on se rappelle les chansons.
un soir d'hiver, un frais visage,
la scène à marchands de marrons,
une chambre au cinquième étage,
les cafés crèmes du matin,
montparnasse, le café du dôme,
les faubourgs, le quartier latin,
les tuileries et la place vendôme.
paris, c'était la gaieté, paris,
c'était la douceur aussi.
c'était notre tendresse.
paris, tes gamins, tes artisans,
tes camelots et tes agents
et tes matins de printemps,
paris, l'odeur de ton pavé d'oies,
de tes marronniers, du bois,
je pense à toi sans cesse.
paris, je m'ennuie de toi, mon vieux.
on se retrouvera tous les deux,
mon grand paris.
évidemment, il y a parfois
les heures un peu difficiles
mais tout s'arrange bien, ma foi.
avec paris, c'est si facile.
pour moi, paris, c'est les beaux jours
les airs légers, graves ou tendres.
pour moi, paris, c'est mes amours
et mon coeur ne peut se reprendre.
paris, tu es ma gaieté, paris.
tu es ma douceur aussi.
tu es toute ma tendresse.
paris, tes gamins, tes artisans,
tes camelots et tes agents
et tes matins de printemps,
paris, l'odeur de ton pavé d'oies,
de tes marronniers, du bois.
je pense à toi sans cesse.
paris, je m'ennuie de toi, mon vieux.
on se retrouvera tous les deux,
mon grand paris.
ölümlü erkeklerin en yakışıklısıdır kendisi. bu özelliği kendisine tanrılar üzerinde bir karar verebilme hakkını ble kazandırmıştır.
günlerden bir milattan önce yüz bin, kral peleus ile deniz nymphe'si thetis'in düğünü var imiş. lakin tanrılar, eris'i (türkçesi geçimsizlik) davet etmezler (ya da unuturlar bilmiyoruz). ama geçimsizlik gene de gelir bu düğüne, üzerinde en güzele yazan bir adet altın elma ile ellerinde. elmayı ortaya atar, ama sahibini söylemez. elmanın güzelliğini gören hera, athena ve * afrodit bu elma üzerinde hak iddia ederler (evet athena gibi bilgelikten sorumlu tanrıçanın böyle sığ işlerle uğraşması cv'sinde kara bir leke olarak kalacaktır).
zeus, ölümlülerin en yakışıklısı, kralpriamos'un elli oğlundan birisi olan truvalı paris'i hakem tayin eder.
derhal hermes, babasının sürülerine bakmak için ida dağına sürgüne gönderilmiş paris'e bu mesajı ulaştırır. paris niye mi sürgünde : babası priamos zamanında rüyasında oğlunun, sitesinin yıkımına sebep olacağını görmüş, o yüzden göndermiş bu geni daşlara bayırlara.
efendim neyse, bu gence tercihinde yardımcı olması için, çeşitli güzellikler önermiş tanrıçalar:
hera : asya imparatorluğunu
athena : bilgeliği ve savaşlarda zafer kazanmayı
afrodit ise ölümlülerin en güzelini, zeus ile leda'nın kızı, sparta kralı menelaos'un karısı helena'nın aşkını sunar.
büyük ihtimalle dağlarda koyunlarla başbaşa seneler geçirdiğinden dolayı, paris isimli bu dalyan gibi delikanlı, afrodit'in önerisini kabul eder (250 gram'a bilgeliği+yenilmezliği sattı evet doğru duydunuz*). triremesine atladığı gibi sparta'ya yola koyulur. sparta'ya vardığında menelaos onu konukseverlikle karşılar, ancak acil bir memleket meselesi için girit'e gitmesi gerekmektedir. döndüğünde paris'in, karısı helena'yı götürdüğünü ancak farketmiş, iş işten geçmiştir...
"...bir omzuna almış sanki gökyüzünü
dudakları masmavi alsace lorrain yüzü cermenlerin en eski hüznü
höderlin bakıyor sisli gözlerinden
ellerini şöyle okşayacak oldum
duydum nabzının gök gürültüsünü..."
eski devirlerin en ünlü yiğitlerinden biridir. troia kralı priamos ile hekabe 'nin oğludur. çok kuvvetli olduğundan onu aleksandros diye de çağırırlardı. anası ona hamile iken rüyasında rahminde bütün troia 'yı yakacak bir meşale taşıdığını görmüştü. bu yüzden priamos, paris doğar doğmaz onu bir hizmetçiye teslim etti. öldürmesini istedi. annesi, ona acıdığı için gizlice buna engel oldu. çocuğu ida (kazdağı) dağının çobanlarına verdi. paris tanrıçaların güzellik müsabakasında aphrodite 'yi daha güzel bulduğu için hera ile athena, bu çocuğun babasının yurdunu, güzel anadolu şehrini mahvetmeye karar verdi.sonradan babasının yanına gelen paris, yunanistan'a gittiği zaman helena 'yı sevip kaçırdığı için troia 'yı yakacak olan malum harp başladı. paris çok güzel bir delikanlı imiş. bilhassa gözlerinin güzelliğin,, sesinin tatlılığını, anadollulu bir yazar olan dares anlatmıştır.
bütün bunlar ışığında maden paris çok güzel bir delikanlıymış neden orlando bloom oynamış diye sormadan edemiyor insan.
paris hilton'un 22 ağustos'ta çıkacak olan akıllara zarar albümünün adı. işin ilginci üye olduğum bir torrent tracker'ında 1 günde 1827 kişi indirmiş, başımıza taşlar yağacak..
01.turn it up
02.fighting over me
03.stars are blind
04.i want you
05.jealousy
06.heartbeat
07.nothing in this world
08.screwed
09.not leaving without you
10.turn you on
11.do you think i'm sexy
istanbul'u aratan trafiği ve kalabalık metrosuna ve bir de ingilizce sorduğunuz soruyu anlayıp fransızca cevap veren tiplerine rağmen, ucuz ve güzel şarabıyla, sein nehri kenarında sarhoş olup şarkılar söyleyerek eve dönmesiyle ve sabah hiçbirşey hatırlamadan başağrısıyla uyanması tadından yenmeyen şehir.
jean paul sartre' nin l age de raison romanında, ana karakter mathieu delarue' nin düşünceler içerisinde gezindiği ve varlığını sorguladığı, fransa' nın başkenti.