beşinci dağ kitabının önsözünde yazdığına göre kendisi 1979 yılında otuz yaşındaymış ve plak prodüktörlüğünün doruğundaymış.cbs'in brezilya'daki sanat direktörüymüş ve abd'ye plak şirketlerinin patronlarıyla bir araya gelmeye davet edilmiş.ne var ki bu davet onu kafasındaki yazar olma hayalini sorgulamaya itmiş ve o gece kendini tamamen müziğe vermeye ,yazılarını da (eğer yazarsa)gazetelerden birine gönderme kararı almasına yol açmış.ama ertesi sabah patronu onu arayıp o güne kadar yaptığı hizmetlerden dolayı teşekkür etmiş ve başka bir şey söylememiş.sonraki 2 yıl boyunca da müzik sektöründe kendine iş bulamamış .ve böylece yazar olmuş.
özgürlük, ancak aşk olduğunda var. kendini kayıtsız şartsız teslim eden, kendini özgür hisseden, sınırsızca sever. ve sınırsızca seven, kendini özgür hisseder.
bugün, kimsenin kimseyi kaybetmediğine, çünkü kimsenin kimseye sahip olmadığına eminim.
özgürlüğü gerçekten yaşamak budur: dünyanın en önemli şeyini elinde tutmak, ama ona sahip olmamak.
insanı mistik yolculuklara çıkartmayı başaran sayılı yazarlardan birisidir...yazıları birçok insanı etkilemiştir...insana hayatı anlamak yolunda büyük yardımları dokunur onun kitaplarının...
ee bu kadar iyi yanını söyledik...şu vardır ki belli bir kitleye sahip olduktan sonra kendisini ilahi sanmaya başlamıştır ve ışığın savaşçısının el kitabını kendi kutsal kitabı gibi yazmıştır...
1947 yılında brezilya'nın rio de janerio kentinde doğan, simyacı'nın yayınlanmasıyla birlikte yazarlık hayatına başlayan kişi. yazdığı kitaplarla sadece en çok satanlar listesinde yer almayıp, aynı zamanda toplumsal ve kültürel tartışmalara da yol açan yazar; dünya ekonomik forumu'nun verdiği crystal award ve fransız légion de'honneur nişanı gibi ödüllerin de sahibi olmuştur.
"bir gün yolunuzu kaybederseniz bir çocuğun gözlerinin içine bakın çünkü bir çocuğun bir yetişkine her zaman öğretebileceği üç şey vardır;
nedensiz yere mutlu olabilmek, her zaman meşgul olabilecek birşey bulmak, elde etmek istediği şey için tüm gücüyle savaşmak"
asıl mesleği prodüktörlük olan poulo coelho, patronu tarafından işten kovulup yaklaşık 2 yıl iş bulamamasından sonra gazetede yazarak başlamış yazarlığa. şeytan ve genç kadın,veronika ölmek istiyor,simyacı,piedra ırmağı'nın kenarında oturdum ağladım eserlerinin bazılarındadır. okumaya değer bulduğum yazarlardan biridir kendisi.
ailesi tarafından akıl hastanesine yatırıldığını öğrendiğimde hafif sarsılmıştım.sonrasında böyle bir adamın acısız bir yol yürüyemeyeceğini kabullendim.
coelho'nun ailesi, coelho daha genç yaşlarında artist olma isteğini kendilerine söylediği için onu 3 kez akıl hastanesine yatırır.sözde kendisini bu sevdadan vazgeçirecekler,bunu istemesini bırakın hatırlamasını önleyeceklerdi.
ama coelho tahminlerinden daha güçlüymüş. ve sonrasında bu hastane deneyimlerini "veronika ölmek istiyor" adlı kitabına refarans olarak kullanmış.
herkes "simyacı"yı bilir..ama "veronika ölmek istiyor" yazarın bence en iyi kitabıdır...ayrıca bu hayatta "tek" tanışmak istediğim yazardır.
ismini ilk defa duyanların "simyacının yazarı" diyince hemen "heeaa o mu yav" gibi bir tepki vermeleri olasıdır."on bir dakika" adlı kitabı aşk ve kadın-erkek ilişkileri üzerine yazılmış harika bir kitaptır.tavsiye olunur.
'insanın hayatını değiştiren bir hafta'yı en güzel ve en etkileyici anlatan, sağlam yazarlardan biri. bu 'hayatının kırılma noktası' esas konusudur çoğunlukla romanlarının o sebeple arka arkaya okunmaması tavsiye edilir.((bkz: piedra ırmağının kıyısına oturdum ağladım), (bkz: simyacı), (bkz: veronika ölmek istiyor), (bkz: şeytan ve genç kadın)). çok ağır yazmadığndan dönem dönem okumak hoş ve özel olabilir. farklı şeyler bulunabilir yazdıklarında ve okunasıdır kesinlikle.
idefix sayesinde can yayınlarından çıkmış olan 10 kitabını birlikte 50% indirimle alabileceğiniz birçok kitabı dünyada en çok satanlar listesini yamultmuş ünlü brezilyalı yazar. veronika ölmek istiyor özellikle tavsiye ettiğim bir kitabı olup insanın içine bakmasını sağlayabilmektedir.
çok kereler okudum kitaplarını,bir kere okumakla o kadar fikri özümsemek imkansız...başucu yazarımdır benim,herşey dibe vurduğu anda onun sözleri çıkarır beni...daha da yüceltebilirim, simyacıyı ilk okuduğumda 13 yaşımdaydım akıl hocamdır,karakterimde yapı taşıdır.çoook çok severim...
paulo coelho piedra ırmağının kıyısında oturdum ağladım kitabının başında bir hikaye anlatır... 3 yerli hristiyan olur. onlara sadece 3 kelimelik bir dua öğretilmiştir. ve bir süre sonra o 3 yerliyi suyun üzerinde yürürken görürler ..artık onlar ermişler makamına yükselmiştir...anlaşılır ki tanrı her dili bilir
simyacı nın mevlana nın mesnevi sindeki bir kıssadan alındığı söylenir. mesnevinin o kısmını okumadığım için kendim bir şey demiyorum. basında böyle söyleniyor.
onze minutos'da tüm sevenlerini ve beni de hayal kırıklığına uğratmıştır. zaten kendisi de şöyle bir açıklama yapmıştı: "sokakta beni gören sevenlerim o kitap için beni çok eleştiriyorlar ama, o kitabı gerçekten yazmak istiyordum. her eleştiride, boynumu büküp yazmam gerektiğini söylüyorum".
ne diyelim. güzel.