• isle of dreams
    itü sözlük yazarlarına özel %20 indirimli biletler için son tarih 19 temmuzkayıt ol
  1. toplumun çeşitli kesimlerinden bazı kadın ve erkeklerin gerçekleştirdiği, hoş karşılanmayan hadise. seks, tüm canlılar gibi insanların da ihtiyaç duyduğu gayet doğal bir olaydır fakat bunu para karşılığı yaparak ticarete dökmek ahlaki değildir.

    edit: eksiyi bastığına göre, aramızda bu işi yapan biri var.*
  2. aslında günümüzün kokuşmuş ve ahlaksız materyalist düzeninde kişinin demokratik bir hakkıdır. eğer ahlak denen kavramı sallamaz ve içini doldurmazsanız her birey kendi sermayesini dilediği gibi kullanma hakkı ister, ahlak kavramının olmadığı ve/veya içinin doldurulmadığı bu düzenlerde hemcinslerle yapılan evlilik de bireysel bir hakdır*. bunun demokratik bir durum olduğunu savunanlar bir çok meselede sıçmaktadır. eğer bu durum normalse, kişi sübyancı olabilir, hayvanlarla ilişkiye girebilir, lise önlerinde bekleyip "eğitim öğretim" gören öğrencileri ayartıp işini görebilir. çünkü durum kişinin bireysel isteğidir ve kimsenin özgürlük alanına girmeden yapılmaktadır. ahlak denen kavramı temellendirmek gerekir, ruh kaynaklı ahlak kavramı demokrasiye monte edilemezse aile çöker, toplum kokuşur. ahlak kavramı ya tamamen vardır ya da tamamen yoktur. yok öyle genel evleri kabul et ama içerdekileri orospu diye aşağıla. yok öyle hemcins evlilikleri demokratik bul ama sübyancılığı sapıklıkla nitelendir. ciddi bir ahlak kavramına ihtiyacımız var yoksa hayvandan daha aşağı durumlara düşeceğimiz garanti.
  3. (bkz: arz talep dengesi)

    arz varsa talep artar, talep çoksa arz yükselir. toplumda bir çok insanın denediği bir şeydir bu. ve nedense, bilhassa gençler arasında bir başarı, bir büyüklük olarak kabul görür. milli olmak diye bir kavram da vardır, karıya gitmek gibi iğrenç bir tabir de.

    insanları biraz dikkatli incelediğimizde, bu tip olaylara prim verenlerin bir çoğunun sürü psikolojisine uyduğunu görürüz. benim gördüğüm kadarıyla bu işe para verenlerin büyük kısmını öğrenci, asker, denizci gibi çeşitli mecburiyetler nedeniyle arkadaş olanların içinde bulunduğu kişiler oluşturuyor.

    denizci örneğini inceledim biraz. bu kişiler karadayken, kendi seçtikleri arkadaş çevresinin içindeyken "lan bi gideyim de mala vurayım" demezler kolay kolay. ama gemiye bindikleri zaman her nedense erkeklik hormonları tavana çıkar ve ilk indikleri limanda parayı basıp bir kadınla birlikte olurlar. bunu yalnız yapmazlar, gemideki arkadaşlarıyla beraber giderler. zaten yalnız olsalar, karada yaşadıkları gibi davranacaklar ve bu işi bu kadar heyecanla yapmayacaklardır. bir nevi sürü psikolojisidir bu da. bu işi yapan kadınlar da durumu bilir ve hedef kitle olarak bu kişileri seçerler. talep arzı yükseltir ve hayat kadınları da buna göre davranır. onların bu davranışı, arzın çok olduğunu düşündürür denizci milletine ve bu durumda talep de yükselir.

    aynı şeyler, asker ve öğrenci gibi benzeri ortamlarda da geçerlidir. bir taraf sürüye uyarak talebi arttırır, diğer taraf da isteyen kalabalığı görerek arzını yükseltir. borsadaki dengenin benzeridir para karşılığında seks yapanlar ve onların müşterilerinin dengesi.*