eskiden dallas'taki hatunlar için birbirini yiyen adamlar olduğunu ve hatta bunun burun kırmaya kadar gittiğini biliyorum. neymiş, türk milletinin sahiplenme güdüsü yüksekmiş.
bu erkek eğer dedenizse daha da komiktir ve acı verir.. yalan rüzgarı izleyen dedeciğimle aramda şöyle bir diyalog geçmişti zamanında
*dedeeee bu ne?
-yalan rüzgarı
*hmm..
...(dede pür dikkat dizi izlemekte)
*dedee peki bunu mu izlicez biz şimdi?
-evet
*konusu ne(hafif sırıtarak)
-sus şimdi sonra anlatırım
*ya dede bırak hadi boşver değiştirelim(kumandayı alır)
-şşşşşşt çekil(kumandayı elimden asılır! evet asılır)
*dede bak zaten aldatıyomuş ayıp şeyler bunlar kötü örnek oluo halkımıza sen de reytingini artırıyosun yapma dede yapma(amaç gaza getirmek)
-dizi bu dizi gerçek değil,hadi bana bi kahve yap
*(amacına ulaşamayan kapsül pes etmiştir) nasıl olsun?
not: aslında bu dedenin şampiyonlar ligi yarı final ve final maçını bile izlemek istemediği düşünülecek olursa.. *
taş gibi yavrular varsa normal olan şey.kendimden biliyorum, lisedeyken vahşi güzel diye bi dizi vardı.sadece dizi başlarken klibi vardı onu seyredip kapatırdım.
bir yere kadar tamam da, zapping yaparken bile 3 saniye gördüğü onlarca dizi hakkında ayrıntılı bilgi vermeye başlıyorsa, zaman zaman çok gıcık olunan erkektir.
küçükken, kendisine bakan kişinin izlediği pembe dizileri gerek yapacak başka şey olmadığından, gerekse çaktırmadan içinde merak uyandırdığından izleyen erkek modelidir. yalan rüzgarı'nı, cesur ve güzel'i en "sağlam" olduğu yıllarda seyretme imkanı bulmuş erkektir. victor newman'ı bilen erkektir.
(bkz: kendimden biliyorum)
küçüklüğümde annemin yalan rüzgarını izlediğinden dolayı benimde içine girdiğim girdiğim grup. napıyım mamamı yerken hep yalan rüzgarını izlerdi annem. o yüzden yalan rüzgarının jenerik müziği benim küçüklüğümü hatırlatır iyi yada kötü
temel bir modeldir, üretilmişse sadece seyreder. yeni modellerinde opsiyonel ağlama, kim kimin neyi oluyo niye oluyo yorumlama kabiliyeti eklenmeye çalışılabilir ama zordur.
en yakın arkadaşım askerde çok yapmış bunu. herif çamaşırhanede çavuştu "vakit geçsin diye bütün öğlen pempe dizi seyrediyodum" demişti.ben mi? askerdeyken mi? ben sadece hafta sonları bir yada iki saat seyrettim... evet evet bende çavuştum ama işte askerlik yapılan yer var bide askerlik yapılan yer var
derlerdi de inanmazdım ama varmış böyle bir model. hatta varlığından haberdar olduğum yetmezmiş gibi 2 senemi aynı evde geçirdim, 3. senemde de yine ev arkadaşım kendisi.
sınavlar yüzünden bir süredir elimizde joysticklerle sabahlamamışız, kankalara gidip hem birkaç bir şey içelim, hem de ps2 kiralayalım, muhabbet olsun dedik. fakat adam hepsi 1'in yeni bölümü var izlemeliyim abi gelemem, dedi. ve gelmedi. çok küfrettik ama gelmedi. böyle bir insan işte..
o pembe dizide oynayan erkek modelinden daha acınasıdır. şöyle ki; pembe dizimizde rol alan bu erkek modelimiz bir süre sonra pişman olsa da elinden bir şey gelmez. zorunluluktandır kısacası bazı şeyler. ama bunu pembe dizimizi izleyen erkek modelimiz için söyleyemeceğim.
önce asker de 1 sene boyunca sonra da sivil hayatta izlemek zorunda kaldığım ve benim de içinde bulunduğum türdür.
ne alaka diyecek olanlara asker'de yüksek kademeden bir paşanın postalığını yaparken, paşanın hanımı o zamanlar rosalinda adlı pembe dizinin müptelasıydı.
dizi akşam beş sularında yayımlanır ve bizim paşanın hanımı bazen davetler, günler ve kabuller yüzünden diziyi izleyemez ve bana izlettirir ve müsait olduğu zaman da beni çağırır ve anlattırırdı.
bende diziyi baştan sona şu şunu dedi, şu şuan şunu yaptı diye baya baya bir anlatırdım.
hatta bir bir müddet sonra diğer postalık yapan arkadaşlarla beraber dizinin jeneriğinde ki rosalinda'nın dansını bile beraber paşanın önünde yapmışlığımız vardır.
dizi bende okadar alışkanlık haline geldi ki askerlik sonrası 1 sene daha takip edip izledim.