görseller
parmaktan akıtılan kanla yapılan türk bayrağı 
  
belki ilginizi çeker
  1. · atatürk öldü biliyor musunuz
  2. · şehit kanı üzerinden edebiyat yapmak
  3. · türkiye de militarizmin göstergeleri
  4. · tercüman
  5. · türk bayrağı görmekten rahatsız olan şerefsizler
  6. · kemalist kişilik bozukluğu
  7. · yeni başlayanlar için ucuz milliyetçilik
  8. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · 25 kasım 2009 emekçi grevi
  2. · the twilight saga new moon
  3. · nurcuların hoşuna giden şeyler
  4. · ateist yazarların itü sözlük ten defolup gitmeleri
  5. · yaran diyaloglar
  6. · yeşim salkım
  7. · beşiktaş ile fenerbahçe taraftarı arasındaki fark
  8. · disciple
  9. · güneşin ozanları

parmaktan akıtılan kanla yapılan türk bayrağı  

 sayfa  / 2
  1. http://www.milliyet.com.tr/...

    haberin başlığı "paşa'yı duygulandırdılar". konusu, hakkari dağlıca'da şehit olan 13 askerimizin anısına, parmaklarından akıttıkları kanlarla yaptıkları bir türk bayrağını yaşar paşama göndermiş bir grup öğrenci ve onu duygulandırmış. bunun, büyük bir millet olduğumuzun göstergesi olduğunu söylüyor paşam da.

    ilkokul yıllarında beni tanıyan yakın arkadaşlarım, gelecekte psikopata bağlayacağımı düşünüyorlardı. zira maket bıçağı ile parmaklarımı kesmek gibi mazoşist davranışlarım vardı. kanla hemhal olmayı severim hasılı. ancak bu tamamen kişisel bir durumdur ve bunun adının mazoşistlik olduğunu bilirim.

    diğer taraftan, bir savaş durumunda, vazife bana düşmüşse var gücümle savaşmayı insanlık onuru ve dini bir vecibe sayarım. orada akıtılan kanın kutsallığına inanırım. ancak iş böyle parmaktan kan akıtıp bayrak yapmaya geldiğinde, bunu kutsal saymak istemiyorum. o kanın içindeki alkol oranına değinmek şöyle dursun (belki de gençler alkol almamışlardır, günahlarını almayalım) o bayrağın milletin büyüklüğüne vurgu yapmasına da anlam veremiyorum.

    madem hal böyle, müslüm gürses konserleri, bizim için umut ışığıdır. gelecek vaat eden gençlerimiz orada kan revan içindeler ve bundan gocunmuyorlar. böyle pervasız bir nesil, dünyayı ayağa kaldırmaya yeter de artar bile. bu yaptığım ironi, anti-militarist entel geyikleri gibi algılanmasın. gerçekten de anlamaya çalıştığımda olumlu bulamıyorum. bu millet gerekirse şah damarından oluk oluk kan akmasına ses çıkarmaz ve vatan müdafaası yapar ancak parmağından akıttığı kanla türk bayrağı yapmak bu onurla ilgili midir?

    aslında bu girinin bir amacı da bu soruyu sormak. yani bir cevap değil tam olarak. bu bayrak, vatan sevgisi midir? hani o din kültürü ve ahlak bilgisi kitaplarına sokuşturulan, milli güvenlik dersinde bir dogma gibi başımıza çalınan. öyle ki, vatan sevgisinin gerçekte ne olduğunu anlayabilmek için lisedeki o bilgileri unutmam gerekti.

