türkiye'de çeşitli zamanlarda, çeşitli kişiler tarafından savunulan ilginç bir argüman.
şimdi öncelikle yakın zamanda gerçekleşen
akp ye karşı kapatma davası açılması için, bir örnek üzerinden gidelim:
·götüme girmesin diye disclaimer·
aşağıda vereceğim örnekler kurgudan ibarettir ve münferittir, camiamıza mâl edilemez.
·götüme girmesin diye disclaimer·
şimdi elimizde,
semih cumhuriyeti'nde yer alan bir
laiklik karşıtı parti, lkp olsun. lkp, genel seçimlerde %80 oy oranı ile iktidara gelmiş bir partidir. fakat gelin görün ki; semih cumhuriyeti'mizin anayasasının ilk üç maddesi değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez olmasına rağmen lkp, çeşitli mecralarda bu maddeleri ihlal etmekte, ihlal etmeye teşebbüs etmektedir. hatta, bu teşebbüsler sadece lkp'den değil, onun yüzde 80'lik seçmen kitlesinden de destek almakta ve kabul görmektedir.
· %80'lik kesimin karşı olması durumunda, semih cumhuriyeti'nin anayasasının ilk üç maddesi değişebilir mi?
halkın iradesine karşı çıkmak denilen fenomen gerçekleşebilir mi?
· lkp'nin bu yasadışılığını, %80'lik bir seçmen desteği almış olması meşru hale getirir mi?
yukarıda hâsıl olmuş sorunların cevabı, semih cuhmuriyeti'nde güçler ayrılığı'na gidilmiş olması içinde yatıyor. meclis, halkın iradesini temsil ederken, halkın iradesi ülkedeki en üst ve istediği her şeyi yapabilecek bir güç değil. anayasa, halkın iradesinin üstünde yer alıyor ve onu, halkın iradesini temsil eden meclis'ten
anayasa mahkemesi koruyor.
bu noktada, anayasa mahkemesi'nin kendini koruyamayacak olması sonucunda, onu ve devleti koruma hakkının orduya verilmiş olması semih cumhuriyeti'nde büyük sorunlara yol açabiliyor.
çoğunluk olup, "halkın iradesi" nanesi altında azınlığı boğdurtamıyor olmamızın nedeni işte semih cumhuriyeti'nde yer alan anayasa ve onun vatandaşlarına verdiği haklar. "halkın iradesi" anayasa'ya uzandığında anayasa mahkemesi'ne gerekli mecralar başvuruyor ve anayasa mahkemesi'nin vereceği karara göre, lkp ve lkp'yi oluşturan milletvekilleri, halkın iradesi'ni anayasa'ya uygun kullanmamaktan dolayı bu temsilden men edilebiliyorlar. buradan çıkaracağımız sonuç ise şöyle;
· halkın iradesi, anayasa'dan daha güçlü değildir. dolayısı ile bu irade anayasa'ya göre kullanılmalıdır.
· kendi halinde masum bir metinden oluşan anayasa kendini koruyamadığı için, halkın iradesi aynı zamanda onu koruyan ordu'ya göre kullanılmalıdır.
· demokrasi, anayasa'nın şemsiyesi altında mevcuttur.