haftanın en tiksinç günü. haftanın tek tatil günüdür, insanlar eğlenmeye çalışır, ama zorlama bir eğlencedir bu. sanki pazarları eğlenmek zorunluluğu varmış gibi dayatır global sistem insana. yoktur böyle bir şey. pazar günü gayet de evde oturulur, miskinleşilir, sevimsizleşilir. yağmur da yağsındır pazarları, eğlenilmesindir. pazartesileri eğlenilsindir.
akşamları dayanılmaz sıkıcıdır.bütün kanallarda futbol programları yayınlanır ve kumanda muhtemelen babanın elindedir.daha kötüsü ertesi gün pazartesidir.
sabahları pahalı fakat taze,akşamları da ucuz fakat ezik sebze-meyvenin alındığı alışveriş mekanıdır. sebze-meyvenin yanında züccaciye,bijuteri,tekstil ürünleri ve balık,peynir,zeytin gibi gıda ürünleri de bulunur. çoğu yerde seçmece alabilmek bir ayrıcalıktır,esnafın malına olan güveninin göstergesidir. bunun dışında seyyar dolanan limoncuları insanı deli eder,limon almanız konusunda ısrarcı davranırlar. özel günlerden önce (bayram,yılbaşı,vb) kalabalıktan girilmez,girilse de ilerlemek güç olur.
çalışanlar için kafa dinleme günüdür. evde veya dışarıda pazar keyfi yapılır. güne bir yere yetişme telaşı olmadan yapılan kahvaltıyla başlanır. küçükken nefret ettiğim günün büyüyünce niye en sevdiğim gün olması ise yaşlılık alametlerinden sayıyorum*. sessiz, sedasız, huzur bulunan gün; eşofmanları çıkarmadan biri bitirilip diğerine başlanan gazetelerin pazar ekleri, zır zır diye çalmayan telefon, ekşınsız bir gün. hımmm saadet bu olsa gerek!*
çalışılan iş koluna göre insanın yapmak istedikleriyle, yapması gerekenler arasında sıkışıp kalmasına neden olabilen gün. örneğin öğretmen, okuması gereken yazılı kağıtları, yakında gelmesi beklenen müfettiş için hazırlanması gereken günlük planlar, toplantı tutanakları, zümre tutanakları, ödev kağıtları, ders notları ve belgeler... belgeler... belgelerle yapmak istedikleri arasında kararsız kalır.
haftanın en iğrenç günüdür. okul da olsa, iş de olsa, hatta tatil bile olsa bir şekilde vardır kötü bir yanı pazar gününün. ancak istisani durumlar vardır pazarı bile güzel yapabilecek.. onlar da o kadar istisnadır ki...
kimileri için tüm hafta boyunca beklenilen tek tatil günüdür. ama bu tatil birilerinin gözüne o derece batar ki! örneğin evde bulunan vakitler içerisinde kıyı, köşe, dip, bucak anne tarafından size temizlettirilebilir. (versiyon 1: kül kedisi). temizliği bitireyim, dinlenicem demekse en büyük hayal kırıklığıdır. uzaktan gelmiş olan misafirlere elinizden geldiğince misafirperver davranmak ise boynunuzun borcudur. bırakın yorgun gözükmeyi, üzerinize en şen şakrak kıyafetinizi giyip mutlu insan portresi çizmelisinizdir (versiyon 2: hanım hanımcık ev kızı).
(bkz: haftanın en sıkıcı günü)
yatılı okulda kalan öğrencilerin en hüzünlü günüdür. o haftayı yurtta geçirenler ailesini özler, haftasonu için ailesinin yanına gelenler de aileden ayrılmak istemez. benim için lisedeyken en hüzünlü gündü... yedi gün içinde adına "ayrılığın, özlemin günü" adını taktığım gündür...
parasız yatılı hüzünler mevsiminin en acımasız günleri olur pazarlar..kirli bir yapışkanlık çöker üstüne.. anlarsın özlediğin gidip göremediğindir..gidip görmek istemen gidememen görememen ama gene de istemen..
bugün ki isminin; m.ö.vııı yy da miletos'lu denizcilerce pazar yeri olarak kullanılmasından ötürü verildiği söylenen,yunanlı prenslerin pazar'ı ziyaretleri sırasında denizden görünümünün atina'ya benziyor olmasından dolayı uzun yıllar atina olarakta anılan 1461'de fatih sultan mehmet'in trabzon seferinden sonra osmanlı-türk egemenliğine geçen, halen pekçok köyünde lazca konuşulan,bir de kız kulesi olan ,çayeli,ardeşen ve çamlıhemşin'e komşu ,henüz kalınabilecek bir oteli olmayan rize'nin en şirin ilçesidir.
sanıldığı gibi insanı rahatlatan günlerden biri değildir. sabah mesaiye gitme derdi yoktur, geç saatlere kadar uyunabilir ama bunun yanında her yer kapalıdır, insanlara enjekte edilen öğrenilmiş çaresizlikten dolayı herkese yüksek dozda bezginlik yüklenmiştir, kimileri akşam üzeri bir yerlere yetişmek, sevdiklerinden ayrılmak zorundadır.
bu sebeplerden ne cuma gününün ne de cumartesinin yerini tutabilecek kadar eğlenceli bir gündür, çünkü ertesi kaygı yüklüdür.