gündem
  1. · 250 milyarlık cip kullanan türbanlı
  2. · 24 kasım 2009 barcelona inter maçı
  3. · yök ün katsayı uygulamasını kaldırması
  4. · google wave
  5. · cebe sevgili ismini kayıt şekilleri
  6. · kız arkadaşı behlül ve sawyer la yatakta basmak
  7. · günün tek şarkılık özeti
  8. · hatırla sevgili
  9. · küfredecekseniz siktirin gidin

parti kapatma davası hukuka aykırıdır  

  1. türkiye'de çeşitli zamanlarda, çeşitli kişiler tarafından savunulan ilginç bir argüman.

    şimdi öncelikle yakın zamanda gerçekleşen akp ye karşı kapatma davası açılması için, bir örnek üzerinden gidelim:

    ·götüme girmesin diye disclaimer·

    aşağıda vereceğim örnekler kurgudan ibarettir ve münferittir, camiamıza mâl edilemez.

    ·götüme girmesin diye disclaimer·

    şimdi elimizde, semih cumhuriyeti'nde yer alan bir laiklik karşıtı parti, lkp olsun. lkp, genel seçimlerde %80 oy oranı ile iktidara gelmiş bir partidir. fakat gelin görün ki; semih cumhuriyeti'mizin anayasasının ilk üç maddesi değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez olmasına rağmen lkp, çeşitli mecralarda bu maddeleri ihlal etmekte, ihlal etmeye teşebbüs etmektedir. hatta, bu teşebbüsler sadece lkp'den değil, onun yüzde 80'lik seçmen kitlesinden de destek almakta ve kabul görmektedir.

    · %80'lik kesimin karşı olması durumunda, semih cumhuriyeti'nin anayasasının ilk üç maddesi değişebilir mi? halkın iradesine karşı çıkmak denilen fenomen gerçekleşebilir mi?
    · lkp'nin bu yasadışılığını, %80'lik bir seçmen desteği almış olması meşru hale getirir mi?

    yukarıda hâsıl olmuş sorunların cevabı, semih cuhmuriyeti'nde güçler ayrılığı'na gidilmiş olması içinde yatıyor. meclis, halkın iradesini temsil ederken, halkın iradesi ülkedeki en üst ve istediği her şeyi yapabilecek bir güç değil. anayasa, halkın iradesinin üstünde yer alıyor ve onu, halkın iradesini temsil eden meclis'ten anayasa mahkemesi koruyor.

    bu noktada, anayasa mahkemesi'nin kendini koruyamayacak olması sonucunda, onu ve devleti koruma hakkının orduya verilmiş olması semih cumhuriyeti'nde büyük sorunlara yol açabiliyor.

    çoğunluk olup, "halkın iradesi" nanesi altında azınlığı boğdurtamıyor olmamızın nedeni işte semih cumhuriyeti'nde yer alan anayasa ve onun vatandaşlarına verdiği haklar. "halkın iradesi" anayasa'ya uzandığında anayasa mahkemesi'ne gerekli mecralar başvuruyor ve anayasa mahkemesi'nin vereceği karara göre, lkp ve lkp'yi oluşturan milletvekilleri, halkın iradesi'ni anayasa'ya uygun kullanmamaktan dolayı bu temsilden men edilebiliyorlar. buradan çıkaracağımız sonuç ise şöyle;

    · halkın iradesi, anayasa'dan daha güçlü değildir. dolayısı ile bu irade anayasa'ya göre kullanılmalıdır.
    · kendi halinde masum bir metinden oluşan anayasa kendini koruyamadığı için, halkın iradesi aynı zamanda onu koruyan ordu'ya göre kullanılmalıdır.
    · demokrasi, anayasa'nın şemsiyesi altında mevcuttur.
    (thedewil, 15.03.2008 21:58)
  2. demokrasi rejiminin bulunduğu ülkelerde gayet doğru olan bir önerme. partilerin kapatılması demokrasiyi baltalar, şayet bir siyasi parti kendi idealleri için silahlanır, isyan çıkarmaya çalışırsa o parti kapatılmalı ve yöneticilerine siyasi cezalar getirilmelidir, naçizane görüşüm budur bu konu hakkında.

