paranızın olmamamsı durumu. çok kötüdür, parasızlık adama herşeyı yaptırabilir.
öğrencinin hayat biçimidir.(geçici bir süre için)
hayattan soğutan can sıkıcı durum. geçici gibi görünür ama bıçak kemiğe dayanana kadar sürer. daraltan anlarında bi çıkıp kafayı dağıtıyım demek mümkün olmaz, zira herşey parayla...
kimsenin kalmaması gerektiği durum zira fenadır helede ihtiyaç varsa..
o yüzden herşeyin olduğu gibi paranında değerini elindeyken bilmeli
(senex, 25.10.2005 11:56)
öğrenciliğin birinci şartı olmazsa olmazlarından.
öğrenciliğin şanındandır; 4 gün ard arda makarna yersiniz, "ne gerek var canım?" diyerek yürürsünüz falan.
bir öğrencinin, bir banka
atmsiyle nefrete(paranın yatmadığının öğrenildiği an) ve anlık sevgi(paranın yattığı an) patlamalarına dayalı duygusal ilişki kurmasına neden olabilecek durum.
getirdiği sıkıntılar bir yana,insanoğlunun paylaşımcı tarafını harekete geçirdiği için,aynı zamanda mutluluk verici bir unsurdur parasızlık.bu sebeptendir "parasızdık ama..." ile başlayan mutlu cümleler kurulması.rahatlık ve mutluluk birbirine girer bazen,karışır gider insanın aklında..tıpkı küçük bir çocuğun boyu birelliyi aşınca herkesi döveceğine kanaat getirmesi gibidir.para bencilliğe iter insanları.gelecek kaygısı bireyselliği tetikler falan.
hepsi bir yana,çıkın sokağa,bakın insanlara parasız ama mutlu insanların sayısı,zengin mutsuz insan sayısını fersah fersah aşar.niye mi?bilemiyorum.
ama tahminim şu.
hayatının bütününde
dengeyi sağlayamamış ve parayı kendine ana hedef olarak seçmiş insan,paraya kavuştuğu o an hayatında herşeyin umduğu gibi olmadığını farkediyor..hayat bir kumar derseniz kendi içinde oyunu kaybediyor yani.
parasız insanda kaybetmeme korkusunun verdiği rahatlık ve paylaşmanın verdiği doyumsuz his.
fakirliğin doğru kullanılmış halidir aynı zamanda parasızlık.zira fakirlik başka birşeydir.
günde 1,5-2 paket sigara
* içen biri olan beni sigarasız bırakmış illettir.
parasızlık ve parasız kalmak bir kenara,bir de
sigarasız kalmak vardır parasızlığa ek olarak gelen.
fazla büyütmemek gerekir geçici bi sorun olarak bakmak lazım çünkü arabesk kafayla çözüme ulaştığına şahit olmadım.
(adsız, 19.02.2007 23:28)
cebinde sadece bir pamukçuk topu, fitili olmayan bir bakır zippo çakmak ve sevgilinin fotoğrafı olduğunda düştüğün durumdur.
insanın her şeyi serap gibi görmesine neden olan psikolojik bunalımları tetikleyen türkiye gibi ülkelerdeki büyük çoğunluk için bir gerçekliktir. ulan her şey de parasızken mi batar insanın gözüne.
(bkz:
ah bi para olsaydı neler yapardım)
kahvaltıda zeytinle peyniri bir arada görememektir.
arada bir başa gelmesi gelmesi gereken, iyi bir şeydir parasızlık.
öğrenci denince ilk akla gelendir, okul ikinci sıradadır. hayatının belki de en güzel anılarına vesile olur, arkadaşlığın ne demek olduğunu gösterir, dostlukları daha bir pekiştirir.
en züğürt anında, arkadaşlarının aralarında para toplayarak aldıkları biletle seni, başka bir şehirde okuyan sevdiceğin yanına göndermeleridir parasızlık. ailenin gönderdiği paranın hepsini, senden daha çok ihtiyacı olan arkadaşına vermektir, hem de hiç düşünmeden. ondan sonra, cepte 5 kuruş olmadan hayatının en güzel günlerini yaşamak, en sağlam dostlukları kurmaktır parasızlık.
uzun lafın kısası
tecrübedir, tabi ki tadında kaldığı sürece... arasıra tecrübe edilmelidir ki yaşadığını anlayasın, hayatı paylaşasın...
paranın değerinin anlaşılabilmesi için yaşanması gereken olgu.üniversite yıllarına denk gelmeseydi bir de parasızlık dönemi, o güzel dönem ne kadar farklı yaşanabilirdi kimbilir.yurtta çeyrek ekmek+bir adet haşlanmış yumurta veya çeyrek ekmek+bir adet portakal ile geçirilen akşam yemeklerinden sözediyorum.bir kez belediye otobüsünde bir kez de vapurda düşüp bayılmışlığım vardı bu yüzden.
en çok para harcanılan dönemlerdir...
birinden borç almakla başlar bu savurganlık süreci çünkü borç para değersizdir, param olunca öderim zaten düşüncesi kişiyi harvurup harman savurmaya iter, sonra bakarsın cep yine boşalmış, yeni bir borç kaynağı bulunup süreç tekrarlanır...sonuçta 3 harcıyacağın yerde 5 harcadığını farkedersin...
zengin olup sapıtmaktan bin kat iyidir diyeceğim ama bu biraz zenginin malı züürdün çenesini yorarmış deyimine benzeyecek. yoksulluk, parasızlık, bu ülkede, bu dünya da allah korusun...
insana sigarayı da içkiyi de bıraktırır.
karnımın guruldadığını hissedip dolabı açtığımda hiçbişi bulamadığım,bir ytl bulurum belki diye ceplerimi karıştırmaktan usandığım,milletten paso sigara otlanmak zorunda kaldığım acınası durumdur.
en kötü yanı alım gücünü minimize etmesi değil, soyut düşünsel yapıya ve buna bağlı davranış normlarına da sinsice hasar vermesi, belli bir eşik değerine kadar
cehennemvari sızı veren ruhsal acılar yaşatması ve bundan kaynaklanan, tüm zerrelere birden etki eden "
kaybetme duygusu"nu yaşatması,
yiğidi bitiren gam olmasıdır.
(anka, 22.11.2007 18:59 ~ 19:01)
öğrenci insanın çok sık karşılaştığı durum.ayın sonunda gerçekleşir genelde.
yurt kantinine gidip sadece bir ülker piknik almak ve çabuk bitmesin diye amilaz enziminden azami ölçüde yararlanmaya çalışırken bir yanda da ertesi gün için kimden borç para alabilirim hesapları yapmaktır.
ilgili kurum gelip ne zaman evin elektriğini kesecek, ya karanlıkta kalırsak paranoyasını hergün yaşatan, acı ama gerçek durumdur.
üniversitenin bitip te askerliğinizi de yaptıktan sonra kuvvetle muhtemel başınıza gelecek durum. iş arama süresi uzadıkça, öğrencilik yıllarını mumla arıycaktınız, ulen o zamanekmek elden su göldendi, herşey daha güzeldi, belki burs alıyorduk belki öğrenim kredisi, şimdi hiçbiri yok, artık aileniz de doğrudüzgün para vermez olunca ve bir paket sigara parası bile bulamayınca o zaman anlıyorsunuz dünyanın kaç bucak olduğunu. bok gibi zamanım var ama evden dışarı çıkamıyorum bu nasıl iş dedirten olay.
allah kimseyi parasız bırakmasın.
çalışmazsan senin de olur.