- abi senin için şartlı refleks olmuş diyolar. ben inanmadım ama var mı aslı?
+ yav sorma, ne zaman zil sesi duysam bi salya sümük ağzım sulanıyor. bu pavlov insanı mı bir şeyler yaptı nedir. neyse dur bakalım şifası allah'tan inşallah.
davranış bilgisi derslerinin fenomeni,
sınıfın maskotu,
hocaların genelinin onları gördüğümüzde ya da seslerini duyduğumuzda o köpekçik gibi şartlı reflekse bağlayıp muma dönmemizi istediği,
zil seslerinin onun için her ne kadar yemek haberini temsil etse de aslında hiç alakası yokken onu yemek yemeğe ve de obeziteye iten bir kabusa dönüştüğü zavallı itcağız.
uzaya gönderilen laika isimli köpekle beraber ders kitaplarında sık sık ismi geçen köpek. her ne kadar ünlü de olsa bunun ona sağladığı yarar tartışılır tabi. günlük hayatta da bir etkiye şartlandırılmış tepki verme durumlarında örnek olarak verilir.
ayrıca an itibariyle bir isminin olup olmadığını merak ettiğim köpek, sen o kadar ünlü ol kimse ismini bilmesin durumunun mağduru.
pavlov' dan daha ünlü olan köpek. bunu kıskanan pavlov kendisine bir isim vermeyip kendi adıyla anılmasını sağlamıştır.boş yere salyalarını etrafa saçtırarak rezil etmeye çalışmıştır zavallı köpeği. her zil çaldığında et verilecek diye bekleyen köpeğin haysiyeti ile oynanmıştır. resmen işkence yapılmıştır deney adı altında.
romantizma albümünden, 22 numaralı sagopa kajmer parçası. sözleri şöyledir;
hiçbir kuvvet engel olamamıştı bana ve dilime zincir vurabilir mi kralınız da gelse, sago'nun argolarına takılı kalacak her kulak, tüm yalanların bir giysi giymiş, varlığın içimde yılların tuhaflığında seyreden bir adamı önüme koydu, son suçum mu, son kararım gitsin oldu, hoşçakal dünüm, kağıt yalanla doldu, önüme kondu, mazilerde kazının gereği yoktu, afacan uyudu, bir yudum su hasretiyle yazıyorum bu mektubu, bu zoraki yaptırımların bilinci eledi umudun birini, diğeri nerede bulamaz oldum, yıpran kolpa ruhum, anlamımdın ne oldun, kendi davalarında hakim oldun, elimden seyrelen bir kumsun, sen de tarih oldun, tekerrüründen korkar oldum, son vedanın adını elveda koydum, gözlerimi oydum,
motiflerini işledim, yürek adınla eş değer ki, bildiğim tek şiirsin, anlamın derin, aklımda kal, kör topal hayallerin sonunda gözlerimde bir güneş var, dna larımı insanoğlu bozdu sanırım burda bir sorun var, her halükar da içimi kemiren bir teselli var, misalli bir takım oyunlarım ve körpe bir canım var, yar bana var, dile kolay kalbe zor gelen sükunetim dar, darmadağan armağanım, kaos karmalarındayım, karmakarışıklaşmaktayım, neyseki ayaktayım, ritimler kolondan süzüldükçe ataklardayım, bu sago bayım, ben sagopayım.