    ülkenin giderek faşizanlaştığına ve hatta ikinci dünya savaşı öncesi bir almanya ya da italya görünümü verdiğini savunan halil berktay ya da ayşe kadıoğlu gibi düşünmüyorum bu meseleyi. hatta bu milliyetçilik dalgasının geçici olduğuna kanaatim tamdır. zira ülke maddi açıdan ilerledikçe, dünyevileşme artacak ve değerler farklı açılardan yargılanmaya başlanacak bence. ancak ortada bir grup öğrencinin yaptığı bu bayrak varken, üstelik yaşar paşam buna duygulanıyor ve ülkenin büyüklüğüne bir remiz sayıyorken, canım sıkılmadı desem yalan olur.

    tekrar soruyorum: bu bir vatan sevgisi midir? yoksa mazoşist zevklerle ontolojik bir kimlik bunalımını örtüştürme çabası mıdır? bu çocuklar geleceğin aydın nesilleri midir, yoksa bir on sene sonra en büyük aktivitesi kahvede okeye dönmek olacak yurdum genci midir?
    (şiirbaz, 11.01.2008 09:40)
  2. (fantaghiro, 11.01.2008 10:00)
  3. parmak ne kelime hemen kollarımı jiletle çiziktirerek, 180x210 ebatlarındaki bayrak için çalışmalara başlamamı sağlamış örnektir. malzemenin azaldığı noktada başkalarını da çalışmama ortak etmeyi düşünüyorum. reddedecek olanları bayrağa saygısızlık suçundan teşhir etmekten çekinmem. içimdeki vatan aşkı bambaşka.
    (fantaghiro, 11.01.2008 10:09)
  4. birbirlerine kan yolu ile geçen hastalıklardan bulaştırmadıklarını temenni ettiğim, bir grup aşık* tarafından yapılmış bayraktır.

    ben de diyorum büstümü yapsınlar vatan için yaptıklarımdan dolayı.
    yapmayacaklarsa, kafamı kesip bir mermere koyayım diyorum.
    (right lane must exist, 11.01.2008 10:37)
  5. okuduğunuzda buz gibi bir ürperme hissine kapılmamışsanız henüz, geçmiş olsun dileklerimi iletmek isterim. sanırım aklımız gitti. vatanını seven biyolojik varlıklar olarak bizlerin milliyetçi hislerinin hangi aşamada salındığını merak ediyorum. tedirginim.
    normal ve sağduyulu bir bakış açısı, parmaklarından damlayan kanla resim çizen çocukların bu davranışının patolojik bir vaka olduğunu görür. bunun takdir ve tebrik edilecek, övgüye mazhar bir yanı yoktur.
    ama burada mesuliyeti bluğ çağının çetrefilli hisleri ile hareket eden çocuklara yıkmak zaten hatanın ta kendisi olur. yaşının gereği rasyonel olmayan davranışlarının birincil sorumluluğu saçından, pantolonuna, okuduğu dergiden, dinlediği müziğe kadar denetim hakkını ve yetkisini kendi elinde gören ebeveyne ve adeta istihkâm taburu gibi çalışan okulların yönetimine aittir.

    milliyetçilik ve vatan sevdasının sebebi olduğu her eylemin , hareketin, sözün doğal bir meşruiyete sahip olduğuna sorgusuz sualsiz ikna olduğumuza inanamıyorum. eline türk bayrağını alan , bir başkasını sindirmek, darp etmek, taciz etmek için her türlü yeter şarta sahip olduğunu düşünüyor. tiksindirici sözlerinin bir yanına "millî his"lerini ifade eder iki hamasi kelime ekleyen herkes kendisine yöneltilen her eleştiriyi vatan hainliğinden sayıyor.

    vatanseverliğini , millet ve bayrak aşkını kimin daha çok bir karnaval gösterisine yaraşır şekilde ispatlayacağına dair bir rekabet başladı. yaşı çift haneli sayılara yeni ulaştığı halde istiklal marşı'nın 10 kıtasını ezbere okuyan ufaklıklar, kanıyla bayrak resmi çizen ergenler, sıradan bir milli maç galibiyeti sonrasın ağlamaktan helak olan resmiler ve bunların hepsi ile gurur duyan bir kalabalık.

