sağlamaış ve bir anda çoğu fosil olan öğretmenleri kendilerini bir bok sanmaya başlamışlardır...
pertevniyal'e gelmek isteyenleri öncelikle uyaralım,gelip de hala orada olanlara allahtan yardım dileyelim,geçip gidenlere ise artık yapacak birşey yok...
yamulmuyorsam halit kıvanç da bu okulun mezunudur
benim hala bulunduğum ve son senemi geçirmekte olduğum yer.. bana harika insanlar ve anılar kazandıran okulum. geçen yaz üniversitelerde bile görülemediği söylenen ve 1hafta süren festivalinde çok sevgili arkadaşlarımın içki macerası yüzünden kalp krizleri geçirmeme neden olmuş ama bi okadarda eğlenmiştik.burhanettin hoca 2 sene önce özel okullardan birine müdür olarak gitmiş ve bu sene geri gelmiş çok sevgili kimya hocası.çok bilgili ve iyi anlatan bu şahsiyet,aynı zamanda dersin ortasında gelmekte dersi 10 dkda çok güzel şekilde anlatmakta ancaaak ,sora o gittiğinden beri okulun ne berbat biyere dönüştüğünü (genelde bizim tenefusumuzu yiyerek) anlatır durur.herşeye zıttır.dershaneler hakkındaki iğnelemelerinden baygınlık geçirilir her derste.ayrıca son sene ingilizce hocalarım ve turgay hoca haric bütün öğretmenlerinden nefret etmemi sağlayan yer olmasına rağmen ayrılmak istemediğim ve çok özleyeceğim yer.kadir d... nin dediği gibi aşk meşk yuvası diil!!!ilim irfan yuvası.pertevniyalli olmak ayrıcalıktır!
(zephyr, 16.12.2005 20:40 ~ 19.12.2005 18:28)
2005'e kadar gayet soğuk ve donuk bir okulken, 2005 yazından itibaren değişime uğrayan, festival falan düzenlemeye başlamış okul. bizim zamanımızda su faturasını ödemek için öğrenciden para toplanırdı.
zamanında babamı izci kıyafetiyle
* bir 19 mayıs töreninde yürütmüş okuldur.
mor kıyafetle yürüteni için
*; (bkz:
haydarpaşa lisesi)
(smg, 15.05.2006 17:12 ~ 17:21)
aksarayda bulunan ve artık bir sözlüğü olan lisem
p@lsözlük
http://sozluk.e-pertevniyal.org/
okulun ilk günü törene geç kaldığımız için kenara çekilmiş, hakkımızı savunduğum için müdür yardımcısı üzerime yürümüştü. tanımadığım bir okulun, tanımadığım öğretmeni annemin bile kıyıp da atamadığı tokadı atmak için üzerime yürümüştü. gereksiz sululuklarını ve kızlara olan acayip tavırlarını anlatmıyorum bile. gene günlerden bir gün hak savunmasına girişmişken kaba kuvvetle yaklaşmıştı. sorun neydi bulamadım? gerçekten hakkımı savunmam mıydı yoksa yavşayacak hatun kriterlerine uymamam mıydı? anlayamadım. lise son sınıfta gördüğüm manzara ise aynen şöyleydi. müdür bir öğrenciyi dudağının altındaki azıcık sakalından tutmuş ne küfürler sayıyordu. tabi ya öğrencisin sen sakalın ne işi var? ama acı çektirmek etkili bir yöntem değil mi? merdivenlerden çıkarken sadece kendime "duymuyorsun" dedim. küfürleri duymadım, çocuğu da görmedim. şöyle özetleyeyim; hakkını savunamadığın, aramaya bile fırsat vermedikleri, çoğunlukla çözümleri küfür ve sadece "hayvan herifler" eşliğinde tokat atmaktan ibaret olan okul...en azından bizim zamanımızda böyleydi. değişmişler midir bilemem. ama izlenimler sonucu böyle. ha bir de "sağcılar ayaklanmış, solcular sağcıları dövmüş vs vs" muhabbeti vardı ki o ayrı...pertevniyalli olmak hakikaten bir ayrıcalıktır. susmayı öğrendim, görmezden gelmeyi...
halim baba, mustafa bengi, emel alhan anlata anlata bitirilemeyen hocalarındandır.
sözlüğüne girildiğinde:
"kuzuların çakallığı kurt görününceye kadardır ...
e-pertevniyal.org"
şeklinde bir yazıyla karşılaşılan okuldur.
yüksek tavanlı lisem.
bitirinceye kadar canım çıkmıştı. ama şöyle düşünüyorum da bizim okuldan çektiğimiz kadar okul da bizden çekmişti. geçmiş zaman olur ki hayali cihana değer sözünü rahatlıkla kullanabileceğim ve yazarsam kitap olur - ki yazacağım mutlaka - tarzı anılarımla dolu sevgili okulum.
her yıl düzenlenen bir çok ünlü isimin katıldığı pertevniyal lisesi yılın en iyileri ödül töreni ile de dikkatleri üzerine çeken ve büyük beğeni toplayan hem başarılı hem de sosyal bir lisedir..
itüye gelmemi sağlayan ( yani lise diploması olmadan olmuyo o açıdan, yoksa başka bi katkısı olmadı) , ama bana hayata dair bi çok tecrübe ve bisürü dostluk kazandıran, bisürü içiboş disiplin kuralına sahip,bütün itici yönlerine rağmen şimdiden çok özlediğim, canımm okulum.. ama çok değerli hocaları da yok diil, şimdi isim vermiyim. liseye yeni başlıcak olanların tercih etmemesinde fayda var, ama bi kere girdiyseniz de sorun diil, hiç bitmicek sanıyosunuz bi bakıyosunuz bitmiş ve o yılları geri istiyosunuz.bööyle garip bi okuldur pertevniyal.. pertevniyalli olmak ayrıcalıktır kısacası, iyi yada kötü.
daha yeni bitirdiğim ve oradan çıkıp itü'ye daha yeni girdiğim biricik okulum.. çok iyi dostluklar kurup aynı zamanda sağlam kazıklar yediğim, başta burhanettin (kimyacı) ve muhammed (fizikçi) hocalarımdan hayata dair çok şeyler öğrendiğim, haksızlıklara uğradığım, küpe takmak için emel hocadan tırım tırım kaçtığım,camdan kravat sarkıtıp dondurma aldığım sonra kravatları kaptırıp müdür yardımcısıyla beraber gülme krizlerine girdiğim, gerek laboratuarında gerek bahçesinde mangallar yakıp çiğköfteler yoğurduğum, ısınmak için koridorda halay çektiğim,bol bol kopya çekip bol bol macera yaşadığım, iyisiyle kötüsüyle geçen her günümü ne kadar çok sevdiğimi anladığım ve şimdiden özlemeye başladığım, kısaca "orda büyüdüm" dediğim lisem, okulum, evim, her şeyim ...
(nes, 16.09.2007 16:28 ~ 16:33)
yarın, geleneksel olaraktan yılın en iyileri şeysini düzenleyecek, mezunu olduğum okul(um)
kazandığınız ilk sene büyük bir heyacanla bu okulun içersine girersiniz.. iyi tercih yaptım iyi .. iyiki bu okulu seçmişim dersiniz..
ikinci senenizde biz şikayet ediyoruz ama yinede güzel okul yaa dersiniz..
üçüncü senenizde nerden gldim bu okula neyse bir sene kaldı şunun şurasında üniversitede rahat ederiz artık dersiniz..
son senenizde ise ne dostluklar kurdum şu okulda, ne çok güzel gün geçirdim , hayatla ilgili çok şy öğrendim keşke bi 4 yıl daha olsada hep bu okulda arkadaşlarımla eğlensem, kopya çeksem , hocalardan azar işitsem dersiniz..
(bkz:
her şey gönlünüzce olsun)
(turqia, 22.06.2008 17:21 ~ 17:23)
çocukluğumda
35c ile önünden her geçtiğimde ilerde öğrencisi olmayı hayal ettiğim, yıllar sonra bu hayalimi gerçekleştirdiğim, itü'ye gelmemde büyük payı olan lisem. adını
2. mahmut'un karısı,
sultan abdülaziz'in annesi
pertevniyal valide sultan'dan almıştır. 1872 yılında eğitime açılmıştır. ismi nedeniyle ermeni ya da fransız okulu sanıldığı görülmüştür.
disiplin yönünden (özellikle bizim okuduğumuz seyhan cengiz döneminde) cidden gereğinden fazla kasar evet. üniversite ya da kolej gibi bir lise hayatı bekleyen öğrenciler için alışma süreci biraz zor geçer zira kılık kıyafete, saça sakala karşı bir hassasiyet vardır. gerçi şimdi nasıldır bilemem. ama o zamanlar saçlarına çokça jöle sürüp arkalarını falan diktiği için öğrencilere lavaboda soğuk suyla kafalarının yıkattırıldığı vakidir.
hocaları çoğunlukla kalitelidir zira pertevniyal'e kolay kolay atamazlar bir insanı. mesela bizim dönemimizdeki biyoloji hocası hasbi kurt emekliliğinden sonra ösym'nin soru hazırlama ekibine alınmıştı. arada bir tanıdık, bağlantı, torpil vs yardımıyla bazı çürük elmalar geldiği olurdu ama bir iki sene sonunda gönderiyorlar onları da. eğitimi zordur, kastırır ama dört yılın sonunda farkında olmadan iyi yetişmiş olarak çıkılır. "burası istanbul'un en köklü ve üst düzey liselerinden biri. buradan öyle boş çıkmak yok, çalışacaksınız, buranın diplomasını hak edeceksiniz!" gibi bir duruşu vardır öğretmenlerin ve idarenin. bu tür eğitim sistemini, ekolünü, tarihini, camiasını beğenme, hafif kibir, adını, marka değerini yukarıda tutma hassasiyeti gibi yönleriyle itü'ye benzer aslında.
hakikaten sağlam camiası vardır. pilav gününün yanı sıra son yıllarda mezunlar derneğinin mail grubunun etkin bir şekilde kullanılması sayesinde camia bilinci daha da güçlenmektedir. okula halit kıvanç sık sık gelir, onun dışında çok sayıdaki ünlü mezunlar gelir panellere katılırlar. mezuniyetten sonra pilav gününe gidip okulun pilavını yemenin tadı başkadır.
kısacası okurken çektiren, ama kazandırdıklarıyla gurur duyulan, geri dönüp bakıldığında sevgiyle hatırlanan güzel okuldur.