(nakarat)
sil adımı baştan yaz kalbine, baş harfi büyük olsun, yeniden küfret, geçmişi hadım ettik olmadı, ben suyun oldum bardak dolmadı
kanatlarım olsun istedim ben ama hiç uçamadım, kanadım oldu denedim yerin dibine çakıldım, ama nedense masalı dinlemiştim, hazmı zordu, çabalamıştım oysa, çıtamı aştıktan sonra yükseklik korkusuyla savaştım ve aşkın tepe noktalarına ulaşabilme lüksü güvene bağlı bir dönekle karşılaş, bilki suçunun avukatı, çok suçlu tanıdım hepsi konusunda haklıydı, umut çocuklarımı bugünlere getirebilmem uzun zaman aldı ve berduş halim arbedemde yumruklarımı sıvazladı kazalardan salim çıktım, kendim yazdım paranoyaklık kitabını artık hiç mi hiç de hatrın kalmadı, tekmelerdim dağları, kalbime yuvarlandı taşları, gözlerim olan bitenle yüz göz olalı geçti kısa bir zaman dilimi, elimi koluma bağlayan bu tacizar bu borcu bir şekilde ödemeli, deneyimin adı sago, aç mı pavlov'un köpekleri, cehennemde yaşadığım için cennet hakkımdır, sadakatsizlik intikamla barışır, sus, kırıştır, halin kalp atışlarımı hızlandırmaktadır, ortam paçozunun gözü daim arkandadır, söyle kim babandır, elini tutsun, rap sapandır hedefi bulsun, yenigün uykudan kalktı mahmur gözleri yorgun bitch.
açtır ve maymuna dönmüştür."bu kafesten bir çıkayım, senin malum yerini ısırmayan eşektir pavlov efendi" tavırları hemen sezilebilir.ısırır da.hırs yapmış köpektir.kuduz değildir.
bütün eğitim derslerinde, en az bir kere, karşılaşılan ittir. yok koşullanma yok şu yok bu...vs.
it oğlu ittir bu köpek; ve bu iti tez zamanda bulup eşşek sudan gelinceye kadar sikmek lazımdır.
bunun bir de sıçan versiyonu vardır.kapalı bir yere koyulur sıçan,ortamda bir de pedal vardır.hayvan pedala basınca beynine giden dalgalar acı veriyorsa sıçan birkaç defadan sonra pedala basmaktan vazgeçer.eğer beyne giden dalgalar hayvana zevk veriyorsa sürekli pedala basar,yemez içmez basar,bayılır uyanır basar,hayvan zevk manyağı olur.zavallı hayvan ortamdan alınmasa,bir süre sonra açlıktan susuzluktan yorgunluktan ölür...
çok afedersiniz küfür olarak almayınız;ama giderek halkımızın benzediği bir durumdur.köpek biz oluyoruz tabi ki.pavlov'da baştakiler...ilk önce alıştırıp,sonra hiçbir şey vermemek gibi...boş tabakla mı karşılaşacağız-yemekle mi?
atıyorum televizyonu açıyoruz,bakan diyor ki:'benzine zam yapılmayacak'.bir gün sonra tekrar televizyonu açıyoruz,bir de ne görelim?zam haberi açıklanıyor!aradan günler,haftalar geçiyor yine bir an televizyonda benzine zam yapılmayacak diyor bakanın biri.yine seviniyoruz;ama bekliyoruz bir yandan.aaa!bir de bakıyoruz ki sahiden zam olmamış.
işte bunun gibi bir şey...(anlatamadım ama...zaten zam da olur hep.)
göründüğünden daha derin ve acıklı anlamı olan, belirli algıların istemsiz olarak kompleks bir seri hareket ve davranışa yol açması şeklinde açıklanan 'şartlı refleks'e konu memeli hayvan grubudur.
olguyu göründüğü basit anlamdan daha derine götüren ise, sosyalleşme adına yaşamak, katılmak, paylaşmak zorunda kaldığımız hemen her türlü düşünce ve eylemin aslında şartlı refleks temelinde öğrenilip devam ettirilmesidir. olguyu göründüğü somut anlamdan daha soyut ve acıklı kılan ise duygularımızın aynı temelde oluşturulup ruhlarımıza, benliğimize ve yüreğimize yazılmasıdır.
yaşasın tüm orijinal insanlar, yaşasın sıradışılar, yaşasın açıkyürekliler... yaşasın pavlov'un kedisi olanlar...