|
|
- 4. nesil yazar. hoş gelmiş, sefalar getirmiş.
- hayatımda bana bir şeyler katabilmiş ender insanlardan.
- müzik zevki muhteşem olan hasta queensever.
ben queen'i yüzeysel severkene, beni queen'in içine sokabilmiş yüce insan.
ayrıca beni yıllardır çekip çeviren mümtaz kişi.
- şimdi de inzivaya çekilme kararı almış insan kişisidir. yoda olacakmış. oha. öeehh.
<boğaz temizleme sesi>
- maystro paranoia.
hmmm.
edit: -şöyle bi nirvana yapıp gelicem. (imza: paranoiagenerator)
(bkz: aahahhahahah)(jack, 04.07.2007 22:56 ~ 05.07.2007 02:54)
- bir çeşit melek kılığında şeytan, ayar üstadı, cıvık.
6/10.
:d kullanmayı alışkanlık haline getirmişmiş. hıh. ben de negzel seviniyordum "tanrım lanet olsun ne kadar komiğim" diye. meğer hepsi el alışkanlığıymış. duygularımla oynadı. beni kullandı, sömürdü ve sümüklü bir mendil misali kenara fırlattı. kalbim kırık, boynum bükük.
ayrıca "i reign with my left hand, i rule with my right.."
hıh.
bi de "young and you're crazy"!(jack, 22.07.2007 01:52 ~ 01:58)
- elin antalyasında eğlenen, ortamlara akan* insandır.
beyni sulanmış, ambale olmuştur kendisi. ahan da kanıt:
paranoia: happy little day
paranoia: jimmy went awayyy
paranoia: dı dı dı dı dı dı dıt dıt dıt dıt
jack: met his little jenny on a public holiday tabi.
jack: nayber
.
.
.
.
paranoia: geçen özel derste kafa follanmış
jack: haa
paranoia: şimdi fransızca oruyu açıklıorum
paranoia: bi yere gelmişim
paranoia: sayı çiftelrinden örnekler vercem
paranoia: on peut donner comme exemple
paranoia: 2,1 und 6,4 und 7,5
paranoia: demişim
paranoia: ve de sonunda patlatmışım
paranoia: at least die
jack: :d
jack: o ye!
jack: manyakmis bu yav
.
.
.
.
jack: civik
paranoia: peki
jack: peki.
paranoia: o yeeaaa
jack: :d
paranoia: methaağğlll
paranoia: xy* effect
paranoia: bu arada
paranoia: benden diil yane
jack: yane?
jack: peki.
.
.
.
konuşma biterken fonda ıptıs dıptıs ıptıs dıptıs şeklinde disko müziği gelmekteydi efendim.
(bkz: ahaha)
*xy tiki bir arkadaşımız olup, metal işareti yaparak methaağğl diye dalga geçen bir kişidir.
edit: kendisi bana mesaj yoluyla ulaşıp "ne lan bu tiki miyim ben" demiştir.
masumane öneri cümlem olan "editleyem mi bacım"a ise, "yaneeee" diye cevap vererek en bi güzel paradokslamıştır, ironilemiştir kendisini.
şaka bir yana, en asil duygunun insanıdır efendim, ancak malum, hayat, koşullar, vs.(jack, 14.08.2007 00:25 ~ 00:32)
- yaklaşmakta olan ramazan havası atmosferi ambiyans etkisi ve tesirinde kalan bu mümtaz kişi, tassavvuff insanı olmuştur, flütüylen bizleri tassavvuffi müziklerle türlü zevklere gark etmiştir.
kendisinin vecizelerinden bir kuple sizlere efenim<ellerini kavuşturup ovuşturan zeki müren modu>
"iğrenciz, arınt vi ol ....,,;::!!+......"
"kimin kedisi bu poposunu kaldırıp yalıyo falan?!!"(çok taze).
seviyoruz lan kendisini.
editlenmeden gelen edit: yalnız giri resmen "ramazan çadırımıza bekliyoruzi numaramız 05320000000" tipinde olmuş. neys.
edit: yazmayı öğrendim, hemen editleyiverdim.(jack, 08.09.2007 19:53 ~ 09.09.2007 14:01)
- çok özel bir insan.
"tanımadığı etmediği" şahsımın dertlerini ve saçmalıklarını saatlerce dinleyebilme yetisine sahip. ayrıca müzikal anlamda ruh ikizim olmasından korkuyorum...
"pink floyd, queen, jethro tull, led zeppelin, deep purple, tom waits... derken sabah olmuştu...
genç adam bilgisayarının başından kalktı ve yavaş adımlarla bahçeye çıktı. montunun fermuarını kapatmaya çalışırken dikkatsiz davrandı ve bir tutam sakal fermuara sıkıştı. acıyı hissetmeyen adam sakallarının yolunmasına aldırış etmeden sigarasını yaktı ve beklemeye başladı.
ikinci sigarasını yakarken yanlışlıkla sakallarının kalan kısmını da yakan adam birden başını yukarı kaldırdı ve balkondan beline kadar aşağı sarkmış kendisini izleyen yaşlı kadını gördü. yaşlı kadın 'ah kuzum, kendinize hiç dikkat etmiyorsunuz! hadi içeri gelin. size kahve yaptım.' dedi. adam sigarasını ayağıyla ezerken 'kahve mi? kola yoksa çay yapsaydın en azından...' diye düşünmekten kendini alıkoyamasa da bu garip çağrıya yanıt verdi ve yukarı çıktı.
kapı açıktı, adam tereddütle kadına seslendi. yaşlı kadının 'mutfaktayım, lütfen çekinmeyin, içeri girin' çağrısıyla eve girdiğinde gözüne ilk çarpan şey eski bir gramofonun üzerindeki raflara sıralanmış paha biçilemez 'longplay'ler ve '45lik' plaklar oldu. adam etrafına bir göz atınca küçük salonun büyük bir kısmını dolduran hammond'u ve mellotron'u gördü ve hayretle bakakaldı. kahveleri hazırlamakla uğraşan yaşlı kadına tam 'müzisyen misiniz?' diye soracakken mutfaktan eşi benzeri duyulmamış bir melodiyle yükselen (yan) flüt sesini duydu ve olduğu yere adeta çivilendi... sonra başı dönmeye başladı ve birden kendini baygın halde yere düşmüş buldu.
kendine geldiğinde kendi yatağında yatıyordu; yaşlı kadının bir düş olup olmadığı sorusunu kendine sorabilecek gücü bulamadı ve tekrar gözlerini kapadı..."
- http://www.itusozluk.net/...
böyle bir yazıyla tanıştırdığı için hatta gözümün önünde canlandırmama neden olduğu için teşekkür değil de çok daha samimi bir minnet duyacağım yazar.
|