    türkiye'nin şu anki mevcut güncel durumunda " akp'nin kapatılmak istenmesi " görülüyor.*. bu istek gerçekleşirse bir demokrasi ayıbı olacağını düşünüyorum. burada haktaniyet akp'li, şucu, bucu olmak değil, haksızlıkların karşısında durmaktır.ülkemizde anayasal olarak 3 tane kuvvet mevcut. yasama, yürütme, yargı. hukuk sisteminin yanlışlıklarına değinilmesi güzel ama, bazı noktalar eksik ve resim flu.

    yasamayı yapan tbmm'nin yaklaşık 5.5 senedir yarısından fazlası akp'li. peşkeş zihniyetli özelleştirmeleri, bakan çocukları için çıkartılan vergi aflarını gecenin 03.00'ünde oylama yaparak, kanunlaştıran tbmm, 5.5 senedir demokratik düzeni korumak için kanun çıkartmamış. " yeni anayasa tasarısı hazırladılar " şeklinde bir argüman da hatalı olur ki, yeni anayasa da ortada yok. taslağı var ama sunulmadı kimseye.

    yürütmeyi yapan bakanlar kurulu nerede? 5.5 senedir hakimleri,savcıları atayan adalet bakanlığı tehlikeyi görememiş mi? jet hızı ile göreve başlayan ve atamalar yapan sayın cumhurbaşkanı* tehlikenin farkına varamamış mı?

    parti kapatma davasını açan başsavcıların hataları yok mudur? vardır illa ama " tek hata " onların değil. eğer kanunlardan bahsediliyorsa, onları uygulayan yargı bürokratlarına çatmamak gerekiyor. madem halk meclisi tbmm, salt çoğunluk* kanun yapsın. türban oy rantı olarak kullanılsın, sonra en demokratik işlere mecliste zaman kalmasın. bambaşkaymışsınız azizlerim!
    (dünyayı kurtaran adam, 16.03.2008 01:51 ~ 02:08)
  3. demokrası seçilmişler diktatöryası değildir. demokrasi seçilmişlerle atanmışlar arasında terazivari dengeye karşılık gelir. demokrasi dahil her sistem bazı emniyet sübaplarına ihtiyaç duyar, demokrasilerde atanmışlar rejimi korumakla mükelleftirler. eğer seçilmişler rejime tehtid oluşturacak bir gaflete sürüklenirlerse atanmışlar bahsi geçen eylemde bulunanların ağzına sıçmakla yükümlüdürler.
    (void, 16.03.2008 03:05)
  4. cumhuriyet rejimi ile yönetilen ve laik bir ülkede eğer parti başkanı;


    - bırakalım kitabını, kuran'ı öğrensin. bu durumdan niye rahatsız olalım. bırakalım rahat rahat öğrensin. tommiks-teksas okumaya hiç kimse mani olmuyor ama kendi kitabını öğrenmesine niye mani oluyoruz.

    - yüksekokullardaki türban yasağını hata olarak görüyorum. bir demokratik ülke din özgürlüğünü sağlamalı.

    - (üniversitelerde türbanın serbest bırakılmasının laiklik ilkesiyle çelişeceği yönünde açıklamalar yapan kurumları hedef alarak) bizim önümüze ikide bir anayasayı çıkarmasınlar. en az onlar kadar anayasayı biz de biliriz. kimse kendini yasama-yürütme organının üstünde göremez. yargı ihsası rey makamı değil. herkes konumunu, yerini gayet iyi bilmeli

    - af yok, suç işleyen cezasını çeker, devlet katili affetme yetkisine sahip değildir. katili affetme yetkisi aslında maktulün varislerine aittir. öyle olması lazım.

    - türkiye'de şu anda birilerinin şeriatı var. ama bu şeriat tükendi. şu anda kahrolsun şeriat diyenler, kendi kendilerine kahroluyorlar.

    - ben istanbulun imamıyım. elhamdülillah şeriatçıyım. yılbaşına karşıyım. ata' ya saygı duruşunda sap gibi ayakta durmaya gerek yok.

