filmden aklımda kalan yegane şeylerden biri, çok güzel bir yaklaşım:
hastalardan bir tanesi sürekli karşılaştığı insanlara eliyle 4'ü göstererek bu kaç diye sormaktadır. kim 4 diye cevap verirse ah yanlış diye yakınmaktadır.
yine bir gün bu soruyu
robin williams'a sorar. yine aynı cevapla karşılaşınca biraz hayalkırıklığı biraz sabırsızlıkla:
-no no you focus on the problem! so you can't see the solution. look behind the problem. and what can you see?
bu sefer gerçekten de parmaklara değil de arkasına bakar ve cevabı verir:
-8 (edit: her bir parmak çift görünüyo ya ondan)
adam rahatlamıştır.
not: çok güzel bence. gerçi bir ara gerçekten anlamlı mı yoksa anlamlı gözüken içi kof olanlardan bir tanesi mi diye öle bi gidip gelmiştim. karşımıza çıkan engellerden yakınmasak, elimizde olmayanlar için hayıflanmakla elimizdekileri de kaybettiğimizin farkına varabilsek, mutluluğumuzu şarta koşmasak hayat ne de güzel olurdu.
ayrıca sözler tıpatıp aynısı değil elbette. seneler oldu, ama anlamına sadık kaldım bence.
(bkz:
unutulmayan film replikleri)