kasnaklı bir tarım gereci. genelde bir şeyi bir şeyden ayırmakta kullanılır. en çok, buğdayı saplarından ayırmakta kullanılmaktadır. içinde büyük bıçakları vardır. parmağını bu bıçaklara veya kasnağa kaptırıp koparanlar olur.
vaktiyle ilginç bir reklamı vardı. meksikanın çöldeki bir sınır bölgesinde gümrük polisi bir adamın çantasından bu cipsi ve yine aynı firmanın ürettiği pekos paketini çıkarıp soruyordu:
-pekos?
-si
-patos?
-si
not: bu arada ispanyolca'da bir anlamı oluyor bu kelimenin...patos= ördekler
şöyle diyeyim ; bir tarafından bir insanı bütün halinde atarsanız, diğer tarafından bir et yığını olarak çıkar. et olduğunu anlarsınız da, ne eti olduğunu anlayamazsınız. öyle şer bela bir şeydir patos makinası.
bir karadenizli olarak fındık soyma makinesi olarak tasvir edebileceğim motorlu tarım aletidir patos ve hatta biz "patoz" olarak biliriz.
yeni toplanmış fındık, yeşil kabukları kuruyup kabuğundan kolayca çıkacak bir hale gelene kadar güneşte kurutulur ve sonra patosa verilir ki patos fındık kabuklarını-nam-ı diğer fındık kapsüllerini - parçalayıp fındıktan ayırsın.
eskiden fındıklar şelek denilen kocaman sapsız sepetlere doldurulup patosun tepesindeki huni şeklindeki hazneye doldurulurdu ki bu uygulama tam bir hamallık örneğiydi -nitekim hamallar şeleğin içine yük doldurup sırtlarında taşırlar- ve de patosun tepesinde durup hunimsi hazneyle ilgilenen kişi için oldukça tehlikeliydi.
neyse ki teknoloji patoslar için de gelişti de zamane patoslarında bağırsağımsı kocaman hortumlar vasıtasıyla vakumlanarak alınıyor yerdeki fındıklar.
nedendir bilinmez, yazları orduda boy gösteren patozcuların neredeyse hepsi termeden ithaldir.
patoslara dair akılda kalan en belirgin özelliklerden biri de tüm patoslarda en az bir tane yağlıboya manzara tablosunun asılı olmasıdır. patozcuların bu sanat aşkını hep pek sevimli ve de ilginç bulmuşumdur.
karadenizin doğu anadoluya yakın kesimlerinde, iç anadoluda ya da buğday tarımı yapan yerlerdeki türünün fonksiyonu sapla taneleri ayırmak ve sapı ufak parçalara bölerek harmanlıkta daha çok ot saklanmasını sağlamaktır. sap-tane ayırma işlemi ise hem çok basit hem de bu basitlikten olsa gerek hoş bi mantıkla yapılır ki; makinenin tepesinden verilen ot parçalanırken koldan sürekli üflenir. hafif olan sap kısmı anında akıma kapılarak harmanlığa basılırken taneler ayrılır. "patoz" şeklindeki telaffuzunun ise ulusal olduğundan şüphelenmeye başladım.