"o bayrak, kanla yapıldığı için değerlidir." mealini çıkarıp, tümevarım kurgusunu "kızılay'dan bir milyon ünite kan alıp, onlarla olimpik havuza bayrak yapalım." şeklinde gerçeklemek ve "işenen mesafe" kaygısı güdüldüğünü ortaya sürmek, mevzuyu ilkokul seviyesinde bir atışma üslubuna taşımaktır. bu şaka bile olamayacak kadar manasız çağrışıma kendini kaptırıp, olayın büyüsünü göremeyen daha doğrusu mecazi anlamlarda gerçek çıkarımlar arayan realist vatandaşlar, okudukları kitapları, izledikleri filmleri "ama bu çok anlamsız" diyerek irdeliyorlar mıydı her seferinde merak ediyorum.
<şaka>
şirinlerin nasıl ürediğini tartışmak gibi daha önemli işlerimiz var aslında, bu gibi mevzulara takılmayalım. hani çizgi filmleri izliyoruz ya, mavi küçük adamların olmasını yadırgamıyoruz da, onların nasıl ürediklerini ciddi ciddi tartışıyor ve çoğalmalarını araştırıyoruz hani. evet o tartışmaya dönelim, çünkü hakikaten ilginç bir konu bu şirinlerin üremesi.
</şaka>
(ya burada da geyik yaptığımı not olarak düşüyorum, ciddiye almayın sakın aman diyeyim.)
bu olaydaki anahtar kelime "sembolik" olsa gerek. sembolik kelimesinin anlamını, örnek içerisinde inceleyelim:
türklerin dağı eriterek ergenekon'dan çıkışını sembolik olarak canlandırırız her sene değil mi? hatta kardeş ülke liderlerinin bir çekici birlikte tutup, tavındaki demiri dövmesi adettendir. sembolik demek böyle bir şey, sahne kurgulanır bir tane, göstermelik olarak o işin anısına böyle bir gösteri yapılır. hatta oradaki demir de aslında bir metafordur. demir, dönemin bilinen en güçlü maddesidir, metaldir, serttir. savaşlarda kullanılan kılıçtır, kalkandır. ama türkler, o güç simgesini, kuvvet ve zenginlik anlamına gelen demiri dövmüştür tarihte, bir nevi boyun eğmemiştir engellere.
"
ama bu çok anlamsız. oradaki üç beş politikacının dövdüğü kılıçtan ne hayır gelir, hem fırın yok bi kere, kılıcı fırınlamaları lazım evvelinde aa çok saçma." diyeyim bu olayın üstüne. belki daha anlaşılır olacak.
canlandırılan olaylar; salt mevcut haliyle -bir kaç yaşlı adamın zor taşıdığı çekici savurması ile, veya bir avuç öğrencinin kanı ile boyadığını söylediği bayrak ile- değil, geçmişteki emsal aldığı olay ile birlikte değerlendirilmesi gerekeyen bir yapıdadır. asıl amacı geçmişteki hali vurgulamaya yönelik bir şey bu demir dövmek, veya öğrenciler tarafından bayrak yapılması. paşaya armağan edilen, mesaj kaygısı taşıdığı aleni olan resimde de, "kanımızla boyadık bunu" denmesi işte bir semboldür ve geçmişi yad etmektir. kırmızı boya kullanılmış olması da muhtemel. bilmiyorum, orası çok da mühim değil. ha öyle olsa bunlar tartışılacak mıydı? hayır, gündeme gelmiş, maksadını bulmuş işte yapılan bu girişim. helal olsun diyorum inatla.