haşlarsın, kızartırsın, salatası vardır, kumpir yaparsın, böreğe koyarsın, her türlü yemeğe koyarsın, etle tavukla süper anlaşır, istersen balıkla da anlaşır, kısacası süper bişey. yaşasın patates!
çizim amacı ile kullanıldığını mimari proje 1'de yaşayarak gördüğüm besin maddesi. en irisinden bir patetes alınır. üstten, sağdan, soldan, her yönden çizilir. sonra maket bıçağı ile kafanıza göre içinden kübik parçalar çıkarılır. ortaya çıkan yüzeyler yine çizilir. üstten çizilir, yandan çizilir, un ufak olana kadar kesilir kesilir çizilir. sonuçta plan, kesit, görünüş hadisesi yaşayarak öğrenilir. sonra kızartılıp yenebilir.
günler aylarca yenebilecek sebze, cips hammaddesi. sabah cips, öğlen patates yemeği, öğleden sonra kumpir, akşam patates kızartma olarak yenebiliyormuş hatta kilo verilebiliyormuş mühim olan merdivenmiş. yumrusu yeşillenmiş kısmı yenmemelidir, zira kanserojendir
lisedeki biyoloji hocamın karın doyurmaktan başka hiç bir işe yaramadığını iddaa ettiği sebze...
ayrıca sorusuna cevap veremeyen öğrenciye "sen bugün sadace patates yedin geldin galiba" diyerek hem öğrenciyi hem canım patatesi aşalardı...
(bkz: havyar vardı da biz mi yemedik)
tarihi aztek lere dayanan yiyecek. bildiğim kadarı ile birbirini çok seven iki gençten birisi başkası ile zorla evlendirilmeye çalışır. o zamanın şartları kötü tabii, bunlar da beraber intihar ederler. daha sonra bunları gömdükten sonra ikisinin de gömüldüğü yerin üzerinde patates çıkar.