    - siyasete girerken farklı, siyasetten sonra farklı bir yaşam tarzı mı uygulayacağım, halkımı mı aldatacağım? dün neysem, bugün de oyum, değişemem, değişmedim.


    aynı partinin başkan yardımcısı;


    - katı laiklik uygulamasıyla insanlara sosyal hayatı bir cezaevine çevirecek anlayışlar ne kadar zararlıysa, laikliği bir barış ve özgürlük, din ve vicdan hürriyeti olarak tanımak ve insanların inançlarına müdahale etmemek de o kadar toplumsal barışa hizmet edecektir.

    - ılımlı islam denilince, ılımlı olmayanı varmış gibi oluyor. sadece bir islam vardır. önüne bir şey konulamaz. bu islamı zedelemeye yönelik bir tezdir. kişiler laik olmaz.

    - hepimizi yaratan mutlak yaratıcı allahtır. ayrıma ne gerek var. o üst ortak paydada birleşip el ele vereceğiz.

    - bizim laiklikle derdimiz yok. ben insan olarak laik değilim; devlet laiktir. buna mukabil laik düzeni korumakla yükümlüyüm. ama siz laikliği bir din gibi takdim ederseniz, bu ülkenin halkını üzersiniz.


    diyebiliyorsa, o partinin kapatılmaması hukuka aykırıdır. takıyyeci zihniyet ve gericiler bi ülkenin yönetiminde yer edinmişse kendilerine, hukuk'un devreye girmesi normaldir ve bu açıdan bakıldığında da bahsi geçeb önerme yanlıştır.
    (rahmetli baskan kennedy, 16.03.2008 03:21 ~ 03:22)
  5. oktay ekşi de, yazarı olduğu hürriyet gazetesi'nde bu argümana değinen bir yazı kaleme almış;

    http://www.hurriyet.com.tr/...
    (thedewil, 16.03.2008 13:43)
  6. bekir coşkun'un bir yazısıyla cevap vermek istiyorum;

    ''gerçekten de yüzde 47 oy almış ve iktidarda olan bir siyasi parti hakkında yargı işlem yapamaz mı?

    pekiiii...

    parti küçük olsa ve iktidar olmasa?..

    o zaman yargı soruşturma yapabilir, kapatma davası açabilir, hesap sorabilir.

    öyle mi?..

    (.....)

    bunu sirk cambazına sorsanız size yanıt verebilir.

    çünkü o dahi anlamıştır ve biraz olsun demokrasinin öbür adının hukuk olduğunu bilir.

    ama ne yapacaksınız, iki gündür bizler kimi türk aydınlarının, hukukçularının televizyonlara çıkıp "yüzde 47 oy almış ve iktidardaki bir partiye bunun yapılması demokrasi ayıbıdır" demelerini izliyoruz.

    (.....)

    bu durumda; zenginlerin yoksullardan daha çok suç işleme hakları mı vardır?..

    ya da yargı; gücü olmayanların yakasına yapışır da, gücü olanlara dokunamaz mı?..

    böyle midir demokrasi?..

    böyle midir hukuk?..

    *

    hakkında bu kadar ciddi iddialar olan, cumhuriyet rejimini yıkma girişimleri ile suçlanan... laiklikle dinin bir arada olamayacağını ve laikliğin içini değiştireceğini ilan eden... toplumun yaşam biçimini için için değiştiren, çağdaş türkiye’yi çankaya’dan sokağa kadar, türbana-tesettüre saran...

    ve sonunda toplumu korkuya salıp da milyonlarca insanı sokağa döken bir "suç duyurusu" karşısında seyirci mi kalmalıydı yargı?..

    o zaman üst kattakiler gürültü yaptığında dilekçe ile koştuğumuz savcı, cumhuriyet rejiminin tepesine çıkmış tepinenleri ve şikáyetçi çığlıkları duymazlıktan gelecekti...

    öyle mi?..

    *

    ne hukuk olmadan demokrasi olabilir, ne demokrasisiz hukuk...

    yargıtay başsavcısı; bütün batı ülkelerinde olduğu gibi, yasaların verdiği "laik cumhuriyeti koruma ve hesap sorma görevi" ile hesap soruyor.

    ki o yasalar demokrasimizin ürünüdür.

    elbette durup dururken değil...

    şikáyetimiz vardı...

    şikáyetçiyiz...''
    (indis saralonde, 16.03.2008 13:50 ~ 13:52)
  7. anlaşılamayan bir şey var sanıyorum.kanun ve hukuk arasındaki fark.
    yapılan işlemin kanuna uygun olması hukuka uygun olduğu anlamına gelmez.hukuk kanundan daha öte, adaletin ve hakkaniyetin korunması yoluyla elde edilen bir şeydir.sadece gücünü kanundan almaz, her türlü evrensel değerin, halkın değerinin ve halkın vicdanının bir yansımasıdır hukuk.daha fazla öğrenmek isteyenler açsınlar hukuka giriş kitaplarını karıştırsınlar.

    bu açıdan akp'ye kapatma davası açmak kanuna uygun fakat hukuka aykırıdır.çünkü her kanuna uygun şey hukuka uygundur diye bir şey yoktur.demokrasisi oturmuş hiçbir ülkede, halk oyuyla iktidara, hem de yüzde 47 gibi bir çoğunluğun oyunu almış bir partiye, kapatma davası açıldığı vaki değildir.başsavcı bunun gerçekten de böyle olduğunun farkında olmalı ki, nazi'lere gönderme yaparak, iktidardaki partinin kapatılabileceğini, kapatılmazsa sonumuzun almanya gibi tecelli edeceğini iddianemeye sokmuş.
    tabi buna kargalar güler.ülkede anayasa yürürlükte ve anayasa mahkemesi, danıştay ve yargıtay gibi bağımsız karar alma yetisine sahip kurumlar işliyorken ve her türlü protesto ve eylem serbestçe gerçekleştirilebiliyorken, en azından faşist bir zihniyetin iktidarda olduğunu söylemek yalancılıktan öteye gitmez.ötesi tartışılır.

    o yüzden götümüzü devirip "hebele hübele, hukuka uygun" gibi saçma sapan cümleleri sağda solda söylemeyin.80 sene önceki hukuk zihniyetini yansıtan bu insanlar, hiç biri olmazsa bile tarih önünde hesap verecekler.bunu da unutmamak gerekiyor.
    (madbrother, 16.03.2008 14:09 ~ 14:09)
  8. hukuk odun yapımı için uygun bir malzeme o kesin. hukuku evirip çevirip halkın kafasına vurmalık odunlar üretebilirsiniz. ama nanoteknolojinin son ürünü demokrasi. demokrasiyle yapılan odunlarla vurunca hem kimsenin sesi çıkamıyor, hem de gerektiğinde hukuka da el atabiliyorsunuz. dolayısıyla partiyi hukukî yollarla kapatırsanız cık, halkın oylarıyla kapatırsanız ok. tam burada nazi almanyası örneği verecektim, ama yukarıda zaten verilmiş. onu okusanız yeter.

    ben de katılıyorum, hukuk, anayasa, nedir bunlar? insana değer verelim önce. hitler, bush, turgut özal, tayyip erdoğan, bunlar hep insan meselâ.
    (ali kamber, 18.03.2008 20:48)
  9. (bkz: ybsg)
    (amelie, 18.03.2008 21:02)
  10. bu konuda üçüncü reich'tan verilen örneklerde aklıma takılan bir şey var. nazi almanyasında yahudiler ikinci sınıf hatta üçüncü sınıf vatandaştı. kanunlarla mal sahibi olma hakları ellerinden alındı. hepsine tamam. ama yahudilerin fırınlara gönderilmesi ve milyonlarcasının katledilmesinin nazi almanyası kanunlarına uygun olduğunu iddia etmek için bu durumu açıklığa kavuşturan kanunlardan örnek vermek gerekir. benim naif tahminim o tarihlerde yahudi katliamını kitabına uyduran kanunların çıkarılmadığı. aksi yönde örnek görürsem yeni bir şey öğrenmiş olurum, iyi olur.

    ha eğer, "hitler'in ağzından çıkan her laf kanundu zaten." diyorsanız eyvallah. zaten hitler'in kanunları da alman halkının iradesini yansıtan laflardı.
    (recai pengül, 18.03.2008 21:10 ~ 21:12)
  11. yanlış bir önermedir. hukuk devletin temel niteliklerini tehlikeye sokan her oluşumu yargılama hakkına sahip olmalıdır. bu bir örgüt de olabilir, şahıs da olabilir, parti de olabilir.

    bir parti gelecek "şeriatı getireceğiz, kanlı mı olacak kansız mı" diyecek, hukuk da "ay ay ay, tarikat desteğiyle demokratik bir şekilde başa gelmiş bir parti, ne diyorsa hakkıdır, getirsin şeriatı" diyecek demek. patagonya cumhuriyeti değil burası. öyle ya da böyle, rejim için tehlike teşkil eden tüm partiler kapatılmalıdır. hukuk ellemeyecek, asker ellemeyecek, kim elleyecek. atatürk mü engelleyecek. yapmayın etmeyin arkadaşlar, bu ülkeyi koruyup kollayacak bağımsız bir kuruluş olarak hukukun varlığı size huzur vermeliyken, buldunuz da bunuyorsunuz.

    bazıları için demokrasi bir tren iken, %47 nasıl oluyor da bir anda araçlıktan çıkıp amaç oluyor. nasıl oluyor da merkeze oturuyor. beyler demokrasiye böylesine hakaret ederken sıkışınca nasıl da arkasına sıkışıyorlar. dinsizin hakkından imansız gelsin artık.
    (hashus1099, 18.08.2008 00:47)
  12. çok saçma bir söz, gerçekten saçma.

    tamamen teorik olarak konuşacağım, bakalım durum neymiş.

    bir parti kuruyorsun, herşey kuralına uygun olarak ilerliyo. seçimlere giriyorsun, kazanıyorsun ve iktidar oluyorsun. veya iktidar değil, muhalefet oluyorsun. muhalefet örneği daha iyi.

    iktidar diyor ki biz ülkeyi güzelleştirecez, işçiye değer vericez.

    muhalefet diyor ki; bu ülkeye kafam girsin, işçi de anasını alsın gitsin buralardan. biz faşist olmaya karar verdik. anayasayı tanımıyoruz, hepinizin allah belasını versin. hatta allah yok, dini kaldırmak istiyoruz. iktidar partisinin üyelerini öldürmeye kadar verdik.

    muhalefet partisinin tüm üyeleri böyle bir yazı oluşturup kamuoyuna sunuyorlar.

    e şimdi napılır ? bu parti kapatılmalıdır elbette.

    yani neymiş, parti kapatma davası her zaman hukuka aykırı değilmiş.

    bunu genellersek o zaman, belki bu kadar ağır değil ama herhangi bir parti kanunlara aykırı hareket içindeyse dava açılabilir, kapatılabilir.

    şöyle de diyebiliriz hatta, bu halk isterse şeriatı getiremez. bu devlet belli temellerde kurulduysa anayasası falanı filanı varsa bunlar belli kurumlarca takip edilir, yasalar güvence altındadır.

    bu halk şeriatı getirmek isterse, yada anarşist olduk arkadaş biz çayır çimen geze geze yaşıyacaz bu topraklarda diyorsa ayaklanır devletin tüm organlarını dağıtır, orduyu dağıtır falan öyle yaşarlar.

    kısacası, türkiye işte demokratik laik medeni laik medeni laik ve demokratik bi ülkeyse bunun belli getirileri vardır, kafana göre takılamazsın. %99 oy alsan da aynı %1 alsan da.

    konudan saptım.
    (the godless endeavor, 17.12.2008 23:18)
  13. hukuk, demokrasi, adalet gibi kavramları kendine yontmanın güzel bir örneği. neden aramızda samimi konuşamıyoruz da siyaset dili ile konuşuyoruz onu anlamadım. siyasiler, demeç verirken, "hizmet aşkı, istikrardan yanayım, demokrasi aşığıyız" gibi şeyler söyleyince inanıyor muyuz hiçbirimiz de onlar gibi laflar etmeye başladık?gelin samimi olalım. bu laf akp için söylenmiş, akp yi korumak, kollamak için söylenmiş bir laf mı değil mi? değil diyen parmak kaldırsın. akp nedir peki? hukuka çok saygılı, demokrasi manyağı, insan hakları delisi kişilerin oluşturduğu bir oluşum mu? çok mu hukuk, demokrasi aşığıyız, yoksa hukuka mı sarılıyoruz her başımız sıkıştığında? şeriat kanunlarını getirme amacı güden bir oluşumun bu söylemlerle korunmaya çalışması da ancak siyasi dille yapılırdı. o da bu yuvarlak lafın ta kendisidir işte.
    (michael corleone, 22.11.2009 00:36)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil