buna yeni nesil pazarlamacılar, araştırmalara derinlik katması ve sözettiğimiz farklılaşmayı detaylandırdığı için beşinci bir "p" ekliyorlar..o da personality..ki, bence de, inkâr edilmez bir etmendir kendisi, katılıyorum..
günümüze kadar şöyle üstün körü bir bakış açısı yaratacak olursak şayet, ilk olarak bahsettiğimiz 4 ana etmen, pazarlama tekniklerinin yoğunlaştığı kriterleri oluşturuyordu..evet, product, yani ürünün esas olarak ne olduğu önemliydi..price, yani maliyeti ve satış bedeli diğer önemli bir etmendi..promotion'lar ile satış dinamiklerini değiştirebiliyorduk..ve place, yani pazarlamayı gerçekleştirdiğimiz lokasyon da bu açıdan önemli bir kriterdi..
ama günümüze, yani şuanki zamanımıza, gelecek olursak şayet; açıkca görebiliyoruz ki şirketlerin ürünleri için gerçekleştirecekleri pazarlamalarda artık bu 4 p'nin kısmen yetersiz kaldığının farkındayız..nitekim eşdeğer güçlerdeki firmalar birebir aynı ürünleri piyasaya çıkarabiliyor..bir araba alacağınızı düşünün mesela..iki marka var aklınızda..ya bmw alacaksınız ya da mercedes diyelim..verebileceğiz alt ve üst fiyat rakamları doğrultusunda iki markada da tam zevkinize uygun modeller bulunmakta..eee, durum böyle olunca nasıl karar vereceksiniz?
işte bu noktada pazarlama; beşinci p'ye kitleniyor..firmalar artık kendilerine birer kişilik profili ortaya çıkarıyorlar..pazarlamaları da dahil olmak üzere bu özelliği tüm firma bazında kabulleniyorlar..bu kişisellik özelliğini ayrı olarak müşterilerin markalara atfettiği birer özellik olarak da düşünebilirsiniz..pazarlama departmanları bu özelliği ön plana çıkara yeni bir dinamiği oyuna sürmeye çalışıyorlar..markaların sizlere vereceği psikolojik doyumu bir pazarlama kriteri olarak detaylı olarak inceliyorlar..yani, her zaman olduğu gibi yine insan üzerine oynuyorlar ama bu sefer biraz daha detaylı..
ondan dolayıdır ki artık mercedes diyince biraz daha aklımıza oturaklı, yaş açısından daha orta-yaşlı kesme hitap eden ürünleriyle bilinen bir marka imajı beliriyor..bmw biraz daha hızlı yaşayan genç ölen kesme hitaben gibi geliyor..
sonuçta, konuyu toparlayacak olursak, pazarlamadaki önem teşkil eden bir p'ler bütünlüğüdür bunlar..gruba sonradan eklenen beşinci p'ye biraz daha yüklenmiş oldum ama diğer p'lerin de değerini unutmamak gerekmektedir..markaların sahip oldukları kişisel özelliklerin altını koyu koyu çizerek bitirelim..
bazı akademik çevreler, bu dört ana unsurun yanına partnership öğesini de ekliyorlar. bunun nedeni olarak da firmanın global bir kimliğe kavuşması için çeşitli stratejik ortaklıklara gitmesinin zorunluluğu gösteriliyor. artan rekabet ile birlikte, firmalar ürünleri satacak yeni pazarlar bulma yoluna gittiklerinden, girilen yeni pazarlarda yayılım sürecini hızlandıracak, bu pazarlarda faaliyet gösteren firmalarla iş birliğine gitmek gerçekten önemli hale gelmiş durumda. konuyla ilgili istatistikler, uluslar arası her bir firmanın ortalama iki global partneri olduğunu belirterek bu düşünceyi destekler yönde. partnerler, gerekli olan ağ yapılarına yönelik sahip oldukları avantajlarla pazarlamanın diğer 4p sini tamamlar nitelikte olmaktadır. sizin geliştirdiğiniz stratejilere uygun iş modellerini hayata geçirmenizde stratejik ortaklarınız tamamlayıcı unsur görevini görmektedirler. ortakların iş yapmak için en uygun "yer"de konumlanmaları, "ürün"ü geliştirmede size fayda sağlayabilecek ar&ge birikimleri, satış kanallarının işini kolaylaştıracak uygun "fiyat" için sizin istediğiniz maliyetle üretim yapabilmeleri ve bu fiyat etiketi sayesinde müşteri bağımlılığı yaratacak kampanyaların hazırlanabilmesi "partnership" için gereklilik nedenleri olarak gösterilebilir.