geriye pengueni almak için birşey bırakmamış gidiştir. neden gittiklerini bilmiyorum ama bilhassa yiğit özgür, ersin karabulut, alpay erdem ve umut sarıkaya ayrı ayrı insanların dergiyi alma nedeniydi. bu gidişi var gücüyle önlemesi lazımdı yönetimdekilerin.
ayrılan kadro kesinlikle umulduğu gibi fermuarda ya da şu anda piyasada olan herhangi bir mizah dergisinde çizmeye başlamayacaktır. ayrılan kadro bağımsız bir dergi çıkaracaktır.
sanat içinde olan, insanları güldürmeyi seven adamlara yakıştıramadığım olay. leman ve l-manyak'dan ayrılındığında da kötü olmuştum ben. sonra bülent üstün ve emrah ablak gibiler ayrıldığında da kötü oldum lombak'tan.
sanki maddi kaygıları, içinde bulundukları o ilahi güzelliği alıp götürüyor hergün onlardan.
çok olmak güzel, piyasada birden fazla mizah dergisi olması hele çok çok güzel. ama iki çizer o dergide; bir çizer bu dergide derken bir yığın dergi almak zorunda bırakılıyoruz. ayrıca şerafettin ve tübitak; lombak'ta güzeldi mesela, fermuar dergisinde beni çekmiyorlar.
şimdi yine bir yığın değerli çizer yine bir oluşumdan kopuyor. yine başka bir dergi çıkartacaklar. biraz daha yayılacaklar, biraz daha dağılıp; ceplerini doldurmaya bakacaklar.
yakışmıyor ya, oğuz aral'a ve okura çok ayıp ediyorlar bence.
hepbirlikte ayrıldılarsa elbet fazla fire vermeden birleşeceklerdir, yeni bir dergide yada başka birine transfer olarak erdil yaşaroğlu adına üzüldüm
türkiyenin en iyi mizah dergilerinden, en büyük kitleye ulaşabilmiş mizah dergilerinden birinin daha büyük ihtimalle maddi sebeplerden ötürü çöküşüdür
bu mizahçı tayfasının zaten bir dergi çatısı altında 2 seneden fazla kaldığı görülmemiştir.bölünerek çoğalırlar.netice itibariylede birbirinin türevi,isimleri benzer kırksekiz tane haftalık mizahdergisi oluşur.
ilk fermuar kadrosunun içinde misal memo tembelçizer de vardı fakat tekrar penguene dönüş yaptı. fermuar için"her dergi farklı olmak amacıyla çıkar, baktım penguen formatına dönmeye başladı" demişti. şimdi neden ayrılma kararı aldılar bilinmez ama zaten belli problemler varmış veya ortada sanatçıyı tatmin etmeyen bi dergi vardı. sonuçta bu kadroyla çok sağlam bir dergi çıkabileceği aşikar.
leman dergisi de bu tarz bir ayrılık yaşamış daha sonrasında lemandan çok daha iyi bir dergi olan penguen gündemimize girmiştir. bu ayrılığın sonucunda yine okuyucunun kazanması söz konusu olabilir. ancak şu da unutulmamalıdır ki penguen aslında tükenmiş bir proje değildir. daha söyleyecek çok sözü vardır. ancak yarım kalmıştır bundan sonrası için.
okur açısından farklı bir yönden baktığınızda alternatiflerin çoğalması, okunabilecek dergi sayısının artması yönünden hoş bir durum olarak da değerlendirilebilir. l-manyak, lombak, leman, penguen, fermuar, oha, kemik, atom vs. gibi alternatiflerin çoğalması olsa olsa okuyucuyu mutlu etmeli derim. ha hepsi ilk zamanlardaki gibi tek çatı altında olsa yine dadından yinmez o ayrı. ama değişiklik şart gibi sanki, taa gırgır döneminden beri. o dönemden bu yana bu camiada gözlemleyebildiğim, bir zaman sonra iyi dostların aralarına mutlaka kara kediler giriyor, nedendir bilemiyorum...
penguenin okuyucu profili ele alındığında dergiye ağır darbe vuracak ayrılıktır. en az okuyucu kitlesinin yarısı dergiyi ayrılan çizerler için alıyor zaten. sanırım artık zivelere penguen dergisiyle gelen yazarlara yaklaşıp "okuduysan versene" diyemeyeceğiz.
ikinci sayısından beri her hafta düzenli olarak almakta olduğum dergiyi almayı ne zaman kesecektim diye soruyordum dün kendi kendime. cevapların bu hızla beni bulmasını istemiyorum.
yiğit özgür şöyle demiş; " ayrılışımızın altında birkaç neden var. mesela işimizi daha mutlu yapabileceğimiz bi' yerde olmak istedik. bi' iki ay içerisinde yeni dergimizi okurlarla buluşturacağız. çok farklı bi' şey olmayacak, muhalif tarafın ayrı bi' sözcüsü olacağız. ayrıca dergimizi okurlara açıp, haftalık ücretsiz kurslar vereceğiz. bizim de para için ayrıldığımıza yönelik iddialar kulağımıza gelmiştir; ama biz para kazanmak için falan ayrılmadık. şunu söyleyebilirim ki penguen'den ayrılarak rahatımızı bozduk."
belki de en iyisi olmuştur, insanlar tecimsel kaygılarını olmadan, kendilerinin patronu olarak daha verimli olabilirler. destek çıkılması gereken bi' oluşuma ev sahipliği yapan bi' gelişme diyelim.
perşembe gününün ayrı bir heyecanı kalmamıştır o vakit. penguen arada bir met-üst ve alpay erdem'in hatırına alınabilir bundan sonra.yeni dergilerini tez zamanda çıkarırlar umarım.
"ersin karabulut yoksa, o derginin .....* ulaaaan!" diyeceğim hüzün verici ve şok edici olaydır... fermuar ayrılığından sonra bu hiç olmadı.. 4 yıldır pengueni her hafta takip ettim.. bu kadar kısa ömürlü olmak zorunda mıydı
tamam sakin olalım hem şu açıdan düşünelim belki penguende kısıtlanıyorlardı şimdi kendi dergilerinide daha çok açılacaklar hem şöyle bişi daha varki önceden bir dergi alıp az kişi okuyabiliyorduk şimdi iki farklı dergi olucak ve biri çarşamba çıkarsa diğeri belki cuma çıkar böylece eğlenceli birşeyler okumak için bir hafta beklemek zorunda kalmayız.
tamam kabul ediyorum biraz fazla iyimserim...agla1
türlü duygu salınımları eşliğinde herkesin malum ayrılık hakkında fikrini ve zikrini icra ettiği an itibariyle türkiye nin çoğu insana göre en iyi mizah dergisi olan hayvan.. şaka şaka, dergi.. (9 ağustos 2007)..
türkiye nin mizah dergileri her daim değişik dönemler içinde bulmuştur kendisini.. amerika nın mad i gibi akbaba vardı, hafızam adam akıllıysa en uzun soluklu mizah dergisi olarak.. gırgır ın başarısı zaten yaşı biraz geçkin olanlar(yaşlılarımızı seviyoruz) ve güncel mizah dünyasına uzak olanların an gelip de muhabbeti açıldığında fikir belirtmek ihtiyaçlarından kaynaklanıp ağızlarına pelesenk olduğu gibi 'ya bi gırgır varıdı, o iyiydi' gibi hala dillerde dolaşır durur..
80 den sonra 90 lar civarı birbirinin uzaktan akrabası biçimindeki gırgır benzeri mizah dergilerinin hayat gaylesine dalıp bayramlarda dahi birbirini aramayıp sormayıp uludağ a tatile gitmeleri ve ardından gelen kayıplar sonucu da başka bir dönem başlamıştır. leman,en son haftalık dergi olarak limon dan sonra açılmıştı. ardından leman da da ayrılıklar meydana geldi.. selçuk erdem in penguen ikinci yaş özel ekindeki hikayesinden bir kareye bakarsak: bahadır * onu başka bir iş için aramıştı, sonra met üst e rastlamışlardı ve 3 mizahçının bir araya gelmesi yasasına göre dergi fikri atılmıştı ortaya ve şöyle karikatürize edilmişti:
met üst- havalar da ısındı..
bahadır- dergi mi yapalım dedin ?
selçuk- oyy..
ve nihayetinde penguen dergisi çıktı. ve kısa bir sürede, leman dan ayrılmaları okurların gerçekten hoşlarına gitmiş gibi bir mananın kolaylıkla çıkabileceği bir ilgiyle karşılaştılar.. şu an konuya ilgisiz insanlar tarafından gırgır dan sonra mizah muhabetinde akla hala leman gelse de yaklaşık 5 sene gibi bir sürede muhalif çizgisinde ilgi gören başarısıyla * ve bu yeni dergiye kazandırdığı şu an ayrılan çizerlerin muhteşem performanslarıyla gözde ve güzide bir dergi oldular.. ve yavan tarihsel bakışımızın sonunda geldik.
duygusal tepkileri saçmalaştırmanın pek bir manası yok sonuçta. 255. sayıda yiğit özgür ün o garip ölçülü, güzel köşesini değil de başka bir köşeyi görmek insana biraz 'ımhh.. ya, üff' dedirtse de bunun güzel sonuçları olacağına inanmak lazım.. en azından penguen için.. penguen ömründeki şu 5 senede her zaman iyi çizerler çıkarmaya yönelik adımlar atmıştır, yine atacaktır. leman kadar sadece tek bir eski kitleye hitap edecek hale gelmeyecektir (gaz vermediğim ve tam emin olamadığım için buraya bir kelime eklemek istiyorum) umuyorum.
yalnız şu konu var ki.. mizahçıların ayrılmasına niye bu kadar bozuluyoruz ? 'para için yapıyor şerefsizler' gibi sanki o çizerlerin çocuklarını okutmak için burs vermişiz havasına giriyoruz ? bu duygusal yakınlık değil.. pek samimi de gelmiyor açıkçası.. bu 'samimiyete' dayanarak sırf haftada 1.5 milyon daha fazla vereceği için ayrılan çizerlere kızmak komik değil mi ? bu kadar güvenilen insanların (penguen den ayrılan isimler) mizah dünyasında çeşitliliği artıracak bu adımları neden bu kadar öfkeyle karşılanıyor ?
herkesin* 'yiğit özgür yoksa ne alıcam abi' deme hakkı sonuna kadar saklı da.. gülmek için artık çok materyalimiz var arkadaşlar.. örneğin kötü kedi şerafettin in sadece sinirli bakışına hala gülen insanlar var (bunlar çizgiyi inceleyen ve bundan zevk falan alan insanlar).. her şeyin 'çok çeşitli' olduğu bir çağda yaşıyoruz.. flash tv de amerikan güreşi üzerinde geyik yapan adamları izleyebiliriz ya da uydumuz varsa akıllı tv falan izleyebiliriz, internette amatör filmlere bakabiliriz ve daha fazla saymak istemediğim bilimum alana yönelebiliriz. ancak, izin vermeliyiz (burada gaz veriyorum bize) ki mizah dünyası da (haftalık mizah dergileri) kendi karakterini yakalasın, büyüsün, coşsun ve çeşitlensin.. 1.5 milyon fazla verelim ama mizah dünyası hakkında konuşacak daha çok çok (umuyoruz ki daha güzel) şeylerimiz olsun. kazanan biz olalım (yürüüyelim arkadaşlaar lay la lay lay lay).. sanatın gelişmekte olması ihtimali bizi mutlu etsin, biz bir şekilde güleriz yine nasılsa..
bu yüzden, penguen dergisinden ayrılıp hede dergisini kuracak çizerlere kalkıştıkları bu bokta başarılar diliyorum..
yerleri doldurulamayacak çizerlerin ayrılmasıyla penguenin artık eski o penguen olamama durumudur. penguen muhalif tarafını sağlam tutamamıştır. bakalım yeni dergi nasıl sürprizlere gebe.
başlığı görünce hemen anneme anlattım, "biz bu filmi daha önce görmüştük.." dedi..
gırgır'da işler yolunda giderken hasan kaçan ve tayfası ayrılıp hıbır dergisini kurmuşlar vakti zamanında ve sonrasında ne gırgır'dan hayır gelmiş ne de hıbır'dan.. penguen içinse "gırgır'dan bu yana en tutulan mizah dergisi" ifadesini kullandı annem. böyle bir onura sahiplerken, bir anlamda 2. gırgır olmuşken, neden bu şımarıklık?
belki dergi içerisinde belki anlaşmazlıklar var, bunu hiçbirimiz bilemeyiz. ama benim buradan gördüğüm, kanka çizerlerin "olum biz de yaparız, baruter'den, met üst'ten neyimiz eksik"tir. tekrar ediyorum, dergi içerisinde problemler olabilir, ama bu kadro ne kadar iyi olsa da tek başına bir dergi etmez. sıkıcı olur yani. bunun yanında penguen okumak da zevk vermez.
yapmayın ayrılmayın be yaa.. ooff bak bi sıkıntı bastı yine..