daha ilk mesajında "ben akvaryum yapımında görev alıcam, türkiyenin en büyük akvaryumu, filurya da" diye bir başlangıç yapıp "ah bu arada bilmem kaç nolu girin de idare eder hani" gibisinden adet yerini bulsun bir ekleme yapmıştır. hayır yalan olduğu çok belliydi be abi. anlıyorum, mühendissin, havanı basacaksın eyvallah. ama nasıl olur da bu kadar kişi arasından beni bulursun ya? ulan ben buradaki hava atılacak en son adamım be.
bak yukarıda okudum, ingilizce algıymışsın. onu bunu bilmem koklama ve tat alma algılarını üzerimde denemeye kalkarsan dinime imanıma koparırım o tat alan dilini, tıkarım burun deliklerini.
hadi tamam, hepsini geçtim ama "seni cibilliyetsizlere ekledim ahahaha" demek ne oluyor onu bana bi söyler misin? cibilliyetsiz ne demek kardeşim? buradan sözlük yönetimine de seslenmeyi bir borç bilirim hazır bildirgeler revaçtayken: sevgili sözlük yönetimi, çıkarın cibilliyetsizmiş yok bilmemneymiş gibi eklentileri. aleme madara oluyoruz anasını satayım. yoksa ben bu hallere düşecek adam değilim, teke tekte yığarım. cibilliyetsizmiş. siee
kendini kandırmak için de kullanılabilen zihinsel özellik. ayrıca sağlıklı iletişim için psikolojide kendini ifadede kullanılması önerilen üçlemenin ikinci adımı. (bkz: duygu algı istek)
beş duyu diye bilenegelen algılara verilen ingilizce ad. diğer taraftan eklemek gerekir ki sıcaklık ve basınç da vücudumuzun algıladığı şeylerdendir. dolayısıyla bunları da algı listesine eklemek sanırım mantıklı olur.
edit: vücut sıcaklığı ve vücut basıncı diye düşününce daha anlaşılır olur sanırım bu giri.
edit#2: ha bir de güzel bir insan gibi bu perception. şaşırtır, dikkat edin. n'oluyor olursunuz. benden söylemesi.
chat fasilitesinde, yaklaşık olarak 20 dakikada geyiğin boynuzlarını söktüğümüz adam..fenamış..ha bide fetişitist midir nedir ondanmış.saygılar üstad.byes.
beynimin içine kıraç enjekte etmiş yazardır. buradan kendisine "günahım neydi?" diye sormak istiyorum, "bana candan aziz dostum diyen mi var senden başka?" diye de sormak istiyorum. ben ona 500 ölçekli çizimlerde, o bana 2000 ölçekli çizimlerde danışadursun istiyorum. büyük ölçeklerde üstadım, küçük ölçeklerde çekirgem olan bu şahsın bir an önce uykusuzluğun formülünü açıklamasını da isteyebilirim her an. çok şey istiyorum. bir de çizim yaparken mirkelam dinlesin de görsün gününü istiyorum, görsün bana "kıraç dinle çizimde" demek neymiş. işte bu kapı işte bu da sapı. hıh.
geçtiğimiz yazın sonuna doğru sözlüğe girmem için beni teşvik eden yazar. yazar falan yazdımsa mesafeli konuşmayacağım tabii. taa o zamandan beri ne yazsam bu adam için deyip durdum. yazacağım ama yeterli olmayacak diyerek aylar geçirdim. bu sefer düşünmeden yazayım dedim ve başladım giriye ama yine adam akıllı bir şey olmayacak biliyorum. o yüzden arşivime taşdığım bir mesajını buradan paylaşmak istiyorum.
-perception- evet dün gece sana o mesajı çektikten sonra hemen giyindim ve yollara düştüm. burada çok yüksek bir dağ vardı, oraya çıktım. evim şehrin dışında olduğundan dolayı pek problem olmadı. gün doğana kadar oradaydım. sonra da eve geldim işte. gözlemlerimi yaptım. elde ettiğim sonuçlar;
* kölelikten kurtulmak gerek
* keten pantolon giymek için uygun bir zaman değilmiş
* bir motorsiklete ihtiyacım var, önümüzdeki ilkbahara alamalıyım
* o manrayı izlemek gerçekten herşeye değer
* bir dahaki gitmende termusuna çay hazırla daha da güzel olsun
* istersen bira da alabilirsin :)
* açıkhava basıncı düşmesinden dolayı kulakların tıkanıyor yavaş yavaş çık koştura koştura değil
* sevdiğin bir insanla çıksan çok daha mutlu olabilirsin sanırırm.
* sigaranı kontrol et çıkmadan önce.
* kışın ne bok yerim nasıl çıkarım bilemiyorum hiç
* bunu yapmak için çok geç kalmışım ama yinede yapmam lazım
* seviyom
böyle bir adama ben ne yazabilirim ki? bir dahaki ziyaretimde biralar ve sandviçler benden. yemeğimizi dağda yeriz.
sevgili pörşepşin en pörşepşin sensin bu dünyada senden daha pörşepsin görmedim. iki dakika da bir insan kendini nasıl sevdirir isimli kitap yazsa hiç satmaz ama bu adam kendini iki dakika da sevdirir. mimarların hepsimi böyle yoksa benim karşıma çıkanlar mı böyle bilmem ama bu adam da mimarlıktan voleyi vurmayı planlıyor. hem vole vurup hem de aynı kalıcak kapilatist güdülerin gıdıklanmasına gelmeyecek bundan çok eminim. bu sıralar zannımca kafayı maketlerle bozmuştur sana bir sürü lego alıcam perşöpşin maketle filan uğraştırmıycam mezun olunca votkamı isterim, maketini yapıp getirme sakın. rumuz:istenmeyen tüyler.