fırtına öncesi sessizlik gibidir. gözlerini yavaşça açarsın. etrafına bakınırsın. camdan dışarısı biraz bulutlu. yataktan kalkarsın olağan bir gün için hazır hissedersin kendini. aynı aktiviteler. herşey normal seyrinde ilerlemektedir. ve sonra o an gelir kendine hakim olamazsın. bir yere yumruk atmak istersin ya da küfürler savurmak. işte o an
parabola başlamıştır. gün artık o sessiz sakin melodisini yitirmiş daha yırtıcı bir hale gelmiştir. yaşadığını daha çok hissetmeye başlarsın. ellerin, ayakların daha bir canlıdır. etrafına bakınırsın yalnız olmadığını anlarsın bir kez daha. gün ne kadar yıpratsada seni öldüremez. yaralara
parabol ya da
parabola dersin. birinde yalnız olmadığını anlarsın diğerinde yaşadığın bütün acıların
illüzyon olduğunu.
"this body holding me, reminding me that i am not alone in
this body makes me feel eternal. all this pain is an illusion."