• isle of dreams
    itü sözlük yazarlarına özel %20 indirimli biletler için son tarih 19 temmuzkayıt ol
  • +3 görseller

    • perde
    • perde
    • perde
    • perde
    • perde
    • perde
  1. duvar boşluklarının diğer amaçlarını yerine getirirken kaybettiği, mahremiyeti sağlama ve fazla ışığı kesme özelliklerini yerine getirebilmesi için kullandığımız kumaş
  2. uzunca, pek güzel bir kumaş parçası. bu esnada hem röntten korunur, hem de uykumuza uyku katabiliriz. aynı zamanda migreni olan kişiler de perdeleri bolca kullanırlar zira ışık, bünyeyi başağrısıyla oyar, yıkar. koyu renkli olanları tercih edilmeli, ortam böylece iyice karartılmalıdır. film izlemeden önce de çekilmesi, adaptasyonu kolaylaştırır.
  3. özel hayatı koruyan, ayıp örten,güzel gösteren, ayrı bir hava kazandıran, renk katan.
  4. fotoğrafçılıkta pozlama süresi (bkz: enstantane) olarak da bilinen, ışığın film veya sensör düzlemine düşme süresinin ayarlanmasını sağlayan düzenek.
  5. deprem geçirmişseniz, çalan saat ile birlikte akıllarda kalan unutulmaz ürpertici bir nesnedir. genelinin beyaz olması daha da ürkütücüdür ya. olmadığında kiralık bir ev görürsünüz şimdi. ama 99 da gördüğünüzde o ev ağır hasarlıdır, tek gördüğünüz duvardaki çatlaklardır dışardan bakınca. aslında en kötüsü deprem sabahı kornişiyle dışarı fırlamış olanlarıdır. daha 16 ağustos gecesi komşunuzun evinin önünden perde arkasında sarı bir ışık süzülüyordu. sadace 6 saat sonra o ışık sonsuza dek söndü. kahrolası beyaz perdeler toz bulutu üzerine sinmiş bir şekilde hala kirişe tutunuyorlardı ve umut dolulardı, hala ev sahibinin onu belki de başka bir evin kirişine asar diye. ama ne yazık ki ne ev sahibi olacaktı bi daha ne de o yırtık beyaz perde. tek dostu da enkazdı artık. dedim ya beyaz olması her nedense insanın içinde fıtınalar kopartır. he bir de rüzgar varsa. ve yarısı kornişte, yarısı dışarı çıkmış perde size ozaman insan gibi gelir. dersiniz bu evde ölenlerin ardından ağıt yakıyor bu perde. evet ben gördüm. perdenin altından topallayarak çıkan bir genci. ama herkez o kadar şanslı değildi. gene cam kenarında ranza altına sıkışmış beyaz perdeye kopuk ayağının kırmızısı bulaşmış bir genç. birisi kurtulur birisi ölür. ama her ikisininde de an ve an yanında olan bişe vardır. -perde!
    beyaz perdeyse dokunmayın o eve. dokunmayın inşaata diyorsunuz o an. perdeler umarsızca sallanırken. o yüzden insanın en bilinmeyen zamanında bile bu başlığı görüp saçma sapan bir şekilde duygusallaşıyor, perdelerin hayatınızdaki önemini bir kez daha umarsızca anlıyorsunuz. ama en azından şimdilerde beyaz perdelerin ardında ışık görmek bir nebze de olsa rahatlıyor insanı.
  6. varlığı bir dert, yokluğu yara.

    ütüsü ayrı teranne, çıkıp asması ayrı. sayesinde kol kası yaptım. o da kendi mallığımdan. her seferinde kornişin yanlış yerine takınca, tekrar sökmek zorunda kalıyorum. kadın anam da insaf buyurmuyor. çıkartıp yeniden taktırıyor.
    tüm bu kötü özelliklerine rağmen, onsuz olmaz hacım. bizim evin konumu itibariyle önünde bir iki kel ağaçtan başka bir şey yok; ama biraz yakından tren geçiyor. ne vakit eve trenle gelsem bizim evin ışığının yandığı hallerde salonun cam tarafında olanları ayan beyan görüyorum. gel de dellenme. allahtan namus cinayeti işleyeceğim bir kız kardeşim falan yok sdjkfjd. şaka bi' yana, o vakitler gidip güneşlik alasım geliyor; ama sonra ağaçlar yapraklanıyor. geçiyor sinirim.

    perdeyi bir kadının bulduğuna inanmıyorum bi' de. teşhirci hatunu zaptetmek adına bir erkeğin buluşu değil ise ben de mevlüt olmayayım.

    neyse ben gidip perdeleri asayım anamdan uzun olan boyuma ve gençliğime küfrede ede.