    genel kurmay başkanı yaşar büyükanıt'ın çocukların bir an önce psikolojik müşahade altına alınmaları amacıyla ailelerinin bilgilendirilmesi için gereken talimatı vermesi gerekiyor. hani türkiye'de bir general savaştan, sanata, ekonomi politikten, futbola kadar her konu hakkında bilgi sahibiyken , insan psikolojisi üzerine de önemli şeyler biliyordur diye düşünüyor insan. tabii bu benim şahsi kanaatim. tartışmaya açık.
    (altlejant, 11.01.2008 10:48 ~ 15:52)
  6. ne akla hizmet yapıldığını da, anlam ve önemini de anlayamadığım bayraktır.
    (arapbebek, 11.01.2008 10:49)
  7. içinde yaşanan ülkenin bizzat kendisi bluğ çağı psikozunda olduğunda, ve sosyal iklim büyük ölçüde bu psikozla belirlendiğinde, doğal ergenlik hezeyanları da bambaşka bir boyut kazanıyor demek ki. ben bu ülkenin geleceğinde uçsuz bucaksız bir açık hava laboratuarı görüyorum. psikoloji, psikiyatri, psikanaliz ilmiyle uğraşanların dünya'nın dört bir tarafından geleceği, çıplak ayaklarıyla bembeyaz pamukkale travertenlerinde dolaşırken pathoslardan pathos beğeneceği bir cennet diyar. düşünün, antalya'da mutlu bir hollandalı psikiyatrist.
    (tembel, 11.01.2008 11:13 ~ 11:15)
  8. 2008 senesine geldiğimizde türkiye'nin hala şu olguyu anlamadığını gösteren olaydır: önemli olan kan akıtarak değil kan akıtmadan vatanının ve devletinin bekasını sağlamaktır.bu da ancak akılcı politikalarla ve iyi siyaset adamlarıyla sağlanır.maalesef şu an türkiye'de ikisi de olmadığından biz yine akacak kanlara bakar hale geldik.
    (dream with the fishes, 11.01.2008 11:40)
  9. meb yayınlarından çıkmış sosyal bilgiler kitabındaki resmi herkes hatırlıyordur eminim. renkli kısımları ile siyah geçilmiş sınırları kaymış o resimdeki çarpıklık, orantısızlık, şehitlerin kanının toplandığı çukurda oluşan ay yıldız yansıması figürünü gölgelemiyordur umarım. türk bayrağının oluşumu ile ilgili anlatılanların unutulması pek mümkün değildir ve bu liseli gençlerin yaptığı bayrağın imalatında seçilen yol da şaşırtıcı değildir, sebebi ise aşikardır.

    gençler; vakt-i zamanında vuku bulan, birbirine türk/kürt demeden tüm vatandaşların aynı saflarda savaşan ve vatanın kurtulması için can verenlerin ruhu şad olsun, şehitlerin gözü arkada kalmasın diye düşünmüşler kuvvetle muhtemel. hani bu empatik çıkarımı yapmak için üstün bir dehaya gerek yok, ben bu salak halimle bunu rahatlıkla görebiliyorum. sonrasında liselilerimiz bu "bayrak" motifini ve kıymetini sözle, yazıyla, şiirle, şarkıyla, bildiriyle (halayla?) ifade etmektense, birebir geçmişteki olayı kurgulayıp, bu şekilde kendi kanlarını kullanarak ifade etmişler. "gerekirse yine kanımızı akıtırız, bu vatana canımız kanımız feda." diyebildiklerini duyurmak için, bu şekilde biraz hamasi üslupla "emredin komutanım." diyerek görev beklediklerini haykırmışlar. bunun nesi kötü, hakikaten anlamıyorum.

    müslüm gürses konserinde kendini kesen gençler ile bu bayrağın yapımında yer alanların ismini aynı cümlede sarfetmek ise sapla samanı karıştırmaktır. teşbihte hata olmaz, dikkat edelim.
    (azureel, 11.01.2008 12:50)
  10. (ahmak ı hayal, 11.01.2008 13:15)
  11. öğretmen lisesinde okuyan bir kısım genç insanın yaptığı akıllara zarar bayrak. bu çocuklardan birinin bile bir gün benim çocuğuma öğretmenlik yapacak olması fikri bile ürpertici. şu anki işiniz bu ülkeyi korumak değil öğrencilik, ama vakti geldiğinde askerden kaçmak için çeşitli numaralar yapacak bir kaç erkek çocuğuda illaki vardır içlerinde.
    psikolojik olarak yapmak istedikleri, birileri ölüyor biz burada oturuyoruz demek ise kesinlikle yanlış yolu seçtiklerinden bihaberler. hala bazı şeyleri anlamamışlar onlar okuyabilsin diye insanlar ölüyor, ölenler çeşitli atraksiyonlarla dikkat çekmek için ölmüyorlar, kanlarını kendi isimleri anılsın diye akıtmıyorlar arada uçurum olarak adlandırılacak bir fark var.
    askerlik psikolojisi çoğu insanın anlayamayacağı zaman zaman benim bile hadi canım dediğim kadar karışık, uyum sağlama zorunluluğu vatan sevgisi ile birleşince ölmek ve öldürmek farklı bir boyuta taşınabiliyor. ama henüz hayatlarının başında bu tarz dikkat çekme girişimi içinde bulunan gençler şimdiden aileleri tarafından dikkatle gözlemlense iyi olacaktır. zira bunun adı mazohizm ve aşırı şiddet eğilimine dönüşmesi imkan dahilinde. eğer ölen askerler için bir şey yapmak istiyorlarsa bu kendilerini kesip bayrak boyamaktan geçmiyor. kimse bu vatanı koruruken kendini kesmiyor keserse bir anlamı yok. hastalıklı beyinlerin bu ülke için yapabileceği hiç bir şey yok. okuyun, öğrenin, hani çok klişedir vatana millete hayırlı evlat olmak işte bu böyle olmuyor. kendini keserek, bir kısım öğrecinin içinde farklı olduğunu gösterme çabasıyla yapılan iş, oluş,eylem kendini tanıtmaktan öteye geçmez. içinde bulundukları durumda onlar kahraman ilan edilebilirler ama aslında hiç birşey olamayacakları gerçeğiyle yüzleşseler iyi olacaktır. bir gün isimleri başarılı akademisyenler, doktorlar ya da öğretmenler olarak duyamayacağımız çok açık.
    (kurutulmus kelebek, 11.01.2008 13:16)
  12. yarın birisi çıkar da "kanımla daha büyük bir bayrak yapın" diyerek şahdamarını keserse bayrağını ve vatanını en çok seven kişi olarak onu algılamamızı da gerektirecek mantıkta bir davranıştır.
    (arapbebek, 11.01.2008 13:20)
  13. (damda deli var, 11.01.2008 13:30)
  14. türk bayrağı kırmızı rengini kurtuluş savaşlarımızda akıttığımız kanlardan almıştır diye bilmek daha güzel. vatan için gerektiğinde kan dökersin zaten, psikopatlaşıp kanla bayrak yapmaya ne gerek vardı. yaptınız da n'oldu?. umarım yurdumun acı duymaz, cevval vatan aşıkları kanla yapılmış en büyük bayrağı biz yapcaz lan diye toplanıp kendilerini jiletlemezler.
    (novarese, 11.01.2008 13:32)
  15. "o bayrak, kanla yapıldığı için değerlidir." mealini çıkarıp, tümevarım kurgusunu "kızılay'dan bir milyon ünite kan alıp, onlarla olimpik havuza bayrak yapalım." şeklinde gerçeklemek ve "işenen mesafe" kaygısı güdüldüğünü ortaya sürmek, mevzuyu ilkokul seviyesinde bir atışma üslubuna taşımaktır. bu şaka bile olamayacak kadar manasız çağrışıma kendini kaptırıp, olayın büyüsünü göremeyen daha doğrusu mecazi anlamlarda gerçek çıkarımlar arayan realist vatandaşlar, okudukları kitapları, izledikleri filmleri "ama bu çok anlamsız" diyerek irdeliyorlar mıydı her seferinde merak ediyorum.

    <şaka>
    şirinlerin nasıl ürediğini tartışmak gibi daha önemli işlerimiz var aslında, bu gibi mevzulara takılmayalım. hani çizgi filmleri izliyoruz ya, mavi küçük adamların olmasını yadırgamıyoruz da, onların nasıl ürediklerini ciddi ciddi tartışıyor ve çoğalmalarını araştırıyoruz hani. evet o tartışmaya dönelim, çünkü hakikaten ilginç bir konu bu şirinlerin üremesi.
    </şaka>
    (ya burada da geyik yaptığımı not olarak düşüyorum, ciddiye almayın sakın aman diyeyim.)

    bu olaydaki anahtar kelime "sembolik" olsa gerek. sembolik kelimesinin anlamını, örnek içerisinde inceleyelim:

    türklerin dağı eriterek ergenekon'dan çıkışını sembolik olarak canlandırırız her sene değil mi? hatta kardeş ülke liderlerinin bir çekici birlikte tutup, tavındaki demiri dövmesi adettendir. sembolik demek böyle bir şey, sahne kurgulanır bir tane, göstermelik olarak o işin anısına böyle bir gösteri yapılır. hatta oradaki demir de aslında bir metafordur. demir, dönemin bilinen en güçlü maddesidir, metaldir, serttir. savaşlarda kullanılan kılıçtır, kalkandır. ama türkler, o güç simgesini, kuvvet ve zenginlik anlamına gelen demiri dövmüştür tarihte, bir nevi boyun eğmemiştir engellere.

    "ama bu çok anlamsız. oradaki üç beş politikacının dövdüğü kılıçtan ne hayır gelir, hem fırın yok bi kere, kılıcı fırınlamaları lazım evvelinde aa çok saçma." diyeyim bu olayın üstüne. belki daha anlaşılır olacak.

    canlandırılan olaylar; salt mevcut haliyle -bir kaç yaşlı adamın zor taşıdığı çekici savurması ile, veya bir avuç öğrencinin kanı ile boyadığını söylediği bayrak ile- değil, geçmişteki emsal aldığı olay ile birlikte değerlendirilmesi gerekeyen bir yapıdadır. asıl amacı geçmişteki hali vurgulamaya yönelik bir şey bu demir dövmek, veya öğrenciler tarafından bayrak yapılması. paşaya armağan edilen, mesaj kaygısı taşıdığı aleni olan resimde de, "kanımızla boyadık bunu" denmesi işte bir semboldür ve geçmişi yad etmektir. kırmızı boya kullanılmış olması da muhtemel. bilmiyorum, orası çok da mühim değil. ha öyle olsa bunlar tartışılacak mıydı? hayır, gündeme gelmiş, maksadını bulmuş işte yapılan bu girişim. helal olsun diyorum inatla.
    (azureel, 11.01.2008 14:32)
  16. vatanseverliği, bir çılgınlık noktasına getirdiğimizin kanıtıdır bu.
    (baharda geldim, 11.01.2008 14:40)
  17. kan ile verilen andlar kan ile bozulur. böyle büyüktür damarlarımızda gezen kırmızı sıvı. örneğin kan kardeşliği. günümüzde kalmamış olsa da birçoğumuz çocukken canımız acımasına rağmen parmak ucumuzu veya avcumuzu keserek kan kardeşi olmadık mı? buradaki amaç neydi peki. and içtik ki; birbirimize bulaştırdığımız kanımız damarlarımızda dolaştığı sürece(yaşadığımız sürece, ölüm bizi ayırıncaya dek) kardeşimsin dedik. senin kanın benim kanım, senin acın benim acım.

    kan ile verilen sözlerin anlamı budur. buraya (her nereye akıtıyorsanız) akıttığım kanım damarlarımda dolaştığı sürece verdiğim sözü unutmayacağım.

    peki bu eleştirilen bir grup genç kanlarını akıtarak neye söz vermişlerdir. vatanın bölünmez bütünlüğü için gerektiğinde canlarını ortaya koyacaklarına.

    bunun neresi yanlış? yoksa vatanın parçalanmasını mı istiyoruz?

    çok ciddiyim. terör olaylarını hep yadırgıyoruz iki farklı yönden de olsa. kimimiz lanet okuyor öldürenlere kimimiz lanet okuyor eline silah verilmesine. ortak nokta lanetlememiz. şunu soruyorum şimdi; olay terör değil de vatanın işgali olsa bana ne mi diyeceksiniz?

    biraz alakasız olacak ama kendi geçmişimdeki mazoşist anılarımdan bir örnek vermek istiyorum.
    olayı ilk duyduğumda yatılı okul yıllarım geldi aklıma. damardan kan almayı ilk öğrendiğimizde enjektöre çekilen kendi kanımız ile o günkü erkek arkadaşlarımıza vermek üzere 'seni seviyorum' yazmıştık kağıtlara. bir çok arkadaşım sırf bu yüzden terk edildi. çünkü korktu karşı taraftaki kişiler. bugünkü korkuyu da aynı buna benzettim. sevgiye duyulan korku.
    (jassmine, 11.01.2008 14:54)
  18. bildiğimiz karışık sebzeli gibi bir çorbadır. nasıl manowar aynı kelimeleri kullanarak şarkı yapıyor diyoruz, burada da benzer bir olay var.

    yapılışı:

    vatansever
    darbeci
    militarist
    faşizm
    naziler
    tanırım iyi çocuktur
    hamaset
    şahin
    ulusalcı
    milliyetçi
    plan yapmayın plan
    bodrum ressamı

    konu ile hiçbir ilgisi olmayan bu malzemelerimizi büyük bir kazana boşaltıyoruz, sonra bunları karıştırıp aralarına " ama", " ve ", " çünkü ", " ile " gibi bağlaçları ekliyoruz. sonrasında oluşan bu kıvama çeşitli fiilleri ekleyerek girimizi hazırlayıp, sözlüğe servis ediyoruz. çok pratik bir giri yazma rehberi değil mi? zaten bunları her girisinde olur olmaz kullanan virtüözlerimiz mevcut.

    konu dağılacak ama söylemek zorunda kalıyorum böyle ortamlarda. tepkinin yanlış noktaları bu örnekteki gibi çürütüldüğünde, çorbanın içinde darbeci, militarist , faşist gibi ibareler bulunduğu için eleştiriyi yapan yazarın faşist, darbeci gibi hoş olmayan sıfatlar yemesi normal. ancak ben bunu demokrasiye inandığım için yapıyorum, nasıl o öğrencilerin yaptıklarına karışmadığım gibi eleştiren yazarlar üstünde de baskı kurmuyorum doğal olarak.

    3 ocak diyarbakır patlaması olayında genelkurmay başkanını üstü kapalı veya alenen eleştirenler, " derin devlet "diye bağıran terör uzmanlarının , sonrasında pkk'nın bile özür dilemesi ile nasıl bir hata yaptıklarının ispatını tüm cümle alem gördü. artık böyle olaylardan devletin bazı kurumlarını suçlamanın veya " çamur at izi kalsın " döneminin geçtiğini görebiliyoruz.

    bir hususa değinmek daha lazım öğrencilerin yaptığı eylem, siyasetçilik mi, yoksa tepki göstermek mi? bu konuda da virtüözlerimiz genelde genç kuşağın apolitik olmasından dem vururlardı. eğer yapılan eylem bir tepki ise gençler el vermişler, temsili bir şey yapmışlar. bunu beğenmemenin ölçütü, faşizm, darbe, ulusalcı gibi hezeyanlar olmamalı ve " bugün parmağını kesen yarın milletin boğazını keser " tarzı heyecanlamalara da gerek yoktur.
    (dünyayı kurtaran adam, 11.01.2008 15:19 ~ 15:38)
  19. gazetedeki resim kanla yapılmış resmin kendisi mi yoksa temsili bir resim mi bilmiyorum ama empresyonizmin iyi bir örneği olabilecek bir çalışma. saf bir renk ve sade bir konu. o okulda okuyupta bu resimde emeği geçen bütün o öğrencilerin de, bütün o öğrencileri o hale getirebilmiş öğrentmenlerin ve anne babaların da ve tabi kendileriniaşkla bağlı hissettikleri devletin dee........ gözlerinden öperim efendim.
    (ahmak ı hayal, 11.01.2008 15:35 ~ 15:40)
  20. olaya bir de şu açıdan yaklaşmak mümkün tabi. eğer vücutta varolan bir sıvıyla yapılan bayrağa "ne var yani bunda, çocuklar hislenmiş yapmış" diyebiliyorsanız, mesela spermden bir türkiye haritası çizilse ve verilmek istenen mesaj da "bu topraklarda yaşayan her çocuk bu vatan için kendini feda etmeye hazırdır" olsa? ikisi de vücut salgısı sonuçta. ikisi de kutsal. hatta sperm simgesi daha bile iyi aslında. her biri vatan için canını verecek bir çocuk demek.

    bakalım dünyayı kurtaran adam ın çorbamız için seçmiş olduğu kelimeleri kullanmadan daha kaç giri yazabileceğim.
    (ahmak ı hayal, 11.01.2008 16:10 ~ 14.01.2008 17:51)
  21. kanla yapılmış bir bayrak.böyle vatan sevgisi gösterilir mi?yapanlara, yaptıranlara ve bunu gönderenlere akıl fikir diliyorum.ülkeyi gerçekten seviyorlarsa okuyup öğretmen olsunlar ve adam gibi öğrenci yetiştirsinler.herşeyimiz gösterişten ibaret. keserim, asarım , kanımı akıtırım laflarını çok kullanan bir milletiz ancak çalıp çırpmanın hak sömürmenin en alasını yapmaktan kaçınmayız.umarım kimseye örnek olmaz .ne biçim bir topluma dönüştük böyle hayret ediyorum.
    (hotaru, 11.01.2008 16:39 ~ 16:48)
  22. saddam'ın kanıyla kuran yazdırması gibi cins bir olay. haber'de olayın, "terör'e tepki" amaçlı yapılmış olmasının lanse edilmesi de cabası, kime tepki? neye tepki? bir ülkenin temsili bayrağını sevmek ile türlü tepkilere alet etmek arasında ki farkı anlatmak mı lazım kendilerine?

    (bkz: bu bir türk bayrağıdır)
    (tribal enfeksiyon, 11.01.2008 16:46 ~ 16:48)
  23. "vatan hainleri"nin kanlarıyla bayrak yapmaktan bir önceki aşama.
    (galliani, 11.01.2008 17:15)
  24. andres serrano'nun "semen and blood" serisini, marc quinn'in "self"ini ve ilkel toplumların büyülerini hatırlattı bana, başarılı. genelkurmay başkanı falan işin içine girince tuhaflaşmaya başlıyor ama.
    (ördeklerindomatestabanfiyatlarınaetkisi, 11.01.2008 17:39 ~ 06.12.2008 21:12)
  25. beyni yıkanmış kişilerin yaptığı olaydır. bir şeylerin bokunu çıkarmayı ne kadar seviyoruz ya? ayrıca vatanını bu kadar seven biri vatanını bu kadar sevdiğini göstermek için şov yapmaz. adam akıllı bu ülke için elinden geleni yapar. saçmalıktır efendim.
    (korn, 11.01.2008 17:42 ~ 17:42)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil