21 mayıs 2012 pazartesi
günün başlıkları: 1003 tane

pavyon

  güzelinden getir  başlık içinde ara  bakın dur
  1. içkili, müzikli eğlence mekanı.
    türkçedeki yaygın kullanımı ile fransızca kökeni olan pavillon kelimesinin anlamının pek bir alakası yok. fransızcada çadır, bahçe-park tarzı yerlerde bulunan küçük ev manasına geliyor.

    (, 10.07.2004 16:02)

    @155887

  2. loş ışıklı *, kapıdan içeri girerken siyah takım elbiseli kirli sakallı adamların el pençe divan ''hoşgeldiniz abi'' raconu kestikleri *, içerdeki nüfusun neredeyse yüzde doksanının erkek olduğu, kimi zaman uvertür diye nitelenen - şu meşhur olup paranın'mna koyan popstar birincilerinin yanında ağzını açamayacağı kadar güzel sese sahip - şarkıcıların kimse onu iplemese de duvarlara bakarak şarkı söylediği, yerde yüzlerce ucuz peçete, masalarda yanar dönerler.., dostunu metresini getiren ağır abilerin, aslında içmeye ayranı olmayanların, çoluğunun çocuğunun rızkını harcayanların, uykulu ve yorgun yüzlerin, üç kuruş parayı yapıştırsın diye masadaki erkeklere papi chulo eşliğinde kıvrak figürler yapıp onları tahrik etmeye çalışan yarı çıplak kızların, çakalların, mirasyedilerin, öncesinde aile restaurantı olan, sonra * pavyona çevrilen mekana bir kere girmiş bulunan ve bunları gözlemleyen arıların da bulunabileceği mekandır ayrıca..

    (, 05.12.2004 12:07)

    @274206

  3. türk filmlerinde genellikle erkeklerin gittiği kadınların düştüğü yer.

    (, 05.12.2004 12:34)

    @274239

  4. buraya erkek erkeğe muhabbet etmeye gidenlerin, bu pisliği evlerine, karılarına, sevgililerine nasıl olup da bulaştırdığına aklımın ermediği mekandır.

    (, 11.08.2006 11:20)

    @912344

  5. bir kuruluşun ve ya bir kurumun bahçesinin içindeki yapılardan her birine verilen addır.

    (, 27.07.2007 04:11)

    @1750393

  6. dilimize fransızca'dan geçmiş; çadır, üstü kapalı yer anlamına gelen sözcüktür.

    (, 28.10.2008 23:41)

    @2796146

  7. hiç adım atmadıgım ama eski evimin karsısında bulunan ,giriş kapısında gecenizi güzel gecirmenizi saglayacak dansöz,şarkıcı vb kişilerin resimlerinin bulundugu,siyah montlu hizbandut gibi adamların kapıda güvenlik amacıyla bekledigi bir içki ortamı.içeride sorun yasamadan eglenmeye bakmak lazım.yoksa kapıdaki güvenlikler tarafından iyi bir dayak yiyebilirsiniz.

    (, 06.02.2009 13:30)

    @3082015

  8. kons u ne olursa olsun terslemeyin. garsonlarla ve kapıda bekleyen iri kıyım abilerle muhattap olabilirsiniz. hele ki ağlattığıysanız türk filmlerinde ki gibi kızın neden bu yola düştüğünü sorduğunuzda yiyeceğiniz dayak garanti olmuştur artık. o tür şeylerin sadece filmlerde olduğunu bilin yeter. pis vuruyorlar valla.

    (, 29.06.2010 19:03)

    @5343896

  9. (bkz: bambaşka)

    (, 04.11.2010 23:27)

    @5923073

  10. basit, adi bir ortamdır herkesce. gitmeyen hatta giden herkesce böyledir bu mekanlar. yeri geldiğinde ağıza bu sıfatlarla alınır payvonlar.

    peki nasıl bir yerdir ki bu pavyon böyle anılır?

    ilk özelliği inanılmaz gürültülü olmasıdır. adamlar yememiş içmemiş bütün ses sistemlerini kurmuşlar. kulağa bağırarak anlaşıyorsun sadece. hesap dediğin mutlaka göte giren cinstendir. ama giden adam bunun bilincinde gider.

    peki ya pavyonun öteki yüzü? kons denilen kadınlar! işte onlar işin en dramatik kısmı.

    bu gece hayli alkollü bir halde gittik payvona, kalktık 2 arkadaşı bırakıp geri döndük. sebebi ise adının serpil mi yoksa sibel mi olduğunu hala anlayamadığımız çakma sarışın ama sevimli hatundu. arkadaşın ısrarıyla tekrar gittik. serpil/sibel geldi masamıza. arkadaş başladı sohbete. eğlence olsun diye benim eşcinsel olduğumu söylerek hatunu tavlamaya çalıştı. hayli ilginç bir yönteme başvurdu. şaşılacak bir şeydi evet ama zil zurna sarhoşuz abi biz. bizden her bok beklenir.

    neyse sibel/serbil masaya oturduğu andan itibaren arkadaşıma öyle sıcak bir bakışla baktı ki noluyor lan dedim. nasıl yani dedim. neticesinde hatun bu işi bir noktada zorunlu olarak yapıyordu. 2-3 saat hatununun yüzünde bir mennuniyetsizlik ifadesi aramak için baktım.

    ama yoktu. hayli neşeliydi. öyle yalandan da değildi. cidden neşeliydi. küçük bir beldedeyiz. serpil/sibel kumpir yiyemediğini uzun süredir belirtti. arkadaşım da o gazla kumpir sözü verdi. yarın bulamayacak. bundan eminim. yarın yani bugün bir şekilde kumpir yapmaya çalışacağız onunla. bakalım neyse. bu sırada bir hatunda benim yanıma oturdu. yok diyemedim. 15*20 dakika boyunca konuştu ısrarla ama tek kelime anlamadım. en sonunda telefona yazarak konuşmaya çalıştık. arkadaşım tekrar şaka mahiyetinde benim eşcinsel olduğumu söylediğinde hatun kalktı masadan. ancak sibel/serpil kalkmadı oturdu arkadaşımın yanında. omuzuna kafasını dayayışı vardı. ilginçti. hatun zorlanarak yapmıyordu bunları. belki alışmıştı ve rol yapmaya alışkın olduğundan bana öyle geliyordu. ancak gözlerindeki ifade "umut"tu. nasıl veya ne şekilde olduğu önemli değil. umuttu işte.

    adını bile tam olarak bilmediğim dip boyasına ihtiyaçı olan ve 5 bardak votka içen hatunun gözlerinde inanılmaz bir umut vardı. saat 4'e 5 dakika kala mekan kapatılmak üzereydi. son şarkı son işler ve hesap. arkadaşımın bir şekilde mekanda adı geçtiğinden ekstradan bir şarkı daha çaldırdı. bir içki daha aldık. serpil/sibel öyle gülümsedi ki anlatamam. bir bebeğin yüzündeki gülümseme, bir çocuğun oyuncağa kavuşma anındaki yüzündeki gülümseme gibiydi.

    ilginçti serpil/sibel. içtendi hayattaki gerçek rolü yapan yavşak insanların aksine. hem de çok içtendi.


    oturmanın ortalarında garson geldi masaya. içki getirmek üzere. arkadaşım alkolün verdiği etkiyle garsona ters bir laf etti. adam bozulmadı. ağzından şunlar döküldü; "ben garsonum abi. yanlış yaptıysam özür dilerim. amacım sizi eğlendirmek ve mutlu etmek. affedersiniz." çektim garsonu omzundan. "garson olman insan olmadığın anlamına gelmez, arkadaşımın kusurunu bakma" dedim.
    garson; "abi müşteri her zaman haklıdır. ben özür dilerim sizi rahatsız ettim sanırım. benim hatam" diyerek iki büklüm uzaklaştı masadan.


    birilerini eğlendirmek için kendini şaklaban durumuna sokarak para kazanan ve rol yapmayan gerçekten gözleri gülen bir kons ile geçti gecem.

    bu insanlar yavşak işte kimilerince. adi ve onursuz. sebebi ise pavyonda çalışıyor olmaları. sırf ekmek paraları için gecenin geç saatini kadar benim ve arkadaşım gibi sarhoş iti köpeği ağırlamak ve mutlu etmek.


    zorunda mı bu insanlar bunu yapmaya? belki değiller. bana göre yahut sana göre bundan başka yapılacak yüzlerce iş var.

    var da amına koyum bu insanlar salak mı bunca eziyete rağmen bu işi yapıyorlar. yok işte başka seçenek.

    payvon insanı candır. şerefsiz ve adi olan ise müşteridir. bu böyledir abi.

    karısının başını omzunu yaslamak yerine "fatoş"un başını omzuna yaslayan, karısını çarşıya dahi çıkarmazken, aysun ile dans eden, garsonlara bağıran çağıran adi adamlarla doludur pavyon. ama çalışanı değil, müşterisi adidir pavyonun.

    (, 16.05.2011 04:42 ~ 04:43)

    @6962988

  11. (bkz: @7916314)

    (, 11.11.2011 15:07)

    @7916355

  12. askere gitmeden önce arkadaş zoruyla gittik bir kere.
    genelde rock barlarda takılan birisiyseniz bayağı yabancılıyorsunuz ortamı.
    sokakta gördüğünüz her adam orada.
    iğrenç ankara havalarıyla eğleniyorlar.
    garsona söylüyorsunuz, masanıza kadın geliyor.
    kadınlar çok genç, bakımlı ve güzeller.
    inanılmaz sempatikler. her türlü muhabbete geliyorlar.
    dışarıda görseniz aşık olabilirsiniz.
    gerçi pavyonda çalışmalarına, her erkeğe aynı sempatiyi göstermelerine rağmen, olayı kişiselleştirip onlara aşık olan tipler de oluyordur illaki. bu kadınların güler yüzlerinin altında erkeklerden nefret ettiklerine eminim. orada çalışmalarına sebep olanlar da erkekler sonuçta. pis kokan, yaşlı, sarhoş, kısacası her türlü adamı çekmek zorundalar.
    masamızda kadınla muhabbet etmeyen tek adam bendim sanırım. parayla muhabbet satın almak hoşuma gitmemişti. hoşuma gitmeyen bir şey de anlatacaklarımın karşı taraf açısından hiç bir önemi olmamasıydı.
    yalnız pavyonda çalışan ya da fahişelikle geçinen kadınlara çok acımadığımı da söylemem gerekiyor. en azından bir kısmının inanılmaz paralar kazandığını biliyorum. asıl acımamız gereken namusuyla çalışan insanlar. aslında kafam karışık bu durumda. hepimiz bir şeyleri satıyoruz para kazanmak için, bedenimizi, aklımızı, tecrübemizi. ahlakla ilgili şeyleri çok fazla önemsemeyen bir insansanız benim gibi çok fark bulamıyorsunuz para kazanma yöntemleri arasında.
    neyse şu pavyon olayını kapatmak istiyorum az daha kaldı.
    pavyonda en ilgimi çeken şey hizmet kalitesi oldu. böyle kaliteyi en lüks yerlerde bile bulmanız mümkün değil.
    garsonlar etrafınızda pervane vaziyette. sigaranızı söndürdükten sonra kültabağının üstünden elinizi çeker çekmez tabağın yenisi gelmiş oluyor. her beş dakikada bir servisler değişiyor, yeni çatal, bıçak v.s geliyor. sanırım adamların pavyona gitmelerinin en önemli sebebi de bu. hayatlarında ne kadınlarından ne de kimseden göremedikleri hürmeti burada görüyorlar. paranla bir kaç saatliğine kral oluyorsun tüm mesele bu.

    (, 13.02.2012 15:41)

    @8335756

  13. türk filmlerinden gördüğüm kadarıyla çok çirkin kadınlar vardı.

    (, 16.02.2012 21:49)

    @8349461

  14. (bkz: no easy way out)

    (, 31.03.2012 12:56)

    @8621902

  15. bir kere gidip, arkadaşla kredi kartını bırakıp çıktığımız mekan. pavyona gidecekseniz mutlaka işi bilen biriyle gidin arkadaşlar.

    (, 31.03.2012 12:57)

    @8621906

  16. bira tabakta gelir. askerlik gibi kendi mantığı vardır.

    (, 31.03.2012 13:01)

    